Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Oktay Ekşi: Ne diyorlar, ne yapıyorlar?

Oktay EKŞİ

İnsanların tuhaf tuhaf merakları oluyor. Bu satırların yazarının da ‘‘Siyasi Partilerin Seçim Bildirgeleri’’ni toplamak gibi bir merakı var.

Buna ‘‘hükümet programlarını’’ ve ‘‘parti programlarını’’ da eklemek doğru olur ama, şimdi konumuz onlar değil.

Fazilet Partisi ileri gelenlerinin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş ile Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi Savcısı Nuh Mete Yüksel hakkında hem Meclis'e başvurup ‘‘Meclis Soruşturması açılması’’ isteğinde bulunmaları, hem de Adalet Bakanlığı'na başvurup bu savcıları şikáyet etmeleri zihnimizi karıştırdı.

Acaba dedik, ‘‘dedikleri’’ ile ‘‘yaptıkları’’ ve Seçim Bildirgesi'nde vaat ettikleri birbirini tutuyor mu?

Biliyorsunuz son zamanlar Fazilet Partisi hepimizden ‘‘demokrat’’, herkesten fazla ‘‘özgürlükçü’’ kesildi.

Hele ‘‘hukuk devleti’’ kavramını taç yaptılar, ortalıkta öyle dolanıyorlar.

Daha önceki 30 yıl boyunca aklınız neredeydi demiyoruz.

Doğrusunu söylemek gerekirse şimdi savunuyor göründüklerine katiyyen inanmadıklarını da biliyoruz. Ama yine de ‘‘inşallah biz yanılıyoruz’’ diyerek son olayların ışığında bir durum değerlendirmesi yapalım istiyoruz:

Fazilet Partisi'nin Seçim Bildirgesi'nde, ‘‘Yargı sistemi bağımsız, tarafsız, etkin ve demokratik olmalıdır’’ deniyor. ‘‘Son yıllarda yargı organları üzerinde yoğunlaşan baskılar, yargı bağımsızlığının önemini bir kez daha ortaya koymuştur’’ diye bir saptama yapılıyor.

Ardından da ‘‘Hukukun ve yargının siyasallaşması devletimizin son dönemde karşılaştığı en büyük tehlikelerden birini oluşturmaktadır’’ diye ilave ediliyor.

Peki bunları diyen parti, uygulamada ne yapıyor?

Elinde bulunan belgelere dayanarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvuran ve Fazilet Partisi hakkında suç duyurusunda bulunan Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi Savcısı Nuh Mete Yüksel ile, Refah Partisi'ni kapattıran davayı açmış olan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş hakkında, hem TBMM Başkanlığı'na başvurup ‘‘Meclis soruşturması’’ açılmasını, hem de Adalet Bakanı'na başvurup ‘‘görevlerini kötüye kullandıkları için cezalandırılmalarını’’ istiyor.

Şimdi soralım:

Hani hukukun ve yargının siyasallaşmasını karşılaştığımız en büyük tehlikelerden biri olarak görüyordunuz?

Yargıyı sizin baskı altına almaya kalkmanız yargıyı ve hukuku siyasallaştırmanın en açık örneği değil mi?

Hani siz bağımsız ve güvenceye sahip yargıdan yana idiniz?

Yasama gücünün (Meclis'in) yargıyı denetlediği bir rejimde yargının bağımsızlığından söz edilebilir mi?

Çelişki daha pek çok... Ama başlangıç için bu kadar yeter.



X

YAZARIN DİĞER YAZILARI