Eğitim Haberleri

    Okul öncesi eğitim zorunlu ve ücretsiz olmalı

    Ayla GÖKSEL - Anne ÇOCUK Eğitim Vakfı (AÇEV) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
    21.06.2013 - 17:07 | Son Güncelleme:

    Ülke kalkınmasında en önemli unsur olan insan sermayesinin temeli okul öncesi dönemde atılıyor ve bireylere hayata başlarken fırsat eşitliği sağlamak açısından çok önemli.

    Konuyla ilgili olarak ulusal ve uluslararası çapta yapılan bilimsel araştırmalar okul öncesi dönemi de kapsayan erken çocukluktaki nitelikli müdahale çalışmalarının çocuğa, aileye, topluma ve ekonomiye yüksek getiriler sağlayan yatırımlar olduğunu gösteriyor. Maliyet etkinliği açısından en iyi çıktılara erken yaşta yapılan müdahalelerle ulaşılıyor. (James Heckman, 2008)

    Okul öncesi eğitim alan bireyler; okulda daha yüksek akademik başarı sergiliyor (OECD, 2012), daha uzun süre eğitim hayatı içinde kalıyor, daha yüksek statülü işlerde çalışıyor ve daha fazla vergi ödüyorlar. (Ç. Kağıtçıbaşı, D.Sunar, S. Bekman, 2005 ve M. Kaytaz, 2005).

    Erken çocukluk eğitimi hizmetlerine “fayda-maliyet analizi” temelinde yaklaşıldığında, bu hizmetlerin yaygınlaştırılmasının Türkiye için ekonomik açıdan da büyük önemi olduğu görülmüştür. Prof. Dr. Mehmet Kaytaz tarafından gerçekleştirilen “Türkiye’de Okul Öncesi Eğitiminin Fayda-Maliyet Analizi” araştırması, ülkemizde erken çocukluk eğitimine yapılacak her 1 liralık yatırımın ekonomiye 7 liraya kadar kazanç olarak döneceğini gösteriyor. Bu açıdan bakıldığında okul öncesi eğitim orta ve uzun vadede çok kazançlı bir kamu politikasıdır ve insan sermayesine yapılan yatırımların getiri oranının en yüksek olduğu eğitim dönemidir.

    Tüm bu bilgilerin ışığında, toplumsal ve ekonomik kalkınma açısından temel bir gereklilik olduğu görülen kaliteli okul öncesi eğitimin tüm çocukların erişimine sunulması çok önemli.

    Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV) olarak ana paydaşlarımızdan biri olan Eğitim Reformu Girişimi (ERG) ile birlikte hazırladığımız “Erken Çocukluk Eğitimi ve ‘4+4+4’ Düzenlemesi” başlıklı rapor bir yandan okul öncesi eğitimin önemini ortaya koyarken bir yandan da yeni düzenlemeler sonrasında ortaya çıkan durumu değerlendiriyor. Bu rapora göre; 5 yaş (60-72 ay) grubundaki çocukların yüzde 14’ü velisinin isteğiyle ilkokula başlarken, yüzde 48’i okul öncesi eğitime kaydoldu. Geriye kalan yüzde 38 ise herhangi bir eğitim kurumuna gitmedi. Bu durum her 10 çocuktan 4’ünün eylül ayında ilkokula hazırlıksız başlayacağını gösteriyor. Okul öncesi eğitimin faydaları göz önüne alındığında, bu eğitimi alamayan dezavantajlı konumdaki çocukların, okulda akranları ile arasındaki farkın iyice açılacağını açıkça anlamak mümkün.

    Yaygınlaşma hızı azaldı

    Ülkemizde okul öncesi eğitim, son yıllarda hükümetin önemli bir eğitim önceliği oldu. Ancak, aileler tarafından kırsal bölgelerde dahi talep edilmesine rağmen, bu eğitimin yaygınlaşma hızının yeni uygulamalara bağlı olarak azaldığı ve çocukların ebeveynler tarafından ilköğretime yönlendirildiği görülüyor. Bunun temel nedenlerinden biri okul öncesi eğitim kurumlarında ailelerden katkı payı alınmasıdır. Türkiye Avrupa’da okul öncesi eğitimin hem ücretli olduğu hem de aileye bu alanda herhangi desteğin sağlanmadığı tek ülke konumunda.

    Öte yandan, okul öncesi eğitimin belirtilen faydaları sağlayabilmesi kaliteli bir eğitim sağlanması ile yakından ilgili. Kaliteli eğitimin en önemli unsurlarından biri ise nitelikli öğretmenler yetiştirmek. Ve alandan gelen, iyi yetişmiş okul öncesi öğretmenleri çocuğun hayatının en kritik döneminde çok önemli rol oynuyor.

    Ayrıca, okul öncesi eğitim çok boyutlu olarak ele alınmalı, yoksulluktan sağlığa, istihdamdan doğrudan destek çalışmalarına kadar pek çok konuda, farklı kurumların koordinasyonunda uzun vadeli ve sürdürülebilir çalışmalar yapılmalı. Konu çocuklar için fırsat eşitliği açısından da dikkate alınmalı ve tüm çocukların erişebileceği şekilde yaygınlaşmalıdır.

    Türkiye’nin geleceği tasarlanırken doğru bir kaynak planlaması yapılarak, çocuklar için bir hak olarak nitelendirilen ve kadın istihdamını da destekleyen okul öncesi eğitime diğer eğitim kademelerinden daha fazla yatırım yapılması önemli. Bu nedenle, yeni uygulamalarla uzağında kaldığımız yüzde 100 okullulaşma hedeflerine yaklaşılması için okul öncesi eğitime gerekli kamu kaynaklarının ayrılması ve bu eğitimin zorunlu ve ücretsiz olması gerekiyor. Okul öncesi eğitimin bireysel ve toplumsal getirilerinin diğer eğitim kademelerinden daha yüksek olduğu düşünüldüğünde, son dönemlerde gündemde olan üniversite harçlarını kaldırmak bile kamunun okul öncesi eğitim harcamalarını ikiye katlamaya olanak sağlayacaktır.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı