Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Oktay Ekşi: Ve ambargo delindi...

Gazi Magosa

ÇOK değil geçen yılın başlarında biri size gelip ‘‘Gazi Magosa'da toplanan uluslararası bir konferanstan’’ söz etseydi, bunu söyleyenin ya ‘‘aklından zoru olduğunu’’ düşünürdünüz, yahut da ‘‘Gazi Magosa'nın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti toprakları içinde olduğunu bilmediğine’’ hükmederdiniz.

Oysa biz bu satırları, Kıbrıs Türk Basın Konseyi'nin, Dünya Basın Konseyleri Birliği (WAPC) üyesi sıfatıyla Gazi Magosa'da düzenlediği uluslararası konferansın ilk oturumundan sonra yazıyoruz.

Konferansa yer kalırsa değiniriz. Önce bir uluslararası konferansın burada toplanmasının neden çok önemli olduğunu anlatalım:

Bilindiği gibi Kuzey Kıbrıs'ta yaşayan Türklerin kurduğu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Anadolu'daki Türkiye Cumhuriyeti hariç hiçbir devlet tarafından tanınmıyor.

Kıbrıs davasına 1950'lerden beri yakın ilgi duyan aziz dostum Orhan Birgit'in verdiği bilgiye göre Kuzey Kıbrıs'a uygulanan ambargo yüzünden profesyonel futbol kulüplerimizin buraya gelip kendi takımlarına antrenman yaptırmalarına bile izin verilmiyormuş. Bir Kuzey Kıbrıslının uluslararası bir spor federasyonuna üye olması aklın alacağı bir husus değilmiş.

Hani Batılılar hukuku siyasetten, siyaseti spordan, sporu ticaretten, ticareti dinden, dini hukuktan ayırmakla övünürler ya... Buyurun bakın çifte standart neymiş görün... Aynı şey kendilerine yapılsa, ‘‘Spor başka, uluslararası hukuk başka. İkisini ne karıştırıyorsunuz?’’ derlerdi.

Biz Türk Basın Konseyi olarak bu olayda sanıyoruz ki önemli bir rol oynadık. Önce Kuzey Kıbrıs'ta bir Basın Konseyi kurulmasında bize düşeni yaptık. Sonra Kuzey Kıbrıs Türk Basın Konseyi'nin WAPC üyesi olmasını önerdik ve sağladık. Bu gelişme Güney Kıbrıs'ı çılgına çevirdi. Önce Kuzey Kıbrıs Basın Konseyi'nin üyeliğini iptal ettirmeye kalktılar. Beceremediler. Sonra, halen yapılan konferansla ilgili kararın iptalini istediler. Yine başaramadılar. Sonra konferansa katılanlar hakkında yasal işlem yapabiliriz dediler, korkutamadılar. Yine durmayıp tüm dünyadaki temsilcilikleri aracılığıyla o hükümetlere notalar verdiler. ‘‘Sizin ülkenizden kimse bu konferansa katılmasın’’ dediler. Bildiğimiz yanlış değilse, Pakistan ve Sri Lanka hariç kimseyi engelleyemediler. Baktılar ki konferansı engelleyemiyorlar, tüm gelecek olanlara ‘‘konferans ertelendi’’ diye yalan haberler ilettiler.

Yine de kararlı olanlara ‘‘Kuzey Kıbrıs'a giderseniz can güvenliğiniz tehlikeye girer. Otelde sizi soyarlar’’ dediler, yine olmadı. Çünkü hem WAPC'nin Malezyalı Genel Sekreteri R.Gunasingam sağlam durdu, tehditlere aldırış etmedi, hem de Kuzey Kıbrıs Basın Konseyi Başkanı İsmet Kotak ile arkadaşları, zerre kadar tereddüt etmeden yollarına devam ettiler. Neticede 18 ülkenin konferans üyesi, 10 kadarının da gözlemci olarak katıldığı uluslararası konferans toplandı.

Konferansın kendi içinde de önemli şeyler var. Ama onları şimdilik bırakalım. Çünkü sadece ambargonun delinmiş olması her şeye değer.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI