Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Oktay Ekşi: Neyi kapatmalı?

Oktay EKŞİ

RTÜK yani Radyo ve Televizyon Üst Kurulu gibi bir Kurul, dünyanın hemen her ülkesinde var. Ama araştırmaya gerek duymadan iddia edebiliriz ki, ‘‘gazeteci bunu neden sordu?’’ diye ekran karartan bir RTÜK dünyanın hiçbir yerinde yoktur.

Osmanlı'nın son yıllarında keyfi kararları ile şöhret kazanmış bir ‘‘Kürt Mustafa Divanı’’ vardır. RTÜK ona döndü:

Verdiği kararlar hukuka, adalete uygunmuş, değilmiş bir derdi yok. Öyle olmasa, içinde uzun yıllar gazetecilik yapmış üyelerin de bulunduğu bir RTÜK, CNN Türk isimli kanalda yayınlanan bir programda geçen aşağıdaki konuşma yüzünden 1 gün kapatma kararı verebilir miydi?

Tarih 13 Ocak 2000. Yayınlanan programın adı, ‘‘32. Gün’’. Konu, Abdullah Öcalan'ın idam cezasının askıya alınması karşısında Avrupa'nın ne yapacağı. Programa katılan Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Doç. Dr. Ümit Özdağ görüşünü açıklıyor. Mehmet Ali Birand da ona soru yöneltiyor:

- Batı Avrupa'da yoğun bir kampanya başlayacak. Bu kampanya Abdullah Öcalan'ın artık Türkiye'de idam cezasının tamamen kaldırılıp idam sürecinden kurtarılması üzerine kurulacak.

- Soru oraya gelip dolaşıyor. Size de onu sormak istiyorum... Öcalan bundan sonra Mandela'laşacak mı? Yani ‘‘Free Öcalan... Bırakın Öcalan'ı’’... O noktaya mı gelecek?

- Bunu yapmak isteyecekler ama Mandela kavramını Öcalan'a taşımak çok zor. Avrupa'da da vicdanlı insanlar var. Öcalan'ın ve Mandela'nın benzer olmadığı biliniyor.(...)''

Kalan kısımda Birand öteki konuklardan Volfgang Peukart'ın yaptığı kısa bir açıklama üzerine ona:

- Yani Öcalan bir Mandela değil diyorsunuz öyle değil mi? diyor. O da:

- Hiçbir zaman Öcalan ile Mandela arasında bir karşılaştırma yapmanın dahi mümkün olduğu kanısında değilim. Dolayısıyla o açıdan tamamen karşıyım o konuya, yanıtını veriyor.

Şimdi bu ne imiş biliyor musunuz? Bu meğer, yürürlükteki RTÜK yasasının, ‘‘Türkiye Cumhuriyeti'nin varlık ve bağımsızlığına, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne aykırı yayın yapılamayacağına ilişkin (a) bendini ihlal’’ anlamına gelirmiş.

Hani ‘‘Gökte bulut var’’ diyene, ‘‘Sen bana ördek dedin’’ diye kızan meşhur ahmağın hikáyesi var ya... Şu yukarıdaki konuşmaya bakıp da ondan ‘‘Türkiye Cumhuriyeti'nin varlık ve bağımsızlığına, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne aykırı’’ bir sonuç çıkarmak için işte o kadar alıngan olmak lazım.

Bu RTÜK üyeleri bilmezler mi ki, ‘‘gazeteci soru sormakta, muhatabı da istediği yanıtı vermekte serbesttir.’’

RTÜK gazetecinin yüreğine ‘‘Bunu sorarsam radyo veya TV'm kapatılır’’ korkusunu düşürmenin, en münasebetsiz sorudan çok daha vahim olduğunu bilenlerden oluşmuyorsa, yapılacak iş TV'leri mi kapatmaktır, RTÜK'ü mü?

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI