Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Oktay Ekşi: Kapanan bir defter...

Oktay EKŞİ

MEDYA dünyasında bir kepengin inmesi veya büyük bir grubun el değiştirmesi, kamuoyunu her zaman çok ilgilendirmiştir.

Çünkü medya kuvvettir. Hele büyük tirajlı bir gazetenin veya ulusal çapta yayın yapan bir televizyon kanalının değil sahibi, en genç muhabiri bile halkın günlük yaşamına girer.

Belki de o yüzden olacak, insanlar bir aşamadan sonra bu isimleri, ‘‘Senin Ahmet ne yazmış, okudun mu?’’ yahut ‘‘Ali'nin suratından düşen bin parçaydı, izledin mi?’’ türünden üçüncü tekil şahıs ifadeleriyle anarlar.

Sabah Gazetesi başta olmak üzere pek çok yayın organının sahibi Dinç Bilgin'in ‘‘Ceketimi alıp çıkıyorum’’ diyerek medya dünyasını terk etmesi işte böyle, üzerinde uzun süre konuşulacak olaylardan biri.

Böyle -hatta bundan çok- yankılanan bir çekilme olayını bundan 6 yıl önce, Erol Simavi'nin Hürriyet'i bugünkü sahibi Aydın Doğan'a satmasıyla bizler de yaşamıştık.

Ama onun koşulları Dinç Bilgin'den çok farklıydı. Ortada en azından mali kriz içine düşmüş bir kuruluş yoktu. Bir başka deyişle, Erol Simavi herhangi bir zorunluluk yokken Hürriyet'i elden çıkarmaya ve yurtdışında yaşamaya karar vermişti.

Hálá o kararını uyguluyor...

Dinç Bilgin'in medya dünyasından çekilmesiyle basın hayatımızda tam 105 yıldan beri etkili olmuş bir ailenin de serüveni bitmiş oluyor.

Dinç Bilgin hırslı, mücadeleci ve enerjik bir gazeteciydi. Başarmak için yapmayacağı çok az şey olduğu bilinirdi. Kişiliğinin bu çizgilerini, sahibi olduğu tüm yayın organlarına aktarmıştı.

Ama iyi bir işletmeciliğin bulunmadığı yerde iyi bir gazeteciliğin ömrü fazla uzun olmuyor.

Nitekim basın tarihimiz, işletmecilik kurallarına meydan okumaya kalkan gazete, dergi, haber ajansı -artık radyo ve TV'leri de sayabilirsiniz- mezarlarıyla doludur.

Gerçi Dinç Bilgin'in bu yönetim anlayışı, basın hayatımıza yeni teknoloji kazandırdı. Alışılmış ücret ölçülerini darmadağın etti. Okuyucunun promosyon bağımlısı olmasında çok önemli bir rol oynadı. Ama Bilgin ailesinin medya macerasının sonunu da o getirdi.

Sabah grubunda çok sayıda meslektaşımız çalışıyor. Bunlar arasında mesleğimizi bölüştüğümüz için onur duyduğumuz isimler var. Başta onlar olmak üzere hepsine gerçekleri bozmadan, abartmadan kamuoyuna iletme ve özgürce yorumlama görevinde başarı diliyoruz. Bir süre önce sahibi değişmiş bir gazetenin mensubu -yani damdan düşen biri- sıfatıyla, onlar da en az Hürriyet'teki arkadaşları kadar şanslı olsunlar istiyoruz.

Gazetelerin sahipleri, mensupları, kısaca herkes zamanı gelince gidiyor. Ama okuyucu her zaman var ve kalıyor.

Tüm mesele, biz gazetecileri tartarken, o her şeyin gerçek sahibi okuyucunun ne dediğidir, başka bir şey değil.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI