Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Oktay Ekşi: Üzüm yemek mi bekçi dövmek mi?

Oktay EKŞİ

Biz sorun olmayan yerde sorun yaratmazsak rahat edemeyiz. Huyumuz bu olduğu için de ‘‘sorun haline gelmeden çözülsün’’ diye bel bağladığımız Cumhurbaşkanı seçimi, daha şimdiden -başarılı bir şekilde- ‘‘sorun’’ haline gelme sürecine sokuldu.

Bu sütunu izleyenler Sayın Süleyman Demirel'i yıllardır ne kadar acımasız bir şekilde eleştirdiğimize tanıktırlar. Eğer bu tanıklığa itibar eden olmazsa, Sayın Demirel'in kendisine sorsunlar yeter.

Sözün burasında belirtelim:

Eski CHP Genel Sekreteri Ertuğrul Günay'ın dünkü bazı gazetelerde yayınlanan görüşü hiç de yanlış değil. Yani bugün ne çekiyorsak biliniz ki bunun içinde Sayın Demirel'in geçmiş yıllarda izlediği yanlış politikalar veya o yanlışları -i<ı>şine öylesi geldiği için- yapmasının payı yüzde 80-90'dan az değildir. O nedenle ‘‘Demirel'i tekrar seçmek’’ fikrine itiraz etmenin ciddi ve anlamlı bir mantığı vardır.

Ama politika sadece işimize gelen gerçekler üzerine değil, tüm gerçekler üzerine bina edilirse doğru olur.

O nedenle Demirel'in Cumhurbaşkanlığında bir süre daha (ister üç yıl, ister beş yıl) kalmasına karşı çıkanlar, Türkiye'nin önündeki üç veya beş yılı, kime emanet edeceklerini açıklamalıdırlar.

Erdal İnönü mü?

Erdal Bey, -geçmişte yaptığı bazı temel yanlışlara rağmen- nitelikleri itibariyle Çankaya'ya gerçekten layık bir kimsedir. Türkiye'yi her platformda bihakkın temsil eder. Deneyimi, özel geçmişi, demokratik sisteme bağlılığı... Kısaca pek çok gerekçe, Erdal İnönü adının telaffuz edilmesini gerektirir.

Ama politikanın pratiği var... Erdal İnönü'nün Meclis dışından (en az 117 imza ile) aday gösterilmesi bile olanak dışı görünürken, bu ismi telaffuz etseniz neye yarar, etmeseniz ne kaybedersiniz?

Bir başka ismi telaffuz etmeye kalktığınız zaman da zaten 5 çentik aşağı indiğiniz ortaya çıkıyor.

O nedenle Demirel'e ‘‘hayır’’ diyenler, anlamlı bir öneri ile ortaya çıkamıyorlarsa, sırf kendi liderlerine yaranmak veya sorun yaratıp da dikkat çekmek gibi nedenle ortalığı bulandırmasınlar.

ANAP Genel Başkan Yardımcıları Cengiz Altınkaya ile Ersin Taranoğlu'nun Mesut Yılmaz'ın adını ön plana çıkarmayı öngören, bazı MHP'lilerin de Devlet Bahçeli'den daha iyi Cumhurbaşkanı olamayacağına ilişkin görüşlerini içeren çıkışlar, o yüzden bize mevsimsiz çabalar gibi görünüyor.

Sayın Yılmaz ile Sayın Bahçeli de bir gün belki kendilerinden iyi bir aday bulunmadığını bize söyletecek kıvama gelirler. Sadece onlar da değil, başkaları da dileriz göz dolduracak bir isim olarak bir gün ortaya atılır. Ama buna henüz imkán yokken sırf Demirel olmasın da kim olursa olsun düşüncesiyle yola çıkmanın, sorun yaratmaktan başka sonucu olmaz.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI