Gündem Haberleri

    Okulunda oturup 17 şirket yönetiyor

    Merve YENAL
    26.01.2002 - 14:27 | Son Güncelleme:

    İbrahim Arıkan'ın doğduğu köyde okul yoktu. Eğitimini zorlukla sürdürdü. Bugün 17 şirketi var. Özel Dersaneler Birliği ve Özel Mef Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı. Eğitime yönelik birçok hedefi bulunuyor. Haftanın yedi günü çalışıyor. Doktor tavsiyesiyle bu yıl pazar günleri 'zoraki izin' yapmaya başlamış. En büyük tutkusu eğitim. Birçok şirketini okuldaki bürosundan yöneten Arıkan,‘‘Eğitimde ilkleri gerçekleştirip, örnek olmak istiyorum‘‘ diyor.

    Özel Dersaneler Birliği (ÖZDEBİR) ve Mef Eğitim Kurumları'nın Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Arıkan ile 125 dönümlük çiftlik evinde görüştük. Arıkan'ın yaşadığı yer, aynı zamanda öğrencilerin bir laboratuvarı niteliğini de taşıyor. Çünkü, Arıkan, başta ilköğretim 1 ve 2'nci sınıflar olmak üzere lise son sınıfa kadar birçok öğrenci, bitkileri, hayvanları toplu olarak zaman zaman geldikleri Arıkan'ın bu çiftliğinde görüyorlar.

    Yozgat'ın Sorgun ilçesi Salur Köyü'nde okul olmadığı için başka bir köye okula giden, girdiği sınavda Ankara Yükseköğretmen Okulu Sınavı'nı kazanan Arıkan, o yıllarını şöyle anlatıyor:

    ‘‘Ankara Yükseköğretmen Okulu'na o zaman Türkiye'den 120 kişi seçilirdi. 30'u edebiyat, 90'ı fen bölümünden. Ben lisede fark dersi alarak, iki diploma ile mezun oldum. Bir hafta güneş görmeden, alt yemekhaneden, üst sınıfa geçtiğimiz olurdu. Yatakhanede ders çalışmak için birbirimizi uyandırır, saatlerce ders çalışırdık. Çünkü, okula devam etme şartlarımız ağırdı. Ya mezun olurduk, ya da başarısız olursak köyümüze dönerdik.‘‘

    Yükseköğretmen okulunda fizik bölümünü bitiriyor. Kendi deyimiyle öğrencilik yaşamının büyük kısmı fizik laboratuvarında geçiyor.

    Beş kardeşler. Atatürk'e katkıları nedeniyle Nahiye Müdürlüğü yapıp, sonra muhtar olan babasının ardından küçük yaşta annesini kaybediyor: ‘‘Beni ablam, abim büyüttü. Köyde herkesin o zamanlar en büyük hayali iyi bir ilkokul öğretmeni olmaktı. Yükseköğretmen okuluna gitmek büyük bir şeydi.‘‘

    Yükseköğretmen Okulu'nu bitirdikten sonra kuraya girmeden bir gün önce karşılaştığı bir arkadaşı adeta kaderini değiştiriyor: ‘‘Gençlik Parkı'nda 3-4 yıldır görmediğim bir arkadaşıma rastladım. Ankara'da son günlerimdi. Mecburi hizmete gidecektim. Arkadaşım beni İstanbul'a çağırdı. Gittim. Onun evinde kaldım. Bir gazetede ilan gördüm. Yıldız Üniversitesi asistan arıyordu. Sınavı kazandım asistan oldum.‘‘

    PATRONLUK TEKLİFİ

    Üniversiteye devam ederken hafta sonları ve akşamları özel bir dersanede ders veriyor. İki yıl çalıştıktan sonra dersanenin sahibi Amerika'ya gidince, kendisine patronluk için ilk teklif geliyor. Askerliğini yaptıktan sonra dersanenin başına geçiyor. Zarar eden bu kuruluşta ilk darbeyi arkadaşlarının ayrılmasıyla, tek başına kalarak yiyor. İki yıl zarar gören dersanenin 3-4 yıl içinde toparlandığını söylüyor.

    1980 ihtilalinin ardından dersanelerin kapatılacağı söylentilerinin yaygınlaşması üzerine 1981'de dersaneleri aynı çatı altında toplayacak bir birlik çalışmaları yapmaya başladıklarını söylüyor: ‘‘1985'te ÖZDEBİR'i oluşturduk. Böylece arkadaşlarımızla birlik, beraberlik içinde bir güç olduk.‘‘

    Eğitimciliğinin yanı sıra ticari yaşamında da başarılı olan Arıkan'ın 17 şirketi farklı alanlarda çalışma yapıyor. Yurtiçi Kargo'nun da sahibi ve binlerce çalışanı var.

    Şirketleri içinde en önem verdiği ve sevdiğinin eğitim kurumu olduğunu söylüyor: ‘‘Eğitim benim için her zaman önemli bir yer tutmuştur. Şirketlerimi bile okuldan yönetirim, büromu okuldan ayırmam. Çocuk seslerini duymak beni mutlu eder. Çünkü, önce öğretmenim.‘‘

    TOPLUMA FAYDA

    Arıkan, insanların topluma her zaman katkıda bulunması gerektiğini, üretimi çalışma ile destekleyerek başarıya ulaşacaklarını belirtiyor. Matbaa, mağaza, mermer gibi birçok alanda çalışmalar yapan Arıkan, okul projesini ise şöyle açıklıyor:

    ‘‘Birçok iş alanım var ama ben eğitimciydim. Hep okul kurmak istedim. 1988'de ABD'ye iki kez, İngiltere'ye üç kez bir ekiple gittik. Almanya, Fransa, Japonya fen eğitim sistemlerini inceledim. Amerikan Hükümeti'nden izin alarak, bir ekiple eğitim kurumlarına geziler düzenledim. Bu geziler altı yıl sürdü. Bir ‘Bilim Kurulu’ oluşturduk. Gittiğimiz, gitmediğimiz ülkelere mektuplar yazdık. Bu ülkelerde hangi ders, hangi amaçla, nasıl okutuluyor, sorusuna yanıt aradık. O ülkelerdeki okullardan yavaş yavaş raporlar geldi. Bazı okullara gidip, video çekimi yaptık. Broşür aldık. 42 kişilik Bilim Kurulu bu arada açacağımız okulun altyapısını hazırlıyordu. Modelimizi oluşturduk. Modele uygun bina için bile çok uzun süre çalıştık. Binada bulunacak müzik odası, plastik sanatlar odası, spor salonu gibi aktivite odalarını planladık. Biz planladık, mimarlar oturdu, çizdi. Devasa bir şey çıktı. 1996'da okul açıldı. Bu sistemin iyi, çok iyi olduğunu düşünüyorum. Kıyafet uygulamasından, öğretmene, müfredat programından laboratuvara kadar birçok okul bizi örnek aldı. Cumartesi günleri bizde çalışma devam eder. Okulu kurmak, orada bırakmak doğru değil. Sürekli gelişmeli, bu da çalışanların kendini geliştirmesiyle olur. Onun için sık sık seminer yapılıyor. Bu sadece öğretmene değil, veliye de yapılıyor.‘‘


    SATRANÇ BÜYÜK TUTKUSU


    Arıkan'ın en büyük hobisi satranç. İnternette satranç oyanayan Arıkan, Satranç Federasyonu Yönetim Kurulu üyesi. Kitap okumaktan, müzik dinlemekten hoşlanıyor: ‘‘Çalışma alışkanlığını atamadım. Boş duramıyorum. Yeni şeyler üretmek beni çok çekiyor. Sade bir yaşantım var. Gece hayatım yok. Herhalde üniversite sonuna kadar yatılı yaşadığım için bu alışkanlığı edinemedim. Haftanın 7 günü çalışırdım. Şimdi, çocuklarımın ve doktorumun zorlaması ile pazar günleri izin yapıyorum.‘‘

    Arıkan'ın üç çocuğu da farklı alanlardaki şirketlerinde görev yapıyor. Oğlu Ümit, Arıkanlı Holding Genel Koordinatörü, küçük kızı Eda, İngiltere'de Medya Komünikasyon eğitimi görüyor, diğer kızı Ebrukan ise, Yurtiçi Kargo'da yönetimde bulunuyor.

    İngiltere'de işletme, ABD'de uluslararası işletme alanında master yapan Ebru Arıkan, Mef Okulları'nın kuruluş aşamasında hep babasının yanında yer aldığını belirtiyor: ‘‘Eğitim benim kendi tercihimdi. Genel Müdür yardımcısı olarak görev yaptım. Daha çok kuruma ve topluma katkıda bulunmak istiyordum.‘‘
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı