Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Oktay Ekşi: IPI ve Türkiye

Oktay EKŞİ

Boston

Dünya Basın Özgürlüğü günü bu defa bizim açımızdan, her yılkine göre daha dolu ve anlamlı geçti. Önce onlardan söz edelim:

Birkaç gündür burada Uluslararası Basın Enstitüsü‘nün 50‘nci kuruluş yıldönümüne de rastlayan Genel Kurul toplantısı vardı.

Enstitü 1950 yılında Amerika‘da kurulduğu için 50‘nci yıl genel kurulu da burada yapıldı.

Sözün başında belirtelim:

Uluslararası Basın Enstitüsü‘nü (IPI) kuran çeşitli uluslara mensup 32 gazeteciden biri, mesleğe bizim girdiğimiz yıllarda Vatan Gazetesi'nin sahibi ve Başyazarı olan tanınmış gazeteci Ahmet Emin Yalman‘dı. O nedenle bu 50 yıllık geçmişte verilen özgürlük mücadelesinde Türk gazetecilerinin de payı vardı.

Dahası, genel kurul, 3 Mayıs‘a yani son 8 yıldan beri ‘‘Dünya Basın Özgürlüğü Günü’’ olarak belirlenen güne rastlatılmıştı.

Ve bu genel kurulda ilk defa bir gelenek bozuldu:

Türkiye'yi kınayan bir karar alınmadı.

Gerçi kıyısından kenarından bir teşebbüs olmadı değil ama, buradaki Türk gazetecilerinin müdahalesi, bu teşebbüsü başarısız kılmaya yetti.

O teşebbüsten sonuç alamayanların duygularını Amerika‘nın tanımmış gazetecilerinden The New York Times‘ın eski Yazıişleri Müdürlerinden Eugene Roberts dile getirdi:

'Türkiye‘deki durumu tespit için buraya bir heyet gönderelim' dedi. Önerisi bizlerin de desteğiyle kabul edildi.

Genel kurulu bizim açımızdan önemli kılan unsurlar bitmedi:

Uluslararası Basın Enstitüsü 50‘nci yıldönümü dolayısıyla dünyada son elli yılın ‘‘50 basın kahramanı’’nı belirlemek için uzun süre önce bir anket açmış ve buna göre 50 basın kahramanını belirlemişti. Bunlardan biri merhum meslektaşımız Abdi İpekçi‘ydi.

Bir güzel nokta da merhum İpekçi‘ye bu ödülün verilmesinin, uzun yıllar başında bulunduğu Milliyet Gazetesi'nin 50‘nci kuruluş yıldönümüyle aynı günlere rastlamasıydı.

Merhum İpekçi hak ettiğine kuşku olmayan bu sıfattan ayrı olarak IPI‘nın ‘‘Başkan Yardımcısı’’ sıfatıyla da bu kuruluşta hizmet vermişti.

IPI‘da esasen, ta kurulduğu tarihten bu yana bir Türk üye her zaman bulundu. Bu üyelik özellikle Türk basınının baskı altında olduğu yıllarda örneğin Demokrat Parti döneminde, askeri yönetim dönemlerinde çok önemliydi. Çünkü bu sayede IPI Türk basının durumunu yakından izleyebiliyor ve tepkisini derhal ortaya koyabiliyordu.

Nitekim IPI yönetiminde son sekiz yıldır -bir bakıma- Türkiye‘yi temsil eden Metin Toker‘in süresi bitti ve onun yerine Hürriyet‘in İcra Kurulu Üyesi Vuslat Doğan Sabancı seçildi.

Amerikalılar lafa başlarken ‘‘iyi haber’’ ve ‘‘kötü haber’’ ayrımı yapmayı severler. Biz de o geleneğe uyarak verdiğimiz iyi haberlere karşılık bir de kötü haber verelim:

Bu konferans organizasyon bakımından tek kelimeyle berbattı.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI