Spor Haberleri

« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Ojeli devrim

Türkiye ilk defa olimpiyatlarda kadın voleybol ve basketbol branşlarında temsil edilecek.

Celal DEMİRBİLEK
SON GÜNCELLEME

Tarihte ilk defa bir olimpiyat kafilesinde kadın sporcularımız, erkeklerden fazla olacak. Tüm olimpiyatlarda toplam kadın sporcu sayımız 70 olurken, sadece bu yıl Londra’da 59 kadın ay yıldızı temsil edecek.

BİR söz vardır... “Olimpiyatlarda madalya kazanmak zordur, katılmak çok önemlidir” diye... Yıllarca Türk sporunda olimpiyatlara katılımda hep sayısal çoğunluk erkeklerdeydi. Ama tarihte ilk kez kadınlar, erkekleri ‘sollamayı’ başardı. Şu ana kadar 105 sporcumuzun mücadele etmeye hak kazandığı Londra Olimpiyatları’na 59 kadın, 46 erkek sporcumuz katılmak için vize aldı.

Periler, Ankara’da kanatlandı

ASLINDA bir noktada, Türk sporunda Londra 2012 öncesi ‘ojeli devrim’ yaşandı. Sporumuzda ojeli parmaklar tarih yazarken, bunun merkezi bir nevi başkent Ankara oldu. Önce voleybolda Filenin Sultanları, birkaç gün sonra da basketbolda Potanın Perileri, olimpiyat vizelerini alarak, Türk sporunda bir ilki gerçekleştirdi.

‘Tarihi cebimizden çıkardık’

2008 Pekin Olimpiyatları’na kadar toplam 713 erkek ve sadece 70 kadınla temsil edilen Türk sporunda 2012 Olimpiyatları öncesi ‘kadın hakimiyeti’ kendini gösterdi. Tam 59 sporcuyla, neredeyse tüm tarihimiz boyunca olimpiyata katılan toplam kadın sporcu sayısına ulaştık. Ve adeta ‘koskoca tarihi, bir olimpiyatta cebimizden çıkardık’.

Rekorun da rekoru kırıldı

ÜLKEMİZ 2004 yılında Atina’da düzenlenen olimpiyatlarda 21 kadın sporcu ile mücadele ederek bir rekor kırmıştı. 2008 Pekin Olimpiyatları’nda kadın sporcu sayımız 1 düşerek 20’ye geriledi. 27 Temmuz’da başlayip 12 Ağustos’ta bitecek Londra Olimpiyatları beraberinde ‘rekorun da rekoru’ kırıldı. En yüksek seviyeye çıktığında dahi 21 olan kadın sporcu sayımız, şu ana kadar 59’a yükseldi ve muhteşem bir rekora imza atıldı.

Az yatırımla büyük başarı

BASKETBOLDA, erkek sporculara yapılan yatırımın kadın sporculardan daha fazla olduğu bir gerçekti. Ülkemizde kadın basketbolu, popülaritesi, yatırımı açısından her zaman erkeklerin çok gerisindeydi. Son 7 yılda üç ABD’liyi ‘Türk kızı’ yaptık. Astronomik rakamların konuşulduğu erkek basketbolunda milli takımlara yaklaşık 15 milyon dolar bir yatırım yapılırken, kadın basketbolcularımız bu paranın yarısı ile bu tarihi yazdılar.

‘En çok branşta katılan’ ülkeyiz

Voleybol ve basketbolda kadın sporcularımızın elde etmeyi başardığı üstün sonuçların yanı sıra, ülke olarak da Londra Olimpiyatları’nda bu sene tarih yazdık. Öyle ki, 2012 Londra Olimpiyatları’nda yapılacak yarışmalar 26 ayrı branşta gerçekleşecekken, Türkiye tam 16 branşta katılım göstererek, ‘en çok branşta Olimpiyata katılan’ ülke unvanını elinde bulunduruyor. Ay-yıldız en çok atletizm branşında 27 sporcuyla (8 erkek, 19 kadın atlet) temsil edilecek. İşte tüm branşlarda sporcularımızın dağılımı...

Millilerin yıldızı ABD’li Ayşe

Quanitra Hollingsworth, 18 günde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı yapılıp milli takıma kazandırıldı. Şimdi arkadaşları ona ‘Ayşe’ diye sesleniyor.

AMERİKA Birleşik Devletleri’nde 1988 senesinde dünyaya geldi Quanitsa Hollingsworth... İleride WNBA yıldızı olacağını o zamanlar kimse bilemezdi. Hollingsworth, çok iyi bir pivot oldu. Bunda 1.96’lık boyunu büyük payı vardı ama yeteneği de Allah vergisiydi...

WNBA tecrübesi

Ancak bu yıldızın Potanın Perileri’ne kazandırılması çok daha ilginç bir hikayeyi içerisinde barındıyor. 2009-2010 sezonunda Minnesota Lynx forması giyen ‘Q’ lakaplı Hollingsworth’ün, 2011’de New York Liberty’ye transferi gerçekleşti. Tam bir yıllık yakın bir takip sonrası ülkemize getirildi. 18 gün içerisinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı yapılıp, milli takıma kazandırıldı.

Hollingsworth’ü bir yıl boyunca yakın izlemeye alan Ceyhun Yıldızoğlu onun için, “Bu oyuncu ile birlikte 5-6 sporcuyu da gözlem altına almıştık. Kendisini Türk yapıp ay yıldızlı formayı temsil edeceğinden ötürü bazı kriterler aradık. Milli takımın bütünlüğünü bozmayacak, formayı taşıyabilecek karakterde olup olmadığı ve ahlaki kişiliğini araştırıp bir rapor hazırladık. Tam not çıkınca da devşirdik” diyor.

15 yaşında üniversitede

Takım arkadaşları ‘Ayşe’ adını taktıkları ABD’li Hollingsworth için, “Çok zeki bir kız. 15 yaşında üniversiteye girmiş, matematikçi. Sayılarla uğraşmayı çok seviyor. 1.5 aydır birlikte çalışıyoruz. Yeni formasına çok çabuk alıştı. Arkadaşlık bağları çok kuvvetli” dediler.

‘Biz büyük bir aileyiz’

Sultanların başarılarında pay sahibi olan Voleybol Federas-yonu Başkanı Ünal Karabıyık, başarının sırrını açıkladı.

VOLEYBOL Federasyonu Başkanı Erol Ünal Karabıyık, basketbol ve voleybolda kadınlarımızın yakaladığı başarıyı şu sözlerle değerlendirdi; “Uyum, istikrar, istek, ekibin hedefine inanmasıdır. Bir yıldan bu yana aile havasını yakaladık. Voleybol Fede-rasyonu olarak erkek ve kadın voleybol milli takımlarımıza bu temelleri atarken bir ayrım yapmadık. 5’er milyon TL’lik yatırım sonucu başarılara ulaştık. Devamı da gelecek.”

Başarılı bir nesil

TÜRKİYE Basketbol Federasyonu (TBF) Asbaşkanı ve Merkez Hakem Kurulu Başkanı Metin Şahin, A Milli Kadın Takımı’nın Türkiye’nin gurur duyacağı bir sonuç aldığını belirterek, “Çok uzun emek ve süreç sonrasında bu noktaya gelindi” dedi. Şahin, “Ciddi yatırımlar ve federasyonun kararlı politikası sonrasında bu sonuçlar alındı. Gerçekten de son yılların en üst düzey oyuncularının bir araya geldiği dönemi yaşıyoruz. Bütün bunlar bir araya gelince de iyi bir organizasyonla başarı geliyor”dedi.

Şaziye İvegin: ‘Performansımız hep arttı’

Şaziye İvegin (Milli oyuncu): “Başarı 2005 sonrasına dayanıyor. Avrupa Şampiyonaları’na giderken hep elemeler oynardık. Daha sonra hiçbir elemeye katılmadan Avrupa Şampiyonaları’nı oynadık. Her şampiyonada bir üst kademeye çıktık. Artan bir performansla buraya geldik.”

Nevriye Yılmaz: ‘Türkiye tarihinde bir ilk’

Nevriye Yılmaz (Milli oyuncu): “Türkiye tarihinde ilk kez erkekleri geçtik. Mutluyuz, ben de bunun bir parçası olduğum ve kaptanlığı yaptığım için mutluyum. Herkes çok büyük emek ortaya koydu. Kampta elenen arkadaşlarımız oldu. Onların da gerçekten bu başarıda büyük katkıları vardı.”

Jülide Sonat: ‘Yatırımların eseri’

Basketbol Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Jülide Sonat: “Bugünlere 1997’de yapılan yatırımlarla gelindi. Önceleri bizden iyi olan ülkeleri kademe kademe geçmeyi hedefledik ve başardık. Avrupa liglerinde oynamak tecrübemizi artırdı. Avrupa ikinciliğimiz bize olimpiyat kapısını araladı.”

Canan Erdoğan: Kısa sürede büyük iş

Kadın Basketbol Takımı Menajeri Canan Erdoğan: “Başarı büyük yatırımların eseri. Elemelerle katıldığımız Avrupa Şampiyonaları’na, direkt gittik. Avrupalılar 1930’larda kadın basketbolunu kurarken, 2000’li yıllarda bu arenaya çıktık. Çok kısa sürede büyük iş başardık.”

 

 


Bunları da Beğenebilirsiniz
İlişkili Haberler