Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Oktay Ekşi: İran suçlu peki ya biz?

Oktay EKŞİ

Bazıları bu durumu anlatmak için ''Hem kel hem fodul'' derler, bazıları ''yavuz hırsız ev sahibini bastırır'' diyerek anlatılar. Ama bize kalırsa Türkiye'de işlenen siyasi ciyanetlerin pek çoğunun altında imzası bulunan İran'ın yaptığına tek kelimeyle yüzsüzlük demek daha doğru olur.

Aksi söz konusu olsa yani İran'lılar Türkiye'de işlettikleri cinayetler nedeniyle zerre kadar utanç duysalar Türkiye'nin Tahran'daki Büyükelçisi Turan Moralı'yı Dışişleri Bakanlığına çağırarak kendisine, Muammer Aksoy, Bahriye Üçok, Uğur Mumcu ve Ahmet Taner Kışlalı cinayetleri nedeniyle yürütülen soruşturma sırasında İran uyruklu bazı kişilerin gözaltına alınmasını ''insanlık dışı bir girişim'' olduğunu söylemezlerdi. Hele bunların ''derhal serbest bırakılmalarını'' da talep edemezlerdi.

İkide bir Batı dünyasından gelen mesajlarda da gördüğümüz bu ''Derhal serbest bırakınız!'' ibaresi itiraf edelim ki bizi çılgına çeviriyor.

Sanki burası onların yüzyıllarca sömürüp kanını iliğini kuruttukları Afrika -veya Asya- ülkelerinden biri... Türkiye'yi idare edenler de sanki düne kadar Koloni Valisinin ayağını öpen yerli ahalinin torunları... Sanki burada usulü, yolu, yordamı ve kurumlarının görevleri belli bir devlet yok. Bu zırzopların aklına esip de ''Derhal serbest bırakınız'' dedikleri zaman hepimizin ''hazırol''a geçip ''Başüstüne efendim'' yanıtı vermemizi bekliyorlar.

İran Dışişlerini hangi saygısız yönetiyorsa, o da belli ki coşmuş, ''Şu Türklere, derhal şöyle yapın haa'lı bir mesaj verelim'' demiş.

Adamlar haksız değil...

Hepimiz biliyoruz ki, Cehennem zebanisi çehreli Ayetullah Humeyni kendi ülkesi içinde işlettiği cinayetlerle kana doyamayınca başta Türkiye olmak üzere katil şebekesinin uzanabildiği her yerde sayısız adam öldürttü. Cinayet serisi, Şah ordusu subaylarından Ahmet Hamit'in 1982'de İstanbul'da katledilmesiyle başladı. İran rejimine muhalif ''İran için Demokrasi'' vakfının 1996'da ABD'de yayınladığı raporda bildirildiğine göre Humeyni'nin iktidara geldiği Şubat 1979'dan Mayıs 1996'ya kadar İran devletinin kullandığı katiller, İran dışında 85 kişiyi öldürdüler, 54 kişiyi de yaraladılar. Bu cinayetlerin çoğu Türkiye'de işlendi.

qAma Türkiye bu yıllar boyunca, İran'a karşı ciddi bir tavır koymadığı gibi, eski Ankara DGM Başsavcısı Nusret Demiral'ın 9 Mayıs 2000 tarihli Yeni Bin Yıl'da çıkan sözlerinden anlaşıldığına göre, cinayetlerin arkasında İran'ın bulunduğu 1993'den beri bilindiği halde ''Türkiye-İran ilişkilerinin bozulmaması için'' o dönemde işlem bile yapılmamış.

qTabii Türkiye Cumhuriyeti devleti böylesine bir aczi kendisine layık görürse, İran Dışişleri Bakanlığı da tutar bizim Tahran Büyükelçisine o küstahça laflarla nota verir.

O nedenle suçluyu hep İran'da veya başka yerlerde aramayalım. Önce içimizdeki suçluları bulup teşhir edelim de İran'a sıra sonra gelsin...

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI