Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Öğretmenler Günü

BUGÜN Öğretmenler Günü ama ben öğretmenlerin “Öğretmenler Günü”nü kutlamayacağım, kutlayamayacağım! Türkiye’nin YÖK Başkanı, oğlunun matematik öğretmeninin matematik bilmediğini düşünüyorsa öğretmenlerin özel günü kutlanamaz!

* * *


“Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Yusuf Ziya Özcan, öğretmenlerin kalitesinin yükseltilmesi gerektiğini belirtirken ilginç bir örnek verdi. Özcan, ‘Oğlumun öğretmeninin çok iyi matematik bildiğinden emin değilim’ dedi.


Türkiye Yazarlar Birliği’nin 16. Dönem Yazar Okulu açılış dersini veren Özcan, YÖK’ün çalışmalarını anlattı. Mesleki eğitimi geliştirmek adına iki önemli adım attıklarına işaret eden Özcan, teknoloji üniversitelerinin kurulmasına ilişkin kararın Bakanlar Kurulu’nda imzalandığını söyledi.


Öğretmenlerin kalitesini yükseltme adına çalışma yaptıklarını dile getiren YÖK Başkanı, ilginç bir örnek verdi: ‘Oğlumun öğretmeninin çok iyi matematik bildiğinden emin değilim. Ben arada sırada bakıyorum mesela bizim zamanımızdan daha niteliksiz hocalar sistemde öğretmenlik yapıyor. Maalesef. Onun için çocuklar başarı gösteremiyor. Seviyeleri tamamen düştü’.” (Gazeteler, 15.11.09)]


* * *


Cumhuriyet ve devrimleriyle barışık olmayan Türkiye Yazarlar Birliği’nde konuşan Başkan’a güvenmek ve inanmak son derece güç. Öğretmenlerin kalitesini yükseltmek niyetinde ve azminde (!) olan YÖK Başkanı bunun için ne yaptı? İmam hatip mezunlarının canlarının çektiği fakülteye girebilmelerini sağlamak için ulusal eğitimin temel direği Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nu rafa kaldırdı. Bundan böyle imam hatip liseleri genel lise haline gelecek ve laik eğitim ve öğretimin cenaze namazı kılınacak. Bunu yapan kim? Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan! Şimdi kalkmış bize ortaöğrenimin kalitesini yükseltmek için öğretmenlerin kalitesinin yükseltilmesi gerektiğini söylüyor. Ancak Başkan’ın bu işi nasıl yapacağını bilemiyoruz. Acaba bütün eğitim sistemini İslamileştirerek mi başaracak bu işi? Galiba öyle!


* * *


İlkokulu 1943-1948 yılları arasında okudum. Mersin’in Kayatepe İlkokulu’nda Cumhuriyet’in gerçek öğretmenlerini tanıdım. Ardından Mersin Lisesi’nde okudum. Neredeyse hepsi gerçek üniversite profesörü düzeyindeydiler. İstanbul’un, Ankara’nınkileri saymıyorum, o yılların Adana, Mersin, Afyon, Erzurum, İzmir Atatürk liseleri sanki birer üniversite idiler. Çünkü öğretmenlerin hepsi özel amaçlı Gazi Eğitim Enstitüsü’nden, İstanbul Yüksek Öğretmen Okulu’ndan, Dil-Tarih-Coğrafya Fakültesi’nden mezun olmuştular. Sadece öğretmen olmak üzere yetiştirilmişlerdi.


Önce, CHP’nin tek parti iktidarının son yıllarında kolu kanadı kırılan Köy Enstitüleri Demokrat Parti iktidarı tarafından tamamen kapatıldı. Öğretmen Okulları özel amaçlarını yitirdi. Sonra bütün Eğitim Enstitüleri ve Yüksek Öğretmen Okulları kapatıldı. Kapatılan okullar Cumhuriyet Devrimi’nin özel amaçlı yatılı okullarıydı.


* * *


Ulusal eğitimin düzeyi, Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığı’nın, USIAD’ın (ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı) denetimine girmesinden sonra bozulmuştur. ABD’de olduğu gibi Türkiye’de de ülke için gereken kadro yetiştiriliyor. Gerisinin canı cehenneme! 

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI