Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

ÖĞRENCİ ÖĞRETMENİNİ UNUTMAZ

Ankara Valisi Alâaddin Yüksel, Mamak’taki Ege İlkokulu’nu ziyaret etti.

Okula katkı veren, başta Türkiye Genç İşadamları Derneği olmak üzere, sivil toplum kuruluşlarına plaketler verildi.
Okul Aile Birliği, öğretmenler, il ve ilçe yöneticileri, herkes oradaydı.
Öğretmen ve öğrencilerin gözleri ışıldıyor, içinde bulundukları durumdan memnun görünüyorlardı.
Belli ki, bu okulu farklı kılan bir durum vardı.
Bir kuruma, ‘özveri’ ve ‘insan sevdası’ girmişse, orada farklı şeyler, beklenmedik sonuçlar almak mümkün olabiliyor.
Ailelerin çocuklarına ek destek veremeyeceğini gören okul müdürü ve öğretmenler, bir uygulama başlatmışlar.
Öğretmenler, toplanmış, kurul kararı almışlar.
Öğretmen, dersi bittiği halde, hatta bazılarının küçük çocukları olmasına rağmen; son zil çalar çalmaz evinin yolunu tutmamış.
Öğleden sonra, sokaklarda zaman geçirmesi muhtemel çocukları, boş bir sınıfa almış; dersin dışında, hem sınavlara hazırlamak, hem de başarıyı artırmak amacıyla kurs vermeye başlamışlar. Hiçbir ücret almadan, yüksünmeden, gönüllü olarak.
Özverili ve işini aşka dönüştüren öğretmenler bununla da yetinmemişler, çocukları evlerinde konuk etmeye başlamışlar.
Ailelerden de izin alarak, insan sevdalısı üç-dört öğretmen, kendi evinde, üç-beş çocuğu, hafta sonları, yatılı olarak misafir etmeye başlamış.
Burası çok önemli.
İnsanların kendi çocuklarıyla bile yeterince ilgilenemediği, akşamları bir araya gelemediği bir çağda oluyor bunlar.
Öğretmen, tatil gününde, üç-beş öğrencisini alıyor, yemeğini yapıyor, dersini çalıştırıyor, ilgileniyor, sohbet ediyor; yataklarını hazırlıyor, yatırıyor, uyutuyor; sabah olunca kahvaltısını hazırlıyor, seviyor, bağrına basıyor, yeniden ders çalıştırıyor ve evine bırakıyor.
Böylesini, yakın zamanda duymamıştım.
Belli ki, hiçbirimizin duymadığı, daha ne fedakârlıklar yaşanıyor.
Bu öğretmenlerin, eşleri, çocukları da var.
Belirttiğim gibi, içinde, çok küçük yaşta çocuğu bulunan anne-öğretmenler var.
Hiçbirisinin eşi, bu duruma itiraz etmiyor, destek veriyor.
Çocukların geleceği gün, öğretmenlerin evlerinde tatlı bir telaş; bir mutluluk atmosferi yaşanıyor.
Mamak Ege İlkokulu’nda bunlar olurken, çocukların tutum ve davranışlarında, başarılarında belirgin bir iyileşme başlıyor.
Aileler, çocuklarının gördüğü bu ilgi ve fedakârlık karşısında; okula, öğretmene karşı derin bir saygıyla yaklaşmaya başlıyorlar.
Onlar da çocuklarının ne kadar değerli ve ne kadar başarılı olabileceklerinin farkına varıyorlar.
Öğretmenler, sadece çocukları değil, aslında aileleri, okulun çevresini, herkesi eğitiyorlar.
Aslına bakılırsa hepimize, mazeret yerine çözüm üretmenin ve fedakârlıkta sınır tanımamanın kodlarını veriyorlar.
Toplumun huzuruna, esenliğine ciddi katkı veriyor bu öğretmenler.
Öyle mütevazılar ki, yaptıklarını anlatmaya da pek istekli görünmüyorlar.
Hazırladıkları sunumda, bunların sözünü bile etmediler.
Sadece, TÜGİAD ve öteki sivil toplum kuruluşlarının desteği sırasında, elinde süpürge, eşofmanlı öğretmenlerin bahçeyi, koridorları nasıl büyük bir istekle temizlediklerinin fotoğrafıydı gösterdikleri.
Bunları öğrenince düşündüm: Evinde konuk olduğu, ağırlandığı öğretmenini; bu çocuklar bir ömür, hiç unuturlar mı?


AYYILDIZ ANADOLU LİSESİNİN İLKESİ: İNSAN, OKUR

 
Pursaklar Ayyıldız Anadolu Lisesi’nde, resim ve proje sergisinin açılışına katıldım.
Açılışlardan sonra, çoğunluğunu öğrencilerin oluşturduğu Ayyıldız ailesiyle, edebiyat sohbeti yaptık.
Edebiyatçı ve Müdür Başyardımcısı Ahmet Cemil Bedir yaptığı sunumda; okulun temel ilkelerinden birisinin ‘İnsan, okur’ olduğunu söyledi.
Bu cümleden çok etkilendiğimi belirtmeliyim.
Bu ilkeyi öğretmenler, idareciler, veliler öyle bir benimsemişler ki, Ayyıldız Anadolu Lisesi, Ankara’nın en çok kitap okuyan okullarından birisi olmuş.
Öğrenciler edebiyata, düşünceye, şiire gönül vermişler.
Yalnızlığın, bireyselliğin, iletişimsizliğin insanların yüreğini kasıp kavurduğu bir dünyada; öğrenciler yerli ve yabancı klasiklerden alıntılar yaparak ‘bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?’ diye sorular soruyorlar.
Geliştirdikleri ve sergiledikleri projelerle, fen alanında; üniversite sınavlarındaki başarılarıyla, yüksek öğrenime hazırlıkta; resim alanındaki yetenekleriyle, hayâllerini zenginleştirmede; edebiyatın şiirsel damarlarındaki yüksek duygu ürünleriyle, gönül dünyalarının doruklarında; başarılı ve üretken bir profil çiziyorlar.

X
YAZARIN DİĞER YAZILARI