Gündem Haberleri

    Okur Temsilcisi'ne mektuplar

    Doğan SATMIŞ
    19.04.2004 - 01:33 | Son Güncelleme:

    Kitap eleştirisindeki suçlama

    GEÇENLERDE gazeteniz Hürriyet’in bir hafta sonu ekinde yeni basılan kitapların değerlendirildiği bölümde Sefa Kaplan’ın, babam Ümit Yaşar Oğuzcan’ın bütün eserlerinin eksiksiz yayınlanması çabasının ilk ürünleri olan ‘Şiir Denizi’ I-II için yazdığı yazıyı esefle okudum. Babamın, ölümünün üzerinden 20 yıl geçmesine rağmen eserleri hálá aranıyorsa, onun edebi değerini şiir severler vermektedir zaten. Gönül dilerdi ki gazeteniz de bu gerçeği az da olsa fark edebilseydi.

    Sefa Kaplan Bey, sanki ağabeyimi ve aile ilişkilerimizi bilen bir kişi edasıyla, babamı ağabeyimi ölüme itenlerden biri olarak tanımlanmış olması affedilemez. Beyefendiyi ve diğer gerçekleri bilmek isteyenleri aydınlatması için, babamın ağabeyim için yazdığı şiiri de sunuyorum. Kanımca gazeteniz ve bu zat ailemize bir özür borçludur.

    Lütfi OĞUZCAN

    <ı>TEMSİLCİNİN NOTU: Bir kitap eleştirisinde, yazarı (veya şairi) oğlunun ölümünden sorumlu gibi göstermek, suçlama imasında bulunmak doğru olmaz. Hürriyet’in yayın ilkeleri de buna izin vermez. Lütfi Oğuzcan’ın bu eleştirisi üzerine, kitap köşesini hazırlayan Sefa Kaplan şöyle dedi:

    ‘Yazıda, Ümit Yaşar’ın sağlığında diğer şairler tarafından sürekli küçümsendiği belirtiliyor ve bu durum eleştiriliyordu. Vedat’ın intiharı meselesine ilişkin satırlar ise bir metafordan ibaretti. Aileyi veya bir başkasını rencide etmek gibi bir amacımızın olması düşünülemez bile. Buna rağmen rencide olanlar varsa, elbette ki özür dileriz.’


    Fotoğraftaki gemi

    1 Nisan tarihli gazetenizde yer alan ‘Şilebin Loça Deliğinde Atlantik’i Geçtiler’ haberi, Malta bayraklı bir gemiyi konu alıyordu. Ancak fotoğrafta, eskiden Denizcilik Bankası Deniz Nakliyat Şirketi’ne, şimdi ise Beşiktaş Denizcilik şirketine ait olan, eş gemi Ayberk Kalkavan veya K.Osman Bahri gemisinin fotoğrafını kullanmanızı yadırgadım. Gazeteniz gibi geniş imkánlara sahip bir kuruluşun haberle ilgili fotoğrafı kullanması gerekmez miydi? Bu fotoğrafı kullanmanız okurda yanlış anlaşılmalara yol açabilir. Haberde, fotoğraf hakkında uyarıda bulunabilirdiniz.

    Başmakinist Mustafa Yıldız

    <ı>TEMSİLCİNİN NOTU: Okurumuz çok haklı. İlke olarak haberle ilgisi olmayan fotoğrafların kullanılmaması, zorunluluk halinde ise bunun özellikle belirtilmesi gerekir. Bu haberde de, ‘Loça deliği’ gösterilmek için fotoğraf kullanılmış. Ancak geminin, habere konu gemi olmadığı açıkça yazılmalıydı.


    Manşet olmalıydı

    BEN çıktığı günden beri Hürriyet’i okuyorum. Sakıp Sabancı’nın cenazesinin kaldırılması haberinin, gazetenizde manşet olmamasına üzüldüm. Bence bu hataydı, haber manşet olmalıydı. Türkiye’ye iki kişi geldi, biri Turgut Özal, öteki Sakıp Sabancı. O gün manşet yaptığınız ‘KKTC’de 2400 kişi liste dışı’ haberi bundan daha mı önemli?

    İsmet ÖZER

    Antalya daha 30 derece olmadı

    MERHABA! Gazetenizde 8 Nisan tarihinde okuduğum Antalya’da sıcaklık 30 derece haberiniz bana inandırıcı gelmedi.

    Antalya’da yaşayan birisi olarak öğle saatlerinde bile sweat-shirt ile dolaşıyoruz. Kaldı ki Beachpark’ta bile bir elin parmağı kadar insan denize giriyordu. Bence bu haber biraz abartılı olmuş.

    A.Serdar İNAN

    serdarinan@yahoo.com


    Kara Harp Okulu manşeti

    16 Nisan Cuma günü yayınlanan gazetenizdeki Kara Harp Okulu ile ilgili önyargılı ve yersiz başlığı yazmanızdan ötürü sizi kınıyorum. Türkiye’de nadiren düzenlenen ve ülkeler arası bir katılımın gerçekleştiği Uluslararası Liderlik Sempozyumu ile ilgili bir yazıda ‘Kara Harp Okulu’nda Eşcinsellik Tartışması’ başlığını çok yersiz buldum. Hürriyet’e yakıştıramadım. İlk okuyuşta insanların akıllarında kötü bir imaj yaratmaya çalışan bir başlık.

    Hakan ALEMDAR

    hakan_al@mynet.com


    Kalp kapağı açıklaması

    Hastanemiz hakkındaki açıklamamızın gazetenizde ‘Hatalı kalp kapakçıklarını Sağlık Bakanlığı taktırdı’ başlığıyla aktarılması doğru olmamıştır. Haberinizde benim ‘Bakanlığın TRI kipi kapakçıkların sakıncalarını kendilerine bildirmediği’ dediğimi öne sürüyorsunuz. Açıklamamda böyle bir ifade yoktu. Biz, devletin sosyal güvenlik kurumlarının bir dönem kendi hastaları için anlaşmalı olduğu bütün özel hastanelere söz konusu kalp kapakçıklarını verdiğini, dolayısıyla özel hastanelerin burada herhangi bir tasarrufunun söz konusu olmadığını belirtmiştik. Hastanemizle ilgili yanlış izlenim yaratan bir haberi düzeltmek için yaptığımız açıklamanın da kamuoyuna yanlış aksetmesi bizi üzmüştür.

    Banu KÜÇÜKEL TÜCCAR

    Güven Hastanesi Genel Müdür Yardımcısı

    Nevşehir seçim izlenimine tepki

    13 Mart tarihli Sayın Yener Süsoy’un Nevşehir’le ilgili seçim izlenimleri yazısını üzülerek okudum.

    Nevşehir’de çiçekçi olmadığından bahsediyor; 4 tane vardır ki bu sayı 7 idi. Ekonomik krizde maalesef 3’ü kapandı. Sıvasız evlerden bahsediyor; Nevşehir’e ait özel taşlardan yapılan evler zaten sıvanmaz. Eğer Yener Bey şehri iyi gezmiş olsaydı çok modern binaların da olduğunu görecekti. Tabii ki Nevşehir fazla gelişmiş bir il değil, ama iş hanları da sucuk kokmuyor.

    Okumak istediğimiz kitapları bulabildiğimiz (çok modern olmasa da) kitapçılarımız var. İlimizin çok sorunu var, ama hemşerimizin daha duyarlı olmasını beklerdim. Sonuç olarak Nevşehir’le ilgili seçim izlenimleri de hiçbir anlam taşımadı.

    Şaban AKPOLAT

    Emekli öğretmen

    <ı>TEMSİLCİNİN NOTU: Yazıyı yazan Yener Süsoy, okurumuzun eleştirisini şöyle yanıtladı: ‘Sayın hocam, Ben Nevşehir’i ve Nevşehirliyi çok daha çağdaşlığa layık gördüğüm için bunları yazdım. Eğer siz ve sizin gibi düşünenler halinizden memnun iseniz benim diyeceğim bir şey yok. Güle güle oturun, sağlık ve esenlikle yaşayın.’


    OKURLARIMIZDAN KISA KISA...

    AYHAN TİMURTAŞ KORALTAN

    Ben Refik Koraltan’ın kızıyım. 18 Nisan tarihli gazetenizin Pazar İlavesi’nde babam Meclis Başkanı Refik Koraltan’ın fotoğrafı kullanılmış ancak altına Refik Saydam yazılmış. Düzeltmenizi rica ederim.

    ARZU ERBİL ‘Öldüren Su Adli Tıp’ta’ haberinizde, kimya bilimi açısından yanlışlıklar var. pH sertlik derecesi değil, asitlik (1-7)-bazlık (7-14) ölçüsüdür. pH 7 nötrdür ve insana zarar vermez. Kostik, sodyumhidroksitin ticari olarak bilinen yaygın adıdır. Alkali içermez, kendisi alkalidir. Asitli su şeklinde ifade etmek de yanlıştır. Temasta deriyi parçalar.

    REMZİ KESKİN 68 yaşındayım, 50 yıldır Hürriyet okuyorum. 10 Nisan Cumartesi tarihli gazetede döviz tablosunun üzerinde 9 Nisan Cumartesi yazıyor. Serbest Piyasa göstergesinde ise 8 Nisan Cuma yazıyor. Yani hepsi yanlış. Lütfen biraz özen.
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı