Gündem Haberleri

    ‘Okullar bir partiye militan yetiştirme yeri değildir’

    Rifat BAŞARAN / ANKARA
    07.09.2017 - 21:48 | Son Güncelleme:

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin düzenlediği, ‘Eğitimin Üç Şartı’ konulu çalıştayda “Bir ülkeyi geri bırakmak istiyorsanız işgal etmeye gerek yok, sadece eğitim sistemini bozacaksınız. Bir siyasi partiye militan yetiştirme yeri değildir okullar. Kaybeden Türkiye olur, hepimiz aynı gemideyiz” diye konuştu. Kılıçdaroğlu, çalıştayda özetle şunları söyledi:

    YIKILIŞ NEDENİ EĞİTİMİN ÇÖKÜŞÜ

    “Bir ülkeyi geri bıraktırmak istiyorsanız, o ülkeyi işgal etmeye gerek yok, sadece ve sadece eğitim sistemini bozacaksınız. Eğitim sistemini bozduğunuz andan itibaren o ülkenin geriye gittiğini görürsünüz. Tarih bunun örnekleriyle doludur. Devletlerin yıkılışındaki temel gerçek, eğitimin o devletlerde iflas etmesidir. Osmanlı’nın batışına bakın, bu gerçeği bütün çıplaklığıyla görürsünüz. Eğitimin bir partiyle bir grupla ilgisi yoktur. Mahalledeki okulumuzdan memnun olmadığımız için çocuğumuzu başka bir yerdeki okula gönderiyoruz. Sorunu görüp, başka amaçlarla çözüm üretiyorsanız eğitimi perişan edersiniz. Eğitim, çağdaş uygarlığı yakalamaktır.

    OSMANLI DÖNEMİNDEN ÖRNEK

    Takiyüddin el-Râsıd, 1571 yılında 3. Murat tarafından müneccim başılığa tayin edilir. Matematiği olağanüstü bilen bir insandır. Galata Kulesi’nde gözlemlerde bulunur. Padişah 3. Murat, Tophane’de rasathane yaptırır, işini daha iyi yapsın diye. Fakat bir süre sonra bir fetva verilir, ‘Rasathaneler bulundukları ülkeleri felakete sürüklerler’ diye ve bu rasathane yerle bir olur. Takiyüddin el-Râsıd hayata küser. Bu kişi matematik, astronomi ve fizik alanında eserler vermiştir. Kopernik’ten önce sinüs, kosinüs, tanjantı kullanmıştır. Yaptığı saatlerin saniyesini kullanan insandır ve Osmanlı geriye gitmiştir. Şimdi geliyoruz 21. yüzyılın Türkiyesi’ne. Bir üniversite rektör yardımcısının yaptığı açıklama, şöyle diyor; ‘Her zaman cahil halkın ferasetine güveniyorum. Ülkeyi ayakta tutacak olanlar, okumamış, hatta ilkokul bile okumamış, üniversite okumamış cahil halktır.’ Bunun hepsinin sorgulanması lazım.

    Öğretmenleri baştacı yapmayan bir toplumun geleceği yoktur. Öğretmeni baştacı etmenin yolu, öğretmene özgürlük alanı vermek ve mali açıdan güçlendirmektir. Biz, öğretmenlerimizi sürüyoruz. Okullar açılacak, binlerce öğretmenin tayini çıkıyor. Eşi bir tarafa kendisi bir tarafa. Akıl var, mantık var. Aile bölünür mü?

    Halen sorun tam çözülmüş değil. Biz çocuklarımızın çağdaş, bilimsel bir eğitim almasını, onların ufuklarının gelişmesini istiyoruz. Bir siyasi partiye militan yetiştirme yeri değildir okullar. Eğer okulları bir siyasal partiye militan yetiştirmek gibi düşünürseniz kaybeden Türkiye olur, kaybeden hepimiz oluruz. Aynı gemideyiz. Yüz yıl sonrasını düşünmek zorundayız. Bunu yapamazsak sorun çözülemez.”

    ‘PARALEL EĞİTİM SİSTEMİ KURUYORLAR’

    “İyi bir insan potansiyelimiz var. Ama onların önü kesik. Üniversitelerimiz bilgi üretemez noktaya geldi. Biz bunu söylediğimizde bize şunu söylüyorlar: “Siz terör örgütü ile aynı dili konuşuyorsunuz.” Sanki Milli Eğitim Bakanlığı’nı FETÖ’ye biz teslim ettik. Milli Eğitim Bakanlığı düne kadar FETÖ’nün elindeydi. Onlar ne istedilerse verdiler, kendileri de itiraf ettiler. Allahaşkına söyler misiniz, devlet okullarında çalışan öğretmen ne istedi de neyi verdiniz? Ne istediyse hiçbir şey vermedi. Paralel eğitim sistemi kuruyorlar, biz bunu dillendiriyoruz rahatsız oluyorlar. Milli Eğitim’i terör örgütüne teslim eden hükümete ne diyeceksiniz?”

    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı