Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Oktay Ekşi: Lara'dan öteki gerçeğe

Oktay EKŞİ

Kaç gündür minik Lara'nın, annesinin Türk bayrağına sarılı tabutuna sarılıp ağlayışını gösteren resim gözlerimin önünden gitmiyordu...

Pek çoğumuz gibi ben de o güne kadar ne Lara'yı tanıyordum, ne de Çarşı isimli mağazada müdirelik yaparken teröristlerin orada çıkardığı yangın sonucu, hastanede ölen annesi Fevziye Şahinöz'ü biliyordum.

Lara son günlerde gazetelerde bolca yayın konusu oldu. Tüm sevimliliği, zeká ve sevgi dolu yüz ifadesi ve yaşına özgü güzelliği ile herkesin yüreğini titretti. Anne sıcaklığından yoksun bir ortamda, bir hamburger bir coke'la kutladığı 11'inci yaş gününe, biz de sevgimizi ortak ettik.

Lara'yı annesiz bırakan terörün başı Abdullah Öcalan hakkında onun duygu ve düşüncelerini işte bu yayınlar sayesinde gazetelerden öğrendik.

Meğer Lara'nın küçük güvercin yüreği, onu annesiz bırakanlara karşı bile sevgi ve insanlık doluymuş. Okul defterine, yeni doğmuş bebeklerin bile canına kıydığını bilmesine rağmen, ‘‘Abdullah Öcalan idam edilmemeli’’ diye yazmış.

Lara'nın yüreği bu... Peki onu annesiz bırakanlarınki?

Emniyet Genel Müdürü Necati Bilican, Lara'yı annesiz bırakanlardan üçü başta olmak üzere son terör faillerinin yakalandığını dün açıkladı.

Polis bu canavarları sorguya çekmeden önce, önlerine Lara'nın tabut başında gözyaşı dökerken çekilen resmini koymalı ve ‘‘Ne düşünüyorsun? Bu çocuğu anasız bırakmanın vicdan azabını duyuyor musun?’’ diye sormalı.

Hoş... Sorsanız neye yarar ki?

Bunlar artık insan değiller. Bunlar birer canavar yahut birer cellat!

Neyse ki güvenlik güçlerimiz özellikle İstanbul polisi son günlerde çok başarılı operasyonlar yaptı. Nerede en küçük bir terör eylemi cereyan ettiyse failini veya faillerini hemen ensesinden yakaladı. Nitekim bugünkü Hürriyet'te ayrıntılarıyla okuyacağınız gibi, 10 Mart günü, taksi içine bomba bırakıp sürücüsünü öldüren alçak başta olmak üzere Bakırköy'de, Yeni Bosna'da, Merter'de, Göztepe'de, Gaziosmanpaşa'da, Bahçelievler'de, Çeliktepe'de, sonra tekrar Bakırköy'de, Bahçelievler'de ve Merter'de meydana gelen yahut teşebbüs edilen terör eylemlerinin tamamının failleri adalete teslim edildiler.

Bu ne demektir?

Bu kısaca, işlemeyen devlet yerine işleyen devletin yaşamımıza girdiğini (veya girmeye başladığını) görüyoruz demektir.

Her gün her ortamda ‘‘Ne olacak bu halimiz?’’ demeye ve yahut geleceğimizden umutsuzluğumuzu ifade etmeye pek meraklı bir toplum olduk.

Oysa, dışarıda aldığı sonuçlarla... S-300 füzelerinin Güney Kıbrıs'a konuşlandırılmasını önleyen, Yunanistan'ın PKK konusunda maskesini çekip indiren, Apo'yu ensesinden tutup adaletin huzuruna çıkartan, Med-TV'nin çanına ot tıkayan... İçeride çetelere dünyayı dar eden, uzun yıllardır içinde bulunduğu gaflet uykusundan nihayet uyanan devlet.

Cedlerimiz boşuna dememişler, at sahibine göre kişner diye...



X

YAZARIN DİĞER YAZILARI