Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Okur Temsilcisi'ne mektuplar

    Hürriyet Haber
    20.10.2003 - 01:42 | Son Güncelleme: 20.10.2003 - 01:42

    Galatasaray Üniversitesi’ndeki tören

    16 Ekim'de gazetemizde yayımlanan ve benim yaptığım haberle ilgili Galatasaray Üniversitesi'nden yapılan açıklama doğruları yansıtmıyor.

    Galatasaray Üniversitesi'nin 10'uncu yıl kutlama törenindeki organizasyon bozukluklarına bizzat tanık oldum. Konferans salonu tadilatta olduğu için tören ‘‘Süslü Salon’’ olarak adlandırılan öğretim üyelerinin odalarına açılan koridorda yapıldı. Bu nedenle özür dilendi.

    Töreni davetlilerin arasında izlerken organizasyon görevlilerinin İstiklal Marşı'nın okunmasının unutulmasıyla ilgili yaşadıkları paniğe sonuna kadar tanık oldum. İlk diplomalar verildikten sonra bir görevlinin ‘‘İstiklal Marşı ve saygı duruşu unutuldu’’ demesiyle sorumlular arasında telaş başladı. Panik havası çıktı. Sonunda diplomaların verilmesinden sonra törenin ikinci bölümünde İstiklal Marşı okunması kararlaştırıldı. Buna da bizzat tanık oldum.

    Törenlerin başında yapılması gereken saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunması, organizasyonun ikinci bölümünde gerçekleşti.

    İstiklal Marşı'nın, Fransız Büyükelçisi'nin katılacağı ikinci bölümde okunmasının önceden kararlaştırıldığı açıklaması doğruları yansıtmıyor.

    Ayrıca İstiklal Marşı'nın okunacağı ikinci bölüme katılımının beklendiği söylenen Fransa'nın Türkiye Büyükelçisi, kürsüye davet edildiğinde ‘‘Başkonsolos’’ diye anons edildi. Bu nedenle büyükelçi, konuşmasına hatanın düzeltilmesinden sonra başladı.

    Bizzat tanık olduğum, doğruluğundan emin olduğum haberimle ilgili Galatasaray Üniversitesi'nin açıklamasının, en kolay ulaşılabilecek kaynak olan benden teyit edilmeden yayınlanması okuyucular açısından muhabirlere, dolayısıyla gazeteye olan güveni sorgulatır hale getirmiştir.

    Ardıç AYTALAR

    Hürriyet Muhabiri



    Fotoğrafa sitem

    19 Eylül tarihli gazetenizde çıkan ‘‘Folklorcu Tecavüzden Tutuklandı’’ haberinin fotoğrafında kadın kılığında yer alan folklorculardan biri benim. Fotoğraf, ‘‘En iyi kadın kılığına girebilme yarışması’’nda çekildi.

    Slovenya'nın Maribor kentinde yapılan Uluslararası Folklor Yarışması'ndan sonra ‘‘En iyi kadın kılığına girebilme’’ yarışması düzenlendi. Espri mahiyetinde bir yarışmaydı ve biz de espri olsun diye bir fotoğraf çektirmiştik.

    Fotoğraf gazetede yayınlandıktan sonra çevremde beni tanımayan birçok insan tarafından tepki ile karşılandım ve yanlış anlaşıldım. Kendi aramızda çekilen bu fotoğrafın tüm Türkiye'de çıkması doğru değildi. Ben folklor hocasıyım. Bu olay hem folklora hem de bana zarar verdi.

    Fotoğrafta bizimle birlikte görülen ve 14 yaşındaki bir Hırvat kızı J.M.'ye tecavüze kalkıştığı iddiasıyla tutuklanan Serdar Kol ise ekibimize Afyon'dan geldi ve onunla Slovenya'da tanıştık. Kendisini iyi tanımıyorum ama söyleyebilirim ki, J.M. hepimizin içinde Serdar'ı elinden tutarak dansa kaldırmıştı.


    Öteki spor dalları

    GAZETENİZİ sürekli takip ediyorum. Benim sorunum spor haberleriyle ilgili. Gazeteyi açtığımda sürekli üç büyüklerin haberleri var. Bütün dünyanın takip ettiği Avrupa basketbol şampiyonası yapılıyor, gazetede sürekli küçük yer alıyor. F1 yarışları da aynen öyle. Ama birisinin futbol antrenmanına oğlu bile gelse manşet oluyor. Lütfen spor dallarında ayrımcılık yapmamanızı ve güncel spor karşılaşmalarına (Avrupa voleybol, Avrupa basketbol, F1, NBA, dünya bilardo şampiyonaları gibi) daha geniş yer vermenizi rica ediyorum.

    Şeref KARASU

    seref.karasu@borusanoto.com



    <ı>TEMSİLCİNİN NOTU

    Futbol dışındaki spor dallarına az yer verildiği eleştirisi hep yapılıyor. Ancak uluslararası bir başarı söz konusu olunca, (Avrupa Voleybol Şampiyonası, Dünya Atletizm Şampiyonası gibi) konunun pek çok kez Hürriyet'in 1'inci sayfasında manşetlere taşındığını okurlarımız yakından biliyorlar. Formula 1 ve NBA haberlerinin azlığı eleştirisine de katılmıyorum. Hürriyet özellikle NBA haberlerine özel bir ilgi gösteriyor.



    Ek Taşıt Vergisi için özür dileyin

    GEÇEN hafta yayımladığınız okur mektubunda, Mustafa Kayış, Ek Taşıt Vergisi konusunda gazetenizde çıkan 28 Eylül 2003 tarihli Şükrü Kızılot'un yazısı dolayısıyla yalnız kendisinin değil birçok başka okuyucunuzun da duyduğu tepkiyi dile getirmiştir.

    O mektuba Şükrü Kızılot'un verdiği cevap gereken özür niteliği taşımamaktadır. Bir vergi otoritesinin binlerce kişiyi yanıltmasının karşılığı bu olmamalıydı. Ortadaki sorun, nasıl olsa duruma bir çözüm geleceği değil, kişilerin yanlış bilgilendirilmiş olması ve bunun karşılıksız kalmasıdır. Ayrıca Şükrü Kızılot'tan beklenen açık özüre gazetenizin de katılması gerekirdi.

    Saygı ile...

    Cemile A. ATAÇ

    ANKARA


    <ı>TEMSİLCİNİN NOTU

    Hürriyet'in Vergi Uzmanı yazarı Prof. Dr. Şükrü Kızılot'un 28 Eylül'de yazdığı yazıya ilişkin bir eleştiri geçen hafta yayımlanmıştı. Ancak Sayın Cemile A. Ataç, bu yanıtı beğenmediğini Sayın Kızılot'a da iletti. Bunun üzerine Prof. Kızılot, okurumuza bizzat yanıt vererek aşağıdaki mesajı gönderdi: ‘‘Ben hiçbir yazımda, Ek Taşıt Vergisi'nin mutlaka ödenmesi gerektiğini yazmadım. Yazmadığım bir yazı nedeniyle, benim ve gazetenin özür dilemesi de söz konusu olamaz.

    Aksine, ihtirazi kayıtla ödenmesi gerektiğini defalarca yazdım. Siz, iddia ettiğiniz konuda bir yazımı gösterebilirseniz, o zaman haklısınız.

    Lütfen, yazmadığım bir yazı nedeniyle, böylesine bir suçlama yapmayınız. Nitekim, o okura verdiğim yanıtta da, yazımda neyi belirttiğimi ifade ettim.’’



    Rus ruleti haberi

    10 Ekim tarihli gazetenizde manşetten verdiğiniz haberle ilgili eleştirim olacak. Nasıl bir ortamda yaşadığımızı, gençlerin ne durumda olduğunu sizler daha yakından bilmektesiniz. Benim çocuğum da aynı okulda okuyor. Değil aynı okul, bütün liseli çocukların dikkatini çekecek bir olay. Rus ruleti diye manşetten verdiğiniz haber yeni bir haber değil, ayrıca biz çocuklarımızı bir haftadır olaydan uzaklaştırmaya çalışıyoruz, siz yeni haber gibi özendirici bir şekilde manşetten tüm Türkiye'ye yayımlıyorsunuz. Bu olayı manşetten vermenizi şiddetle kınıyorum.

    Gülmisal JAFARY ROHİ


    OKURLARIMIZDAN KISA KISA

    SEDA ÖZERBAY 4 Ekim tarihli gazetenizin Cumartesi ekinde (sayfa 9) sinema oyuncusu Minnie Driver'ın Tom Cruise'un ilk eşi olduğu yazılmış. Ancak Tom Cruise'un ilk eşi yine bir sinema oyuncusu olan Mimi Rogers'tır. Bu tarz hataları biraz sık olarak görmeye başladık.

    GÜNSEL TUNA Her gün gazetenin birinci sayfasının tepesine futbolcuları, mankenleri oturtuyorsunuz ya, bir gün de bunun tersi olsun, bir bilim adamına gazetenin tepesinde yer verin.

    MEHMET ALTUNTAŞ Travestilerle ilgili geçen gün attığınız ‘‘Travesti Terörü’’ başlığını eleştirmek istiyorum. Bu insanların da toplumun bir parçası olduğunu düşünerek, böyle bir haberin onlar adına onur kırıcı olduğunu, onları hedef gösterdiğinizi düşünüyorum. Daha özenli olun.
    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı