Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Oktay Ekşi: Ağca'ya özgürlük...

Oktay EKŞİ

MERHUM meslektaşımız Abdi İpekçi'yi öldürmek suçundan idama mahkûm edilen Mehmet Ali Ağca'nın da artık Meclis'e sunulmuş olan ‘‘af’’ yasasından yararlanacağını biliyor muydunuz?

İpekçi ailesinin avukatı Turgut Kazan bu noktaya dikkat çekiyor ve ‘‘Eli kanlı bir katil, tasarlayarak adam öldüren bir katil, şartlı salıverilir mi? (...) Şimdi Ağca şartlı salıverilecekmiş. (...) Gözün aydın Türkiye, bir de mehdimiz olacak’’ diyerek isyan ediyor.

Sadece Mehmet Ali Ağca'nın bu yasadan yararlanıp serbest kalması ihtimali bile, yapılan yanlışın büyüklüğünü göstermeye yeter.

Gerçi, Oral Çelik'in ‘‘Türkiye seninle gurur duyuyor’’ tezahüratıyla karşılandığı, bir spor kulübüne başkan seçildiği bir ülkede Mehmet Ali Ağca serbest kalmış, ne zarar var diyebilirsiniz?

Hatta meslektaşı bir hanım avukata ‘‘Yasalara göre mahkemeye türbanla giremeyeceğini’’ söyledi diye İzzet Kıraç isimli bir meczup tarafından, isteyerek, tasarlanarak öldürülen Gümüşhane Baro Başkanı Ali Günday'ın ‘‘bu devletin değerlerine sahip çıkarak enayilik ettiğini’’ de söyleyebilirsiniz.

Çünkü bu yasa sayesinde İzzet Kıraç da serbest kalacak ve ‘‘Şeriat uğruna acaba hangi káfiri öldürsem de cennetlik olsam?’’ diye ortalıkta canına kıyılacak bir Atatürkçü arayacaktır.

Böyle bir yasa Sayın Rahşan Ecevit'i nasıl memnun ediyor, itiraf edelim ki anlamakta zorlanıyoruz. Çünkü bu işin özü bile bozuk. O kadar bozuk ki, topluma bu yasanın getireceği zerre kadar huzur yok. Ama toplumsal huzuru temelinden dinamitleyeceği kesin.

Gerçi bu yasadan memnun olacaklar da yok değil. Örneğin, MHP'lilerin gönlünü hoş etmek için işkenceci polisleri, DSP'lilerin gönlünü hoş etmek için Eşber Yağmurdereli'yi, Fazilet Partililerin gönlünü hoş etmek için Necmettin Erbakan'ı affetmek mümkün. Ama herkes biliyor ki bunun sonu yok.

Dahası... Uzmanların dikkat çektiği bir nokta var:

Bu yasa teknik olarak ‘‘af’’ değil. Bildiğiniz gibi ‘‘şartlı salıverme’’ esasına dayalı. Eğer af olsa Meclis istediği suçluyu affa layık görür, istemediğini görmez. Ama ‘‘şartlı salıverme’’ olunca, hele bunda ‘‘ilgilinin arzusuna bakmaksızın’’ salınacağı hükmünü koyunca siz ‘‘hırsızlar şartla salıverilsin ama, ırza geçme suçluları kalsın’’ diyemezsiniz.

Derseniz, Anayasa'nın ‘‘eşitlik’’ ilkesine aykırı davranmış olursunuz. Onu da -aynen basın yoluyla işlenen suçlarla ilgili olarak işlemleri 3 yıl süreyle ertelemeyi emreden yasa olayındaki gibi- Anayasa Mahkemesi iptal eder ve herkesi bu haktan yararlandırır.

O zaman ne anlamı kalır sizin, ‘‘şunu affettik, ama ötekilerini affetmedik’’ demeye... Çünkü iti, uğursuzu, rüşvetçisi, ırz düşmanı, kısaca sizin ne kadar af kapsamı içine almamaya çalıştığınız suçlu varsa hepsi bundan yararlanır.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI