Eğitim Haberleri

    Okul yöneticileri öğretmeni motive etmeli

    AA
    17.06.2013 - 13:51 | Son Güncelleme:

    Öğretmenlere seslenen Milli Eğitim Bakan Nabi Avcı, ”Bilgi toplumunda öğretmenin temel rolü, öğrenme ortamının merkezine öğrenciyi alarak bilgiye nasıl ulaşılacağını, bundan nasıl yararlanılacağını uygun ortamlar hazırlayarak öğretmektir” dedi. Avcı, okul yöneticilerinin de koordinatör olmaları gerektiğini belirterek, “Okul yöneticileri öğretmeni motive etmeli” diye konuştu.

    Bakan Avcı, “İlköğretim Okullarında Görevli Öğretmenlerin Dönem Sonu Mesleki Çalışmaları Kapsamında Uzaktan Eğitim Programı” çerçevesinde internet üzerinden öğretmenlere seslendi. Okul yöneticilerine yönelik de konuşan Bakan Avcı, bilgi teknolojilerindeki değişimin onlara yönelik beklentileri de değiştirdiğine değindi. Okul yöneticilerinin artık okul koordinatörü olmaları ve daha fazla sorumluluk almaları gerektiğini vurgulayan Avcı, okul yöneticilerinin değişimi anlayabilmeleri gerektiğini belirtti. Yöneticilerin çalışanları motive etmesi ve onları yüksek performansa özendirmesinin önemine işaret eden Bakan Avcı, hiyerarşik karar alma yerine fikir birliği oluşturmalarının gerektiğini söyledi.

    “Yöneticilik, otorite ve güç kullanmaktan daha çok öz disiplinle çalışmayı ve sorumluluk üstlenmeyi gerektirir” diyen Bakan Avcı, okul yöneticiliğini “zor ve karmaşık bir süreç” olarak değerlendirdi. Avcı, öğretmenlerin hızlanan bilgi üretimi karşısında sürekli eskiyen bilgilerini yenilemesinin gerekliliğini değindi. Hangi bilgiye ihtiyaç duyulduğu ve bilgiye ulaşım becerisinin en çok öğretmenler açısından önem taşıdığına vurgu yapan Avcı, şöyle konuştu:
    “Hem bilginin eğitimsel değerinin farkında olmak hem de ona ulaşmada kendimizi olduğu kadar, öğrencilerimize ve çevremize de etkili bir rehberlik yapmak durumundayız. Bunun için Bakanlık olarak, bize düşen sorumluluk da öğretmenlerimizin, özellikle hizmet öncesi eğitim süreçlerinde bu özellikleri kazanmış olarak yetiştirilmelerini sağlamak ve hizmet içinde bu yeterliliklerini sürekli geliştirmelerini, iyileştirmelerini sağlayacak imkan ve fırsatları onların önüne koymak. Klasik sistem, öğretmeni temel bilgi kaynağı olarak görür. Öğretmen, her şeyi değilse bile birçok şeyi herkesten daha iyi bilen kişiydi. Dolayısıyla bu durumda büyük ölçüde anlatan ve aktaran konumundaydı. Bu eski sistemde öğrenci de sadece kendisine aktarılanı pasif bir biçimde alan, dolayısıyla girişimcilik becerileri çok fazla gelişmeyen, kendi kendine öğrenme becerisini geliştiremeyen ve yetenekleri doğrultusunda ilerleme imkanı bulamayan bir kimlik oluşturuyordu. Oysa bilgi toplumunda öğretmenin temel rolü, öğrenme ortamının merkezine öğrenciyi alarak bilgiye nasıl ulaşılacağını, bundan nasıl yararlanılacağını uygun ortamlar hazırlayarak öğretmektir. Bu öğrenci için de öğrenmeyi öğrenmek anlamına gelir. Burada önemli olan öğretmenin öncelikle öğrencisini iyi tanıması, öğrencinin bireysel farklılıklarına uygun öğrenmeyi öğrenme ortamları kullanması, öğrencinin öğrenmeyi öğrenme sürecini kolaylaştıracak önlemler geliştirmesi ve onu yönlendirmesidir.”

    Öğrencilerin başarı düzeyi düşük

    Hayatın her alanında yaşanan değişim ve dönüşümlerin eğitimi etkilediğini belirten Bakan Avcı, bu nedenle birçok ülkenin eğitim sistemlerini yeniden kurguladığını bildirdi. Yaşanan değişimin öğrenme, bilgi, öğretmen ve öğrenci gibi birçok kavrama da yeni tanımlamalar getirdiğini belirten Avcı, “Büyük bir hızla çoğalan bilgi karşısında her şeyi değil, hangi bilgiye ihtiyaç duyulduğunda buna nerede, nasıl ulaşacağını bilen, seçici davranan insanlar yetiştirmemiz gerekiyor” diye konuştu.

    “Eğitim anlayışımız eğitim kurumlarında, öğrencilerde gözlenen ilgi ve yetenek farklılıklarına cevap veren, kendi içinde çeşitliliğe gidebilen esnek programlar uygulanmasını gerektiriyor” diyen Avcı, eski sistemde öğretimin bir dizi bilginin öğrenciye aktarılması ve bunların ezberlenmesi anlamına geldiğini hatırlattı.
    Bugün ise bilgili olmanın, öğrenme kapasitesini geliştirmek, bilgiyi kullanabilmek, yeni beceriler kazanmak ve bunları sürekli bir davranışa dönüştürmek anlayışına dönüştüğüne dikkat çekti. Eğitim programlarında yaptıkları son değişiklikle öğrencilere bu yeterlilikleri kazandırmayı amaçladıklarını söyledi.

    Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, gerek ilk gerek ortaöğretim öğrencilerinin öğrenme başarılarının ölçüldüğü ulusal ve uluslararası sınavlardaki sonuçların öğrencilerin başarı düzeyinin düşüklüğünü ve okullar arasındaki başarı farklılıklarını ortaya koyduğunu belirtti. Kalıcı çözüm yolunun öğretmenlerin niteliklerini arttırmasından geçtiğini söyledi. Bakanlıkça eğitimin kalitesini artırmaya yönelik yapılan çalışmalardan örnekler vererek, bu sürecin kesintisiz devam ettiğini dile getirdi. Öğretmen sayısının 700 bini aştığına dikkati çekerek, her öğretmenin her yıl mesleki gelişim ihtiyacı dikkate alındığında bunun bilindik yöntemlerle
    sağlanmasının zaman ve maliyet açısından mümkün olmadığını ifade eden Avcı, bu süreçlerin ancak yeni teknolojiler kullanılarak gerçekleştirilebildiğini anlattı. Bu çerçevede uzaktan eğitim yaklaşımının bütün dünyada yaygın olarak kullanıldığını dile getirerek, uzaktan eğitimin, etkinlik ve verimlilik açısından zaman ve mekana bağlı kalınmaksızın takip ve değerlendirme unsurlarını da kapsayan bir sistem içinde uygulanması gerektiğini söyledi.

    Avcı, “İlköğretim Okullarında Görevli Öğretmenlerin Dönem Sonu Mesleki Çalışmaları Kapsamında Uzaktan Eğitim Programı” ile ilköğretim kademesinde görevli 460 bin öğretmenin dönem başı ve dönem sonu mesleki çalışma süreleri planlanarak, aynı program doğrultusunda mesleki gelişim eğitimi görmelerinin amaçlandığını anlattı. Bu çerçevede konu başlıklarının öğretmenlerle yapılan anketler ve bunların sonucunda ortaya çıkan ihtiyaç analizlerine göre belirlendiğini, sunumların uzman öğretmenlerce yapılacağını vurguladı.
    Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, programın öğretmenlerin mesleki ve kişisel gelişimine en üst düzeyde katkıda bulunmasını diledi.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı