Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Oktay Ekşi: İnönü Havalimanı

Oktay EKŞİ

EBEDİYETE uğurladığımız son devlet adamı olan İsmet İnönü'nün aramızdan ayrılmasından beri, demek ki tam 27 yıl geçmiş...

İsmet İnönü önemliydi, büyüktü, ama yeterince şanslı değildi. Hayattayken hep tartışıldı. Çoğu kez hakkı yendi. En insafsız iftiralara hedef oldu. Ama 89 yıllık ömrünün her saniyesini, ülkesine ve ulusuna hizmet için kullandı.

Gelecek vaat eden parlak bir subaydı. O yüzden mesleğinin daha ilk yıllarında rütbesiyle kıyaslanmayacak derecede yüksek sorumluluklar üstlendi. Nitekim 1907 yılında Bulgarlarla bir sınır ihtilafını çözmek için yapılan görüşmelerde onu tanıyan Bulgar generali Velçeff, ayrılırlarken Mustafa İsmet efendiye, ‘‘Yüzbaşı efendi, bir gün vatanınız sizinle iftihar edecektir’’ demek gereğini duydu.

İlginçtir... İsmet İnönü ile ihtilaflı olanlar bile, onunla ilişkilerini hemen her zaman ‘‘iftiharla’’ anlatırlardı. Çünkü en çetin kavgalarını bile karşı tarafa ders verecek dikkat ve itina ile yapmaya özen gösterirdi.

İnönü bir devrimci değildi. Ama devrimin ve devrimcinin en fazla ihtiyaç duyacağı insandı. Bu nedenle o Atatürk'ün, Atatürk ise onun şansıydı. Doğrusunu söylemek gerekirse ikisi birlikte Türk ulusunun şansı idiler.

Tarihin ona verdiği görev, devrimleri korumak, yerleştirmek ve yaşatmaktı. Bu görevini bihakkın yaptı. Daha da ileri gitti:

Büyük Atatürk'ün özleyip de yapamadığını yani demokratik rejime geçişi o gerçekleştirdi.

Kusuru affeder ama namussuzları affetmezdi.

Yobazlara, hainlere ve devleti soymaya kalkanlara (bunlara o tarihte aferist denirdi) göz açtırmazdı.

Büyük Atatürk'e kızanlarla hırsızların hedefi her zaman o oldu. Bu kavga hiç bitmedi. Bazı karşıtları Demokrat Parti'ye sığındılar. Akla gelmedik iftira kampanyaları açtılar. Hiçbirinden yılmadı. Tam tersine, kendisini hedef alan her iddianın sorumluluğunu tereddütsüz üstlendi. Çünkü tüm yaşamının, her an hesap verebilecek şekilde temiz olmasına her zaman dikkat etmişti. Nitekim 27 senelik bir ihtilal ve iktidar döneminden sonra 1950 seçimlerinde yenik düşünce bu temiz geçmişi sayesinde gözünü kırpmadan muhalefet görevini üstlendi.

Uzun sayılacak ömrüne birkaç ömür dolduracak hizmetler sığdırdığı halde insanların kadirbilir olmayabileceğinden kuşku duyuyormuş gibi zaman zaman ‘‘Beni hatırlayınız’’ derdi.

İnönü'nün yakın siyasi mücadele arkadaşlarından, CHP eski Samsun Milletvekili İlyas Kılıç -belki de bu nedenle- bir öneri ortaya attı:

Türkiye'nin en büyük havalimanına Atatürk adını verdik. İstanbul'da yeni yapılmakta olana Sabiha Gökçen Havalimanı diyeceğiz. İzmir'de Adnan Menderes, Isparta'da Süleyman Demirel Havalimanı var. Ankara'daki Esenboğa'nın adı da, İsmet İnönü Havalimanı olarak değiştirilse, ulusumuza ve Ankara'ya yakışmaz mı?

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI