Gündem Haberleri

GÜNDEM

    OKULLAR AÇILDI: ZİLLER KİMİN İÇİN ÇALIYOR ! Sizi yakından ilgilendiriyor mu bilemeyeceğiz ama ülkemizin 3 milyon civarındaki genci, bir diğer deyişle yarınımızı

    Hürriyet Haber
    11.09.2000 - 00:00 | Son Güncelleme: 11.09.2000 - 00:01

    OKULLAR AÇILDI: ZİLLER KİMİN İÇİN ÇALIYOR ! Sizi yakından ilgilendiriyor mu bilemeyeceğiz ama ülkemizin 3 milyon civarındaki genci, bir diğer deyişle yarınımızı emanet etmekle övünüp durduğumuz insan filizleri bugün işbaşı yapıyorlar. Yazılı basın yine okul harçları, kıyafet, kitap ve defter paraları sorunlarına her yıl olduğu gibi bulmaca sayfalarının hemen yanı başında da olsa bolca yer verdi. Anchor-adamlarımız ise okul müdürlerini bağış alırken basarak önemli bir toplumsal görevi ifa ettiler. Ama 3 milyon gençle ilgilenen kimse yine yok. Biz onları okula vermek için bu kadar derdi göğüslerken onlardan bize ne. Ekonomik olarak zaten canı burnundaki insanlara 'çocukların ruh sağlığı' filan desek herhalde garip karşılanır. Böyle şeyler Batı ülkelerinde konu edilir hep. Bir de filmlerde. Ama biz yine de bu haftaki yazımızı okulun kapısındaki bu çocukların ruh ve beden sağlığı konusuna ayırmak istiyoruz. Konu size biraz fantezi gelse de unutmayın burası siberalem.. Hem Batılıların birliklerine girmek isteyen de bizler değil miyiz? Amacımız anne-babalara öğütler vermek değil. Çocukları konusunda dertlenenlere biraz olsun yardımcı olmak. Önereceğimiz prensipler genel olarak Amerikan Eğitim Bakanlığı tarafından bu yıl okula başlayanların uyması gereken kurallar olarak geçen hafta yayınlanan rapordan seçildi. Önce okula gitmek konusunda zorluk çekenlerden başlayalım. Geçen yıllarda kötü notlar alan, problemli öğretmenlerle çalışan, arkadaşlarıyla geçimsizlik çeken çocukları uzun bir yaz tatilinin ardından okula gönderebilmek kolay olmayacaktır şüphesiz.İlk başlayanlar için de büyümüş ve okul çağına gelmiş olmanın heyecanı genellikle ebeveynlerden ayrılmanın gerilimiyle gölgelenir. Yapılacak şey en basitinden çocuğu yeni ortama alıştırmak ve sevdirmek olabilir. Okul başlamadan önce çocukla okula giderek zaman geçirebilirsiniz. Yine çocuk okula başlayınca sizden tamamen koptuğunu düşünmemelidir. Öğretmenlere birlikte kendi telefon numaranızı verin. Elbette anne-baba olarak hiç bir zaman ağlama, sızlama durumlarına düşmeyin.Çocuğa okula başlayıp büyüdüğünü göstermenin bir yolu da okulu gezdirmektir. Çoğu mesela tuvaletin nerede olduğunu bilmek ister. Tüm yaş grupları için geçen yıl ne olursa olsun bu yılın yeni bir başlangıç olduğunu vurgulamak esastır. Ebeveyn olarak her zaman onların tarafında olduğunuzu göstermelisiniz. Yeni bir okula başlayan çocuklar ilk aylarda yalnızlık çekerler. Onları bu konuda önceden uyarmak yararlı olacaktır. Çok utangaç çocukların okul içi aktivitelere olanca yoğunluğuyla katılması veya okul-sonrası kulüpler gibi seçilmiş küçük gruplarda bulunmaları rahatlamalarını sağlayabilir. Her çocuk okul başlamadan önce özellikle bir çocuk doktoru tarafından kontrol edilse iyi olur. Bedensel rahatsızlıkların yanısıra ruhsal sıkıntılar da çocuk tarafından dile getirilebilir. Yine aşılar, olası alerjiler, görme veya işitme bozuklukları bu kontrol sırasında ortaya çıkabilir. Böylece önlemler erkenden alınabilir.Önemli nokta çocuğun gelişimsel olarak hazır olup olmadığıdır. Yani yaşıyla uygun bedensel yapı ve davranış biçimleri göstermekte midir? Anne-babalar tarafından belirtilecek sorunlar detaylı olarak değerlendirilebilir: Çocuk belli konularda zorlanıyor olabilir, arkadaşlarıyla sorunları vardır, öğrenme zorluğu veya depresyondan mustariptir, vb.Yine okul sporlarına uygunluk test edilecek konulardan bir diğeridir. Genellikle kontrol esnasında ebeveynler çocuğa eşlik ederler. Ancak ergenlik çağının üstündeki gençler, kısa bir süre doktorla yalnız bırakılmalıdır. Kendi özel sorunları olabilir. Okul başladıktan sonraki esas konu ise ödevler oluyor maalesef. Ülkemizde hiçbir şeyin olmadığı gibi bu işin de bir standardı yok. Amerikan Eğitim Bakanlığının belirlediği süreler ilginç. İlkokul 2. sınıfa kadar süre günde 20 dakikayı geçmemeli, 3-6. sınıflar için 60 dakikayı.8. sınıf öğrencilerinin ise ancak %10 kadarı günde iki saatten fazla çalışıyorlar. Amerikan çocuklarının %20 si ise günde 6 saatten fazla T.V. seyrediyor. İlke her zaman aynı. Ev ödevi sınıfta öğretilen konulardan hiç bir zaman daha zor olmamalı. Peki çocuk zorlanırsa ne yapacağız?Önce konuşup derdini anlamak gerekiyor. Çalışma süresi mi az, yoksa süre olması gerekende uzun mu?Yani öğrenme zorluğu mu, yoksa isteksizlik mi esas. Öğretmenle ilişkiye geçmek ve çocukla birlikte onu sıkmadan ödevle uğraşmak çözümün ilk basamağı. Vallahi biraz daha yazarsak Ramazan ayında dini bilgiler veren köşe yazarlarına döneceğiz. Ama anlattıklarımızdan ve muhtemelen de sizin (ve bizim) yaşadıklarımızdan öğrendiğimiz kadarıyla çocuk sahibi olmak kolay değil. Yukarıdaki gibi önerilerde bulunmak ise her zaman pek kolay. Bunlara bakarsanız, teorik düzeyde çözümler pek basit görünüyor. Ama iş pratiğe gelince "herkese başarılar!"Aslında konu 'insan' olunca genellemelerde bulunmak çoğu zaman işe yaramıyor. Çünkü herkes özel.Hepimize ve çocuklarımıza sağlıklı ve hayırlı bir öğretim yılı diliyoruz..Dr. Serdar GÜNAYDIN - 11 Eylül 2000, Pazartesi
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı