Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Oktay Ekşi: Hedef çeteler mi, basın mı?

Oktay EKŞİ

Hükümet yasa çıkarma işine hızlı girdi. Bundan doğrusu memnunuz. Yalnız bir endişemiz var:

Bazı tasarılar yeterince kamuoyunda tartışılmadan yasalaşacakmış gibi görünüyor. Örneğin kamuoyunda ‘‘çetelerle mücadele’’ amaçlı olarak bilinen kanun tasarısını inceleyince altından çapanoğlu çıktı.

Niçin öyle dediğimizi aşağıda anlatacağız. Ona gelmeden bir kere daha vurgulayalım ki çetelerle savaş amaçlı bir yasanın çıkmasına yürekten taraftarız. Çünkü yıllardır bozulan devlet mekanizmasını tekrar kurallara göre işler hale getirmek için bunun şart olduğuna inanıyoruz.

Yalnız ister ‘‘çetelerle’’ olsun ister onlardan bin beteriyle... Bir devlet eğer hukuk devleti olarak anılmak istiyorsa, hiçbir mücadelesinde -ve ugulamasında- hukuktan ayrılamaz. İnsanların temel hak ve özgürlüklerinin özüne dokunamaz.

Oysa çetelerle mücadele yasa tasarısı, yetkili yargıçtan karar almak kaydıyla devlete, kuşku duyulan -o kuşku pek entipüften bir gerekçeye dayalı da olabilir- herkesin, aklınıza gelebilecek her halini izleme, gözetleme, kayda geçirme (örneğin video bandına alma) yetkisini veriyor.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu tür konularda sabıkalı olmasa, dersiniz ki ‘‘Ne zararı var? Tasarı, ortada bir suç yoksa tüm o kayıtların usulünce imha edilmesini de emrediyor.’’

Oysa hepimiz biliriz ki orada öyle der ama, imha edildi sandığınız malzemenin bir sureti on sene sonra karşınıza çıkmış.

O nedenle bu yetkiyi kullanacak devletin önce kendi sicilini temiz hale getirmesi, kamuoyunun güvenini kazanması yani o yetkiyi kullanmaya layık olduğuna kamuoyunu inandırması, yetkiyi sonra istemesi gerekir. Yahut da yetki sınırını şimdi dar tutar, ehil hale gelince de gerisini ister.

İkincisi daha az mühim değil:

Sanki yasalarımızda gazeteciler için hapis cezası düzenleyen hüküm pek az imiş -örneğin Türkiye, dünyada en çok gazeteci hapseden ülke olarak her yerde kınanmıyormuş- gibi, tasarıya ‘‘çetelerin eylemlerini, amaçlarını, hedeflerini, bu çetelerin yıldırma gücünü artırmak amacıyla, yazılı, sesli veya görsel yayın araçlarıyla yayımlayan’’lara yani gazetecilere 2 ila 4 yıla kadar ağır hapis cezası konulmuş.

Ayrıca söz konusu basın organına veya gazeteciye en az 1, en çok 5 milyar TL. para cezası verilecek ve basın organının faaliyetleri de 1 günden 3 güne kadar ‘‘durdurulacak’’mış.

Gerekçede ‘‘haberler bu kapsama girmez’’ deniyor ama uygulamada onu siz külahıma anlatın... Savcı davayı açar ve ‘‘haber’’ de bal gibi girer.

Bu tasarıyı hangi bürokrat hazırladıysa, ‘‘görevini yapan gazeteciyi’’ hapse atmak için formüller arayacağına, kendisi gibi görevini yanlış yapan veya yapmayan bürokratları hapse atacak hükümler getirse, eminiz devletin çetelerle savaşı çok daha başarılı ve kolay olur.



X

YAZARIN DİĞER YAZILARI