Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Oktay Ekşi: Kurultay'dan Köy=Kent'e

Oktay EKŞİ

Mesudiye (Çavdar Köyü)

YILLARDIR ‘‘hayali’’ mi, ‘‘gerçekçi’’ mi tartışması yapılan (Köy-Kent değil) Köy=Kent projesi, Başbakan Bülent Ecevit'in yaptığı tercih gereğince, en büyük sınavına dün Mesudiye'ye bağlı Çavdar ve etrafındaki 9 köyde girdi:

Başbakan Bülent Ecevit, Ankara'dan yanında bir medya ordusu olduğu halde Köy=Kent projesi uygulamasının başlayacağı Çavdar Köyü'nün Savah Çimenliği yaylasına geldi. İnanılmaz bir coşku ile karşılandı.

Biz konunun bu tarafını haber sütunlarına bırakarak Ecevit'in 1978-79'da biri Van'ın Özalp İlçesi'nde, öteki Bolu'nun Taşkesti Köyü'nde denenen ve başarılı mıydı, değil miydi tartışması bitmeyen Köy=Kent projesinin şimdi neden Mesudiye'de başlatıldığını açıklayalım...

Bu satırların yazarı olayın içinde -hatta ortasında- bulunduğu için okuyacaklarınız birinci elden verilmiş bilgi niteliğindedir:

Mesudiye 1858 tarihinde Milas adıyla ilçe olan bir yerleşim yeri. Sonra adı Hamidiye, ardından Mesudiye olmuş. Adı değişmiş ama tek kelimeyle yoksulluk olarak tanımlanabilecek kaderi hiç değişmemiş. Özellikle devletten hiç yüz bulamamış. O yüzden hep dışarıya -özellikle İstanbul'a- göç vermiş.

Taa ki 1991 yılında ilk Mesudiye İlçe Kurultayı yapılıncaya kadar...

İlçe Kurultayı çok basit bir kurum:

Halk her yıl temmuz ayının ilk cumartesi günü saat 10.00'da Mesudiye Belediyesi Düğün Salonu'nda çağrılmaksızın ve gündemsiz olarak toplanıyor.

Önerilere göre gündem belirleniyor ve herkes eşit koşullar içinde yörenin sorunları ve bunların çözüm yolları hakkında ne düşünüyorsa ifade ediyor, gerekli görürse önerge veriyor. Önergeler karara bağlanıyor. Kararları uygulamak üzere Çalışma Grupları oluşturuluyor. Bunların faaliyeti üç ayda bir yapılan Değerlendirme toplantılarında tartışılıyor. Neticede, tüm yapılanlar ve yapılamayanlar kaymakamın başkanlığındaki Yürütme Kurulu tarafından rapor halinde bir sonraki Kurultay'a sunuluyor. Orada halk hem Yürütme Kurulu'na hem de politikacılara, Vali, İl Şube Müdürleri vs. yetkililere sorular yöneltiyor, eleştirilerini dile getiriyor. Yeni kararlar alınıyor ve böylece süreç devam edip gidiyor.

Kurultay Mesudiye'ye çok şey kattı... Örneğin, Mesudiye ülkemizde doğrudan demokrasiyi uygulayan ve 10 yıldır sürdüren ilk ilçe oldu. Mesudiye halkı hem kendi sorunlarını öğrendi, hem çözümlerini tartışıp karara bağladı, hem de alınan kararların uygulanıp uygulanmadığını sorgulama geleneğini edindi.

Dahası... Halk, çözümlere katkı yapma, çözüm için başkalarının harekete geçmesinden önce bizzat özveride bulunma bilincini kazandı.

Yeterince işletilmediği için ekonomik açıdan işe yaramayan ormanları ile verimsiz ve engebeli bir arazisi bulunan, buna karşılık çok güzel yaylaları olan Mesudiye, Kurultay sayesinde 80 bin vişne ve yaklaşık 10 bin ceviz fidanı dikerek bahçe ziraatine başladı. Kurultay kararı sonucu yapılan küçük küçük katkılarla bir konkasör tesisi kurdu. Köylerde yaygın bir içme suyu getirme ve kanalizasyon yapma kampanyası başladı. İlçenin 57 köyünün hemen hemen tamamı telefona kavuştu. Elektriksiz köy zaten yoktu. Gerisini yarın yazmak üzere toparlayalım:

Mesudiye'de okuma yazma oranı önceki yıllarda da yüksekti şimdi de öyle... İlçede sadece doğrudan demokrasi değil, sağlam bir kooperatifleşme deneyimi de vardı. Kısaca, Mesudiye yoksulluktan kurtulmak için kendine düşeni -hemen hemen tüm evlatlarının işbirliğiyle- yapmak üzere ayağa kalkalı zaten yıllar olmuştu.

İşte tüm bu gerçekleri ve özellikle Kurultay olgusunu öğrenince Başbakan Bülent Ecevit öyle sanıyoruz ki Köy=Kent projesi için Mesudiye'yi seçmekte hiç zorlanmadı.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI