Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Öğrenci affı genişliyor mu?

    Ankara
    14.02.2005 - 13:44 | Son Güncelleme: 14.02.2005 - 13:44

    Eğitim Komisyonu'nundan iki farklı teklif: İlki 2000'yılından, ikincisi ise 1980'den sonra üniversiteden atılanlara af getiriyor.

    Çarşamba günü Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda görüşülecek yüksek eğitimdeki öğrenci affının kapsamı genişleyebilir. Eğitim Komisyonu iki farklı teklif gönderdi. İlki 2000'yılından sonra, ikincisi ise 1980'den sonra Üniversiteden ilişiği kesilen öğrencilere af getiriyor.

    TBMM Milli Eğitim Komsiyonu Başkanı Tayyar Altıkulaç’ın, Üniversitelerarası Kurul’da (ÜAK) görüşülmek üzere AKP’li milletvekillerinin verdiği öğrenci affına ilişkin teklifin yanı sıra, DYP’li Ümmet Kandoğan’ın affın 1980 yılından bu yana ilişiği kesilen tüm öğrencileri kapsamasını öngören teklifini de gönderdiği belirlendi.

    Altıkulaç’ın Kurul’a kapsadığı zaman dilimleri birbirinden farklı iki teklifi de göndermesi, hükümetin teklifinin Meclis’te görüşülmesi sırasında ciddi değişiklikler olabileceği, af tarihinin 1980’e kadar çekilebileceği şeklinde yorumlandı.

    Gündüz: Öğrenci affını 2000 öncesine çekmeye gerek yok

    AK Parti Grup Başkanvekili İrfan Gündüz, öğrenci affını 2000 yılı öncesine çekmeye gerek olmadığını söyledi.

    AK Parti içinde bazı milletvekillerinin affın 1980 sonrasını kapsayacak şekilde genişletilmesini istediğinin hatırlatılması üzerine Gündüz, DYP Denizli Milletvekili Ümmet Kandoğan ile İstanbul Bağımsız Milletvekili Emin Şirin'in tekliflerinin bu şekilde geniş olduğunu, ancak kendilerinin verdiği teklifin 2000 yılı sonrasını kapsadığını ifade etti.

    Öğrenci affının son olarak 2000 yılında çıkarıldığını hatırlatan Gündüz, “ Bu yüzden yeni bir değişikliğe gerek yok. Ama 2000 yılında çıkan aftan yararlanmayanlar dahil edilebilir. 2000 öncesine çekmenin anlamı kalmaz” dedi.

    İrfan Gündüz, kişisel olarak genel affa ve öğrenci affına karşı olduğunu, ancak ekonomik krizler ve yaşanan olağanüstü durumlar nedeniyle bu konuda yoğun bir talep geldiğini kaydetti. “Kaliteli eğitim reformuna ihtiyacımız var” diyen Gündüz, Türkiye'de üniversiteye girmenin zor ama mezun olmanın kolay, dünyadaki uygulamanın ise bunun tam tersi olduğunu vurguladı.

    Gündüz, “Seçim ve af lafı, topluma mal olduktan sonra önü  alınamıyor. Bu konuda da kamuoyu oluşmuş, büyük beklenti var. Sistem daha çağdaş hale getirilirse buna gerek kalmaz” dedi.

    Hükümetin yasa teklifi 2000-2001 öğretim yılından itibaren üniversiteyle ilişiği kesilen öğrencileri kapsarken, Kandoğan’ın teklifi 1980 yılından itibaren ilişiği kesilen tüm öğrencileri kapsıyor. Altıkulaç’ın, kapsadığı öğrenci sayısı bakımından birbirinden çok farklı olan iki yasa teklifini göndermesi rektörler arasında "iktidar teklifin TBMM’de görüşmeleri sırasında önergelerle affın 1980 yılına kadar genişletilebileceği" görüşünün oluşmasına neden oldu.

    ÜAK DA 1980’E GÖRE GÖRÜŞ AÇIKLADI

    ÜAK Başkanı Prof. Dr. İsmet Vildan Alptekin başkanlığında YÖK’te gerçekleştirilen ve YÖK Başkanı Teziç’in de katıldığı toplantının ardından yapılan yazılı açıklamada da rektörlerin Ümmet Kandoğan’ın teklifini kıstas aldığı görüldü.

    "Son 25 yılda" ifadesinin dikkat çektiği ÜAK açıklaması şöyleydi:

    Yüksek öğretim kurumlarımızın, son 25 yılda, Türk gençliğine yararlı olmak amacıyla tüm kuralları yerine getirerek ve anayasal eşitliği gözeterek titizlikle uyguladıkları eğitim öğretim çabaları bu yasa tasarısı ile yok sayılmaktadır. Bu güne kadar kamuoyunda ’öğrenci affı’ diye bilinen bu nitelikteki kanunların gençlerimize yarar getirmediği, üniversitelerde yürütülmekte olan eğitime büyük bir yük getirdiği ve vicdanlardaki eşitlik ilkesini ciddi olarak zedelediği görülmüştür. Türk yüksek öğretim sistemi bugünkü durumuyla, geçmiş 25 yılda yüksek öğretim kurumlarıyla ilişkisi kesilmiş milyonlarca öğrenciyi yeniden üniversitelere alma imkanına kesin olarak sahip değildir. Böyle bir girişimin, bir taraftan büyük güçlüklerle sürdürülen eğitimi işlemez hale getireceği bir taraftanda başarılı öğrenciyi cezalandırma sonucunu doğurabilecek bu kanunun konusu açısından da hukuka ve kamu yararına aykırı olması sebebiyle geçerli şekilde savunulması mümkün olmayan bir tasarruf olduğu kamuoyuna duyurulur.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı