Gündem Haberleri

    Okul yolu engel dolu

    Gaye GÜZELAY
    26.04.2004 - 09:21 | Son Güncelleme:

    Türkiye'de ortopedik engellilere özel yalnızca dört ilköğretim okulu ve iki meslek lisesi var. Yaklaşık bin 200 ortopedik engelli normal okullara devam ediyor. Başta üst kattaki sınıflar, asansörsüz binalar, ulaşım ve tuvalet olmak üzere, okul yolunda aşılması gereken birçok 'engel' onları bekliyor.

    12yaşındaki Naşide Yılmaz, halk arasında 'cam kırığı' adı verilen 'Osteogenezis İmperfekta' hastası. Bugüne kadar yaklaşık 60 kırık geçirmiş. Gaziosmanpaşa'daki Şehit Teymen Ali Yılmaz İlköğretim Okulu 4'üncü sınıfta okuyor. Naşide, Türkiye'de 'kaynaştırma' eğitimi adı altında, normal okullara devam eden yaklaşık bin 200 ortopedik engelli öğrenciden biri.

    Ortopedik engelliler, günlük hayatlarında olduğu gibi, eğitim sürecinde de birçok engelle karşılaşıyor. Sınıfların üst katta olması, okullarda asansör bulunmaması, bu öğrenciler için büyük sorun yaratıyor. Çoğu, üst katlardaki sınıfına anne veya babasının sırtında çıkarılan öğrenciler, teneffüslerde de sınıfta bekliyor.

    TUVALET SORUNU

    Omurilik Felçlileri Derneği Başkan Yardımcısı Süleyman Akbulut, bu öğrenciler için tuvaletlerin de büyük sorun yarattığını belirterek, ‘‘Öğrenciler, tuvalete gitme ihtiyacı duymamak için bir şey yiyip içmiyorlar‘‘ diyor.

    Ataköy'deki Omurilik Felçlileri Derneği'nde bir araya geldiğimiz öğrenciler, okul yolunda aşmaları gereken 'engelleri' anlattılar.

    Naşide'yi okula, annesi götürüyor. Kızını kucağında taşımak zorunda kaldığı için, annesinde de bel fıtığı hastalığı ortaya çıkmış. Okulu çok sevdiğini anlatan Naşide, ‘‘Okuldayken sınıftan pek çıkmıyorum. Sürekli camdan bakıyorum‘‘ diyor. Arkadaşlarının teneffüse çıktığını, bazen de onun tekerlekli sandalyesini 'sürdüklerini' söyleyen Naşide doktor almak istiyor.

    Hastalığı nedeniyle, kendisi için özel tasarlanmış korunaklı bir tekerlekli sandalye kullanan Naşide, ara sıra kırıkları nedeniyle ara vermesi gerekse de okula devam ediyor. Naşide, geçtiğimiz yıl geçirdiği kırıkları şöyle anlatıyor:

    ‘‘Bir seferinde, evde İstiklal Marşı'nı ezberledikten sonra o sevinçle ayağa fırladım. İki bacağım birden koltuğa çarparak kırıldı. Bir süre önce de, okul çıkışında çocuklar yanlışlıkla üzerime düşünce bacağım kırılmıştı. O zamanki tekerlekli sandalyem korunaklı değildi.‘‘

    10 yaşındaki Serhat Özbudak, 'spina bifita' denilen bir çeşit omurilik hastası. Serhat, Bağcılar'daki Koca Ragıp Paşa İlköğretim Okulu 1'inci sınıfa gidiyor.

    KABUL ETMEDİLER

    Ailesi, Serhat'ı okula iki yıl önce kayıt ettirmek istemiş ancak başvurdukları okullar onun sorumluluğunu üstlenmemişler. Annesi Sürethan Özbudak, ‘‘Bir okul müdürü, yanında bakıcı olmadan bu çocuğun sorumluluğunu alamayacağını söyledi‘‘ diyor. Oğlunu okula kendisinin götürdüğünü, kaldırım ve yolların elverişsizliği nedeniyle zorluklar yaşadıklarını söylüyor. Sınıfların üst katta olması ve tuvaletlerin alaturka olmasının da sorun yarattığını belirtiyor.

    DOKTOR OLACAK

    Okulun 'her şeyini' çok seviyor Serhat. En çok da kovalamaca oynamaktan, koşan arkadaşlarının peşinden tekerlekli sandalye ile gitmekten hoşlanıyor. En sevdiği dersler Türkçe ve matematik. Serhat'ın hedefi de, kendi durumunda olan pekçok arkadaşı gibi doktor olarak hastaları iyileştirmek. Serhat'ın karnesindeki bütün dersleri pekiyi.

    Gaziler İlköğretim Okulu son sınıfta okuyan Hilal Şavlı, 1.5 yaşındayken geçirdiği çocuk felci nedeniyle yürüyemiyor. Okula yedi yaşındayken başlamış ve hiç ara vermemiş. Hilal'i üçüncü kattaki sınıfına, babası çıkarıp indiriyor.

    Hilal, okulun kendisini çok mutlu ettiğini söylüyor. ‘‘Okula gitmeseydim her şey daha zor olurdu‘‘ diyor: ‘‘Okul benim için bir moral kaynağı. En önemlisi evin dışına çıkmamı, toplum içine karışmamı sağlıyor. Öğretmenim ve sınıf arkadaşlarım bana yardımcı olmak için can atıyor. Türkiye'deki fiziksel engellilerin çoğu eve hapsoluyor. Yolların, kaldırımların, otobüslerin elverişli olmayışı gibi nedenlerle neredeyse hiç dışarı çıkmıyorlar. Bazı aileler de engelli çocuklarını saklıyor.‘‘

    Okullar öğrenci arıyor

    Türkiye'de, ortopedik engellilerin devam edebilecekleri yalnızca dört ilköğretim okulu ve iki meslek lisesi bulunuyor. MEB Özel Eğitim Rehberlik ve Danışmanlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü'ne bağlı bu okullar da, kontenjanlarını doldurabilmiş değil. Yetkililer, kontenjan boşluğunun, ailelerin bu okulların varlığından haberdar olmamalarından kaynaklanabileceğini belirtiyor.

    Milli Eğitim Bakanlığı'nın 2003-2004 öğretim yılı verilerine göre Ankara, Düzce, Samsun ve Turhal'da bulunan dört ilköğretim okulunda, 71'i kız, 140'ı erkek olmak üzere toplam 211 öğrenci okuyor. Ankara ve Turhal'da bulunan meslek liselerinde, kız ve erkek öğrencilere muhasebe, kız öğrencilere dekoratif el sanatları, erkek öğrencilere ise cilt ve serigrafi eğitimi veriliyor. Bu okullarda da, 18'i kız, 125'i erkek olmak üzere toplam 143 öğrenci okuyor.

    Türkiye'deki yaklaşık bin 200 ilköğretim ve lise öğrencisinin ise, kaynaştırma eğitimi adı altında, normal okullara devam ettiği belirtiliyor.

    Çözüm eğitim

    Omurilik Felçlileri Derneği (OFD) Başkan Yardımcısı Süleyman Akbulut, bir omurilik felçlisinin topluma maliyetinin ABD'de bir buçuk milyon dolar olduğunu, bu rakamın Türkiye için ise yaklaşık bir milyon dolar olduğunu belirtiyor. DİE rakamlarına göre, Türkiye'de yaklaşık üç bin omurilik felçlisi bulunduğunu söylüyor: ‘‘Bu maliyeti asgariye indirmenin yolu, onları üretken bireyler haline getirerek toplum hayatına katılımlarını sağlamak. Tıbbi, ekonomik ve sosyal rehabilitasyonla, bu kişiler üretken hale getirilmeli.‘‘


    Devam

    eden

    Okul Kapasite öğrenci

    Doğan Çağlar Ortopedik Engelliler İ.Ö.O ve Meslek Lisesi 250 190

    Yeşildüzce Ortopedik Engelliler İ.Ö.O 50 27

    Kızılırmak Ortopedik Engelliler İ.Ö.O 60 40

    Turhal Ortopedik Engelliler İ.Ö.O ve Meslek Lisesi 125 80

    Kaynak: Milli Eğitim Bakanlığı, Eylül 2003
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı