Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Oktay Ekşi: Önce temizlik şart

Oktay EKŞİ

Türkiye'nin iki haftadır Hizbullah vahşetine ilişkin haberlerden nerdeyse altı üstüne geldi. Olayın vahşet boyutu dışında bir de cumhuriyeti yıkmayı hedef alan boyutu olduğu apaçık ortaya çıktı. Önceki gün yayınlanan resmi bilgilere göre 938 kişi gözaltına alındı.

Daha öncekilerle demek ki halen en az 1500 Hizbullahçı adalete hesap verme durumunda.

Bunlara resmi ağızların geçen yıl ele geçen Hizbullah belgelerine dayanarak ifade ettikleri 4 bini silahlı, 20 bin militanı ilave edin.

Tehlikenin büyüklüğüne bakın.

Ve sonra memur sıfatıyla Başbakanlığa sızan Abbdülsamet Yıldız'ın, kendisi de bir Hizbullah sanığı olan kardeşi Fahrettin Yıldız'ın Eskişehir Cezaevine teslim edildiği sırada yanındaki poşetten çıkan 2 adet cep telefonu, 7 adet av tüfeği fişeği, bir adet tüfek kabzası bulunmasını ‘‘masum bir ihmal’’ olarak kabul edin...

Ankara Emniyet Müdürü Kemal İskender olayı böyle açıklamış.

İyi de... Bu Emniyet teşkilatı kritik olaylarda hep mi böyle masum ihmallerin kurbanı oluyor?

Uğur Mumcu'nun öldürülmesinden üç gün önce yakalanan Mehmet Ali Şeker, Mehmet Zeki Yıldırım gibi İslami Hareket Örgütü mensuplarının ‘‘yakalanma tarihinin’’ iki gün geriye kaydırıldığını gösteren tutanaklar da mı ihmal kurbanıydı?

Hadi ona ‘‘memurların yorgunluğu yüzünden günün tarihini yanlış atmış olabilirler’’ diyelim.

Peki Türkiye İşçi Parti'li 7 genci öldüren ve bu yüzden aldığı 7 idam cezası (her biri için 10 yıl olmak üzere) 70 yıla çevrildikten sonra ele geçen Haluk Kırcı'nın, İstanbul Emniyet Müdürlüğü binasından elini kolunu sallayarak çıkıp gitmesine ne diyelim?

Onu da mı ‘‘Olur böyle şeyler’’ diyerek kabul etmeye niyetlisiniz?

Peki o halde söyler misiniz, Abdi İpekçi davasının anlı şanlı sanıklarından Oral Çelik'in (biliyorsunuz Malatyalı bir kısım hemşerileri kendisiyle gurur duymaktadır) İpekçi cinayetinde suç ortağı olup olmadığını ortaya çıkartacak en önemli ifadelerden biri, yani Yücel Özbey'in Belçika'da alınan ifadesi, mahkemenin defalarca yazı yazmasına rağmen neden Emniyet Genel Müdürlüğü ve Milli Emniyet Teşkilatı Müsteşarlığı tarafından -zamanında- mahkemeye gönderilmedi?

Zamanında diyoruz çünkü bu tutanaklar Oral Çelik kanıt yetersizliği gerekçesiyle beraat ettikten ve bu hüküm kesinleştikten sonra ortaya çıktı.

Örnekleri uzatmaya gerek yok. Çünkü hepsi bir tek gerçeği ortaya çıkartıyor... Emniyet teşkilatımızın ve infaz görevlilerimizin çok ciddi bir temizliğe ihtiyacı olduğunu.

Bu temizlik yapılmazsa, bilelim ki devletin bir gücü yakalar, öteki gücü salar ve bu maskaralık böyle devam eder gider.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI