Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Oktay Ekşi: Ödemeden kaçmak artık yok

Oktay EKŞİ

NATO'nun Yugoslavya'ya yağdırdığı bombaların bu ülkenin ırkçı lideri Slobodan Miloseviç'i değiştirip değiştiremeyeceğini göreceğiz.

Ama bu bombaların eninde sonunda, bizimki dahil birçok ülkenin ulusal hukuku ile uluslararası hukuku değiştireceğini kesinlikle söyleyebiliriz.

Bu değişikliğin yönünü ve niteliğini dün İngiltere Dışişleri Bakanı Robin Cook, CNN'de yayınlanan basın toplantısında açıklıyordu. Özetle:

‘‘Miloseviç'ten en uçtaki yetkililere kadar herkesi uyarıyoruz:

Kosova'daki Arnavut sivil halka karşı toplu cezalandırma yahut katliam gibi ‘insanlığa karşı suç' işleyen veya suç işlemesi için emir veren her kim olursa olsun sorumlu tutacağız. Suçlu sayılacağı bir eylemi, ‘verilen emre uymak zorunda olduğu için yapmak' gibi bir mazeret kabul etmeyeceğiz. Bu durumdaki herkesi, uluslararası savaş suçluları mahkemesine vereceğiz’’ diyerek.

Gerçi bu gelişme bir günde olmadı:

Bilindiği gibi ilk ‘‘savaş suçluları’’ mahkemesi İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Nurenberg'de kuruldu. Burada yargılanan Nazi liderlerinden önde gelenlerin çoğu idam edildi.

Ama Bosna-Hersek'te 250 bin masum insan, Miloseviç'in katilleri tarafından boğazlanırken, ırzlarına geçilirken, topluca öldürülürken ve evleri ocakları yakılıp talan edilirken bu faciaları umursamazlıkla seyreden Batı, nihayet namus belasına harekete geçti. Ve ‘‘insanlığa karşı işlenen suçlar’’ için La Haye'de bir ‘‘Uluslararası Savaş Suçluları Mahkemesi’’ kuruldu.

Şimdi o mahkemede Miloseviç'in köpeklerinden Radovan Karadziç ve Radko Mladiç gibi azılı olanlar değil, fino türünden olanlarla bir de Ruanda'da kendi halkına karşı soykırım uygulamış birkaç kriminal yargılanıyor.

Oysa Nurenberg'den bu yana Cezayir'de, Tibet'te, Kamboçya'da, Vietnam'da, Kongo'da (ve daha nice ülkede) birçok insanlık suçu işlendi. Ama onların suçlularını yargılamak kimsenin aklına (belki de işine) gelmedi.

Şimdi sadece bu konuda değil, devlet başkanlarının kendi dönemlerinde cereyan eden olaylar nedeniyle suçlu tutulamayacaklarına ilişkin nerdeyse evrensel hale gelmiş kural konusunda da temel bir değişikliği yaşıyoruz:

Nitekim Şili'nin eski diktatörü Augusto Pinochet, İngiliz Lordlar kamarası tarafından, kendi döneminde Şili'de meydana gelen katliam, yargısız infaz, çok sayıda insanın kaybolması gibi olaylar nedeniyle sorumlu sayıldı ve onu yargılamak üzere isteyen İspanya'ya gönderilebileceğine karar verildi.

O nedenle bundan böyle devlet başkanı sıfatını taşıyacaklar kendilerini pek de emin hissetmesinler.

Keza askeri yetkililere ve güvenlik yetkililerine anımsatmak istiyoruz:

Artık ‘‘Bizim yasalarımız izin veriyor’’ diyerek kurtulmak yok.

Tek çare var: Yasalarımızı da, kendimizi de çağdaş normlara uydurmak.



X

YAZARIN DİĞER YAZILARI