Gündem Haberleri

    Öğrencilere hastalık riskli su içirmişler

    Nesrin COŞKUN/İZMİR, (DHA)
    28.02.2006 - 12:33 | Son Güncelleme:

    İzmir'de yatılı bölge okulu, meslek ve anadolu liselerinde okuyan yüzlerce öğrenci ile öğretmenlerine bile bile, ‘hemokromatozis’ denilen ‘demir depolama hastalığı’na yol açabilecek demir oranı yüksek su içirildiği ortaya çıktı.

    Seferihisar Kaymakamı Orhan Şefik Güldibi, Vali Oğuz Kağan Köksal'a bir uyarı yazısı göndererek, öğrenci ve eğitimcilerin sağlığının risk altında olduğunu söyledi, eğitim kampusundaki artezyen kuyusundan sağlanan içme suyunun ‘acilen’ Seferihisar su şebekesine bağlanmasını önerdi.

    Seferihisar'a 1.5 kilometre uzaklıktaki İMKB Yatılı İlköğretim Bölge Okulu 14 Şubat 2000 tarihinde eğitim öğretim açıldı. 450 öğrencili yatılı okulun yer aldığı alan eğitim kampusu haline getirildi, 2003- 2004 öğretim yılında İMKB Endüstri Meslek Lisesi açıldı. Asil Nadir Lisesi'ndeki süper lise bölümü Seferihisar Anadolu Lisesi'ne dönüştürüldü. Ayrı binası olmayan Anadolu Lisesi öğrencileri bu öğretim yılı başından itibaren İMKB Endüstri Meslek Lisesi'nde öğrenim görmeye başladı. Eğitim kampusundaki öğrenci sayısı 680'ye yükseldi. Öğretmen ve idarecilerinin kaldığı lojmanlardaki 24 dairede 100 kişinin ikamet ettiği belirtilirken, kampusun su ihtiyacının ilk günden itibaren açılan artezyenle karşılandığı kaydedildi.

    Kampusun içme suyu ihtiyacını karşılayan artezyenin Seferihisar'a su sağlamak amacıyla açıldığı, ancak yapılan tahlil sonucu demir oranının yüksek bulunması üzerine hiç kullanılmadığı, devre dışı bırakıldığı ortaya çıktı. Ancak, demir oranının yüksek çıkması yüzünden Seferihisar için hiç kullanılmamış olan artezyen kuyusunun, 2000 yılından bu yana öğrenci ve eğitimcilerin içme suyu ihtiyacında kullanıldığı saptandı.

    O tarihten itibaren kampusun sağlıklı suya kavuşturulması için çeşitli girişimlerde bulunulduğu, ancak bugüne kadar sonuç alınamadığı belirtildi. Kampusun Düzce Köyü sınırları içinde olması, mücavir alan dışında kalması yüzünden Seferihisar Belediyesi'nin olaya fazla müdahil olamadığını ve sorunun çözülmediğini belirten eğitimcilerden biri, “Müdürler, valiler değişiyor bizim suyumuz değişmiyor. Sudaki demir oranının yüksek olduğunu biliyoruz, duyuyoruz ama elimizden bir şey gelmiyor” diye dert yandı.

    KAYMAKAM ALARM VERDİ

    Öte yandan 450'si öğrenci 550 kişinin gece gündüz 24 saat yaşadığı kampusun bir türlü sağlıklı suya kavuşturulamaması üzerine Seferihisar Kaymakamı Orhan Şefik Güldibi ‘alarm’ verdi. Güldibi, İzmir Valiliği'ni yazıyla uyarıp, öğrencilerin ve eğitimcilerin sudaki demir oranının yüksek olması yüzünden sağlıklarının risk altında olduğunu söyledi. Güldibi, bu durumun giderilebilmesinin ancak içme suyunun ‘acilen’ Seferihisar su şebekesine bağlanmasıyla mümkün olacağını kaydetti.

    Yıllardır dillendirilen ama bir türlü çözüm bulunmayan su sorununa ilçeye üç ay önce atanan Kaymakam Güldibi el koydu. Güldibi'nin öğrenci ve eğitimcilerin sağlıklarının risk altında olduğunu belirten uyarı yazısı etkili oldu.

    İSTEĞİMİZ 2 KİLOMETRE UZAKTAKİ ŞEBEKEYE BAĞLANMAK’

    Sorunu ilettiği Vali Köksal'ın hemen girişimde bulunduğunu belirten Kaymakam Güldibi, şöyle konuştu:

    “Çocuklarımızın sağlıklarına, onların iyi koşullarda yetişmelerine büyük özen gösteriyoruz. Ama bu olay çok üzücü. Kanla ilgili bazı hastalıklara yol açabilir. İçme suyu olarak takviyeler yapılıyor ama kullanma suyunda bile olmaması gerekir. Bizim isteğimiz 2 kilometre uzaklıktaki şebekeye bağlanmak, çok uzak değil. İlçemiz de büyükşehir sınırlarına girdi. Sayın Valimize durumu ilettik. Kendisi hemen ilgilendi, gelişmeler oldu. Büyükşehir Belediyesi söz verdi. Ancak şimdi havaların yağmurlu olması yüzünden çalışma yapılamayacağı söylendi, bize de makul geldi. 15- 20 gün sonra çamur kalkınca su şehir şebekesine bağlanacak.”

    Öte yandan Kaymakam Güldibi'nin dikkat çektiği ‘sağlık riski’nin, ‘hemokromatozis’ denilen ‘demir depolama hastalığı’ olduğu anlaşıldı. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Prof. Dr. Sema Aydoğdu, fazla alınan demirin sadece kanda değil karaciğer, pankreasta da birikerek, ‘Demir depolama hastalığı’na ya da diğer adıyla ‘hemokromatozis’e yol açtığını söyledi.

    HASTALIKLARA DAVETİYE

    Demirin karaciğer, pankreas gibi organlarda birikmesiyle bu organların fonksiyonunu bozduğunu belirten Prof. Dr. Aydoğdu, şunları söyledi:

    “Organların fonksiyonunu bozar, bu insanı öldürmez ama süründürür. daha risklisi ise kalp yetmezliğine yol açmasıdır ki bu insanı öldürebilir, insanın yaşam süresini kısaltır. Türk toplumu olarak bu hastalıktan yana şanslıyız, bizde görülmüyor. Çünkü toplum olarak fazla et tüketmiyoruz. Ayrıca çok tahıl tükettiğimiz için tahılların içinde bulunan bazı maddeler demir emilimini azaltıyor. Yapılan araştırmalarda bizde bu hastalığa yol açan gen yok. Ancak içme suyunda yüksek oranda demir bulunduğu ve bunun tüketildiği söyleniyorsa, bu riske karşı kişilerin vücut demir depolarıyla ilgili tetkiklerinin yapılması gerekir.”
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı