Eğitim Haberleri

    Okulda disiplin

    Prof. Dr. Süleyman BAŞLAR - Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Dekanı
    23.09.2015 - 12:23 | Son Güncelleme:

    Disiplin, bireye kazandırılan alışkanlıklar yoluyla onu, kendisi ve çevresiyle uyumlu yaşamaya hazırlama sürecidir. Disiplin, sorumluluğu ve uyulması gereken kuralları öğreterek iç denetim demek olan ‘ahlak gelişimini’ sağlıyor. Belirli bir amaç için bir araya gelmiş insanların düzen içinde yaşamasını sağlamak amacıyla seçilip konulmuş kuralları, hükümleri ve bunlara uyulması için alınan önlemleri ifade ediyor.

    Özet olarak disiplinle, insanların uyum ve düzen içinde yaşamaları amaçlanıyor. Bunun için bireylerin önceden saptanmış kurallara uygun hareket etmesi bekleniyor. Birtakım olumsuzlukların ortaya çıkmasını önlemek amacıyla kararlı ve tutarlı davranmak anlamına geliyor.

    Bazı insanlar tarafından cezayı çağrıştırsa da çağdaş disiplin anlayışında cezadan çok ödülün etkili olduğu söylenebilir. Disiplin başkalarını kontrol etmek değil, onların kendilerini kontrol etmelerine yardımcı oluyor.

    Ceza değil, yıkıcı davranışı ve bundan doğan tepkiyi önlemek içindir. Disiplinde önemli ilke, bireyin kendi ihtiyaçlarının karşılanmasından kendisinin sorumlu olması. Anlamlı etkinlikler, uygun çevre, grupla çalışma, kendi kendini kontrol etme gibi kavramları kapsar. Disiplin anlayışımız cezalandırma ile eş anlamlı olmamalı. Çocuğun değerini, haklarını ve onurunu her şeyin üzerinde tutup ona saygıyla yaklaşmalıyız, saygıyı başa koymalıyız. İnsanın saymadığı birini sevmesi söz konusu olamaz.

    Saygının yönü küçükten büyüğe doğru

    Türk toplumunda sevginin yönü büyükten küçüğe, saygının yönü ise küçükten büyüğe doğrudur. Okullarda öğrenciye saygının başa konulması birçok problemin ortaya çıkmasını engelleyici olabilir. Tüm çabalarımıza rağmen zaman zaman bazı disiplin problemleri olabilir.

    Böyle bir durumda çocuğu suçlamadan, utandırmadan, korkutmadan, yargılamadan problemin çözüm yollarını bulma çabası içinde olmalıyız. Öğrencilerin her türlü sosyal ve bireysel haklarının korunmasının, güvence altına alınmasının disiplin kurallarının varlığı ile mümkün olabileceği onlara açıklanmalı. Öğrenciler, disiplinin bir ceza olmadığına ikna edilebilmeli.

    Geleneksel disiplin anlayışı, okulda öğrencilerin istenmeyen davranışlarına yöneticilerin, öğretmenlerin bir şekilde tepki göstermesi esasına dayanıyordu. Başka bir söylemle geleneksel disiplin anlayışında istenmeyen davranış meydana geldikten sonra buna tepki gösterilerek davranış değiştirilmeye, öğrenci disipline edilmeye çalışılıyordu.

    Ancak çağdaş disiplin anlayışı, sorun ortaya çıkmadan önlemeye yönelik bir eğitim ortamının oluşturulması esasına dayanıyor. Öğrenci her an hata yapabilir, her an sorun olabilecek bir davranışta bulunabilir. Okulun disiplin kurallarına uygun olmayan bu davranışları sergilerken çoğu zaman bilinçsizce hareket edebilir. Burada okul yönetimine ve öğretmenlere düşen görev, öğrencileri disiplin konusunda bilgilendirip olumlu yönde davranış sergilemeleri için çaba harcamak, en az hata yapabilecekleri bir eğitim ortamını öğrencilerin hizmetine sunmak olmalı.

    Okullarımızda en çok karşılaşılan disiplin ihlali kopya konusu. Geleneksel disiplin anlayışında kopya çeken öğrenciler disiplin yönetmeliğine göre soruşturulup cezalandırılarak kopya eylemi önlenmeye çalışılıyor, cezaya caydırıcı bir yöntem olarak başvuruluyor. Oysa önlemsel disiplin anlayışında kopya çekmeyi en aza indirecek bir ortam, kopyanın çıkar yol olmadığı, çalışmadan bir yere varılamayacağı bir anlayışın geliştirilmesi çabası içine giriliyor. Böyle bir eğitim ortamında disiplin sorunlarının ortaya çıkma sıklığı muhtemelen daha az olacak.

    İstenmeyen davranışlar bir sonuçtur

    Okullarımızda istenmeyen davranışları makul bir düzeye indirgeyebilmek, istenen davranışları çoğaltabilmek için disiplin olgusuna bütüncül bir yaklaşımla bakabilmeliyiz. Öğrencilerimizin istenmeyen davranışları bir sonuç. Bu davranışların ortaya çıkmasında etkili olan nedenler var olduğu sürece bu davranışların tekrar etmemesini ümit edemeyiz. İşte bu noktada çocuğu istenmedik davranışı sergilemesini etkileyen nedenleri ortadan kaldırmak büyük önem kazanıyor.

    Bunun için öğrencilerimizden tam olarak ne beklediğimizi açıkça belirtip konu ile ilgili olarak onların bilgilenmesini sağlamalıyız. Konu ile ilgili, aileyi bilgilendirip anne-babanın desteğini alabilmeliyiz. Ailenin desteği olmadan okuldaki istenmeyen davranışları azaltamayız.

    Veliler yardım için neler yapabileceklerini önceden bilmeli. Okulda takip edilen programın, öğrencilerin seviyesinin üstünde ya da altında olması da istenmeyen davranışların ortaya çıkmasında etkili olabilir. Bu konunun da öğrencilerle ve öğretmenlerle koordineli bir şekilde çalışılıp programın çocukların düzeyine uygun hale getirilmesi, güncellenmesi, yerelleştirilmesi sağlanabilir.

    Anne-babanın ayrı olması, ebeveynlerden birinin ölümü gibi etmenler de çocukta istenmeyen davranışların ortaya çıkmasında etkili olabilir. Öğretmenlerin yetersiz hazırlığı, plansız derse girmeleri, derse zamanında girip çıkmamaları, öğrencileri arasında ayrım yapmaları da öğrencilerin istenmeyen davranış sergilemesinde etkili olabilir.

    Özet olarak öğrencilerimizin istenen davranışlar sergilemesi, istenmeyen davranışların temelindeki etmenlerin ortadan kaldırılması ile doğrudan ilişkili. Bunun için bir taraftan bu olumsuzlukları bertaraf etme çabası içinde olacağız, diğer yandan da öğrencilerimizde iç denetimi sağlayabilmeli ve kurallara uygun davranmaları için kararlı bir tutum sergilemeliyiz.

    Kararlı tutumumuz sonucunda öğrencilerimizin olumlu davranışlar sergilemeyi öğrendikleri görülecek. Bu konuda yönetime ve öğretmene düşen görev, tıpkı bahçıvanın yaptığı gibi, gerekli çalışmalar yapıldıktan sonra bitkilerin meyveye dönmesini sabırla beklemek olacak.


    Etiketler: veli
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı