"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Oğuz Aral’ı anarak

TÜRK karikatürünün ustası Oğuz Aral’ı yeniden anmamızı sağlayan sergiyi gezdim.

Karikatürlerine yeniden bakarken, onun sanatın çeşitli alanlarındaki üstün yeteneklerini düşündüm.
Yakından tanıdığım Oğuz Aral, düşüncesini yalnız çizgiye aktarmazdı.
Müzikten de anlardı, iyi bir mizah yazarıydı, sahne tasarımcısıydı, tiyatrocuydu.
Türk karikatüründe başka ustalar da vardır ama o Gırgır gibi bir efsane dergiyi yarattı, bir karikatürcü kuşağı yetiştirdi.
Serginin adı:
Gerekli Taramalar! Ailesine Kalanların İzlerinden Oğuz Aral Sergisi.
Serginin küratörlüğünü Turgut Yüksel üstlenmiş.
Şirin de bir sergi kitapçığı hazırlamışlar.

OĞUZ ARAL’ın karikatürlerine bakarken, o zamanın Gırgır’ında yayınlanan karikatürlere göz atarken, zamanın siyasetçilerinin bugüne göre çok daha hoşgörülü olduğu kanısına vardım.
Sanırım sergiyi gezen herkes bu karşılaştırmayı yapacak ve bu sonuca varacaktır.
Süleyman Demirel’in öyle karikatürlerini gördüm ki, bugün hiçbir siyasetçinin buna tahammül edeceğini sanmıyorum.
Oğuz Aral’la yaşamının son yıllarında birlikteydik.
Uzun yıllar süren tanışıklığımız burada yeniden canlandı.
Bir kitabının önsözünü de bana yazdırmıştı.
Sergiyi gezin, ama kitapçığı da mutlaka okumak gerekiyor.
Çünkü burada yaşamöyküsünün yanı sıra, değişik alanlardaki çalışmaları da yazıyla ve fotoğraflarla sunuluyor.
Seyit Ali Aral’ın yazdığı yaşamöyküsü, onun yaratıcı serüvenlerini içeriyor.
Bu biyografi bir sanatçının, sanat dışı, siyaset içi çektiklerinin yeniden anımsatılmasıdır.
Okudukça darbelerle, baskılarla geçen sanatçının ömrünün her kuşakta aynı olduğunu da göreceksiniz.

HUYSUZ İHTİYAR başlığı altındaki yazılarına başladığında ona söylediğim ilk söz şu oldu:
“Yahu çocukluğundan beri seni tanırım, gençliğinde böyleydin.”
Bir sanatçı, elbette huysuz olacaktır, aslında bizim ülkemizde titizlikle huysuzluk eşanlamlı olarak kullanılır.
Arada bir yemeğe çağırırdı, kendi yaptığı yemekleri ikram ederdi.
Kitapçıktaki en güzel fotoğraf da şu:
Dolma dolduran Oğuz.
Resim altı şöyle: “Huysuz ve ihtiyarken dolma dolduruyor.”

TOPHANE-İ AMİRE’deki sergi, 31 Mayıs günü kapanıyor.
Programınızı ona göre yapın.
X