Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Oktan Ekşi: Mollaların işi zor...

Oktay EKŞİ

İran'dan ilginç haberler geliyor: İran Şahı Rıza Pehlevi zamanında özgürlüğe susayan ve ‘‘O gitsin de kim gelirse gelsin’’ diyerek Ayetullah Humeyni'yi başa geçiren İran halkı (özellikle kadınlar ile gençler) nihayet seslerini çıkarma aşamasına geldiler.

Aslını ararsanız 1979 Şubatı'ndan yani Humeyni'nin yönetime el koymasından hemen sonra İranlılar ‘‘devrim’’ adına başlarına nasıl bir karanlığın çöktüğünü görmüşlerdi ama, kımıldayacak, en ufak itiraz sesi çıkartacak ne güçleri vardı, ne de örgütleri...

Örgütleri ihtimal şimdi de yok... Ama ‘‘saçının telini gösterirsen suç’’, ‘‘ruj sürersen suç’’, ‘‘nişanlının elini tutarak yolda yürürsen suç’’, ‘‘tek başına başka bir şehre gidersen suç’’, ‘‘alkol alırsan suç’’, ‘‘etek uzunluğu topuktan yukarıda elbise giyersen suç’’, ‘‘siyahtan başka renkte çarşaf giyersen suç’’, ‘‘(kadın veya genç kız olarak) bisiklete binersen suç.’’

Böyle bir İran'da yaşayan 64 milyon insanın bir gün ‘‘Yeter be!’’ deyip isyan etmesinden tabii ne olabilir?

İranlı öğrenciler işte bu infiali dile getirmeye çalışıyorlar. Yoksa olayların sahnede görünen kısmı, yani Selam isimli gazetenin kapatılması, İran Meclisi'nden basınla ilgili ‘‘ifade özgürlüğünü daha da sınırlandırıcı’’ (bazılarına göre sansür getirici) bir yasanın geçmiş olması bize kalırsa işte o infialin dışa yansımasından ibaret...

Tahran Üniversitesi'nde başlayan protesto eylemlerinin öteki üniversitelere de sıçraması, Tahran Üniversitesi Rektörü'nün ve 16 fakülte dekanının öğrencileri destekleme amacıyla istifa etmeleri, infialin yaygınlığını gösteriyor.

İran'daki en üst otorite olan ve Humeyni'nin çizgisinden katiyen ayrılmayan Ayetullah Hamaney'in, aslında öğrencilere ve onların zihniyetine karşı bir tutum içinde olmasına rağmen dün öğrencilere sempati ifade eden bir mesaj yayınlamak zorunluğunu duyması, hareketin büyüklüğünden Molla'ların korktuğunu göstermektedir.

Nitekim öğrencilere ödün vermek için Tahran Üniversitesi'nin yatakhanelerini basan güvenlik güçlerinin iki yöneticisinin görevlerinden alındığı bildirilmektedir.

Ancak öğrenciler, verilen bu ödünlere aldanmamalıdırlar. Çünkü Humeyni zihniyetinin temsilcileri, öğrencilere ve özellikle özgürlük isteyen kesimlere verilecek en küçük ödünün bir sonrakini getireceğini ve Humeyni devrimini tarihe gömeceğini görecek kadar deneyimlidirler.

Deneyimlidirler ama halka özgürlük vermedikleri takdirde onları bekleyen akıbet, ötekinden iyi değildir.



X

YAZARIN DİĞER YAZILARI