Spor Haberleri

« Hürriyet.com.tr
MENÜ

“Oğlum uğurlu geldi, olimpiyatlara gidiyorum”

Atıcılık trap kategorisinde Türkiye'yi 2012 Londra Olimpiyatları'nda temsil edecek olan Nihan Kantarcı, evlilik ve doğum yapması nedeniyle ara verdiği spora dönüşünde, olimpiyat vizesi alarak önemli bir başarıya imza attı.

A.A.
SON GÜNCELLEME
Atıcılık sporuna 1997 yılında başlayan, aynı yıl Balkan Gençler Şampiyonası'nda 2. olarak ilk uluslararası derecesini elde eden Kantarcı, 2011 yılında Gençler Dünya Şampiyonası'nda ikinci, 2002 yılında da Avrupa Gençler Şampiyonası'nda aynı dereceyle gümüş madalya kazandı.

Daha sonra büyükler kategorisinde yarışmaya başlayan Kantarcı, 2007 yılında evlilik nedeniyle spora ara verdi. Evlendikten 1 yıl sonra hamile kalan, doğum sonrası çocuğuna bakmak için sporu bırakan Kantarcı, 2010 yılında yeniden atıcılığa başladı.

Kantarcı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, atıcılığa ikinci kez başladıktan sonra yoğun bir antrenman temposu içine girdiğini, kısa sürede kendisini toparlayarak yeniden milli takıma seçildiğini söyledi.
Spora yeniden başladıktan kısa bir süre sonra 2011 yılında Avusturya'da yapılan Dünya Kupası'nda 5. olarak 2012 Londra Olimpiyatları'na katılma vizesi aldığını belirten Kantarcı, ilk olimpiyat vizesi alan Türk bayan atıcı unvanını da ele geçirdiğini, kendisinden kısa bir süre sonra da skeet kategorisinde Çiğdem Özyaman'ın olimpiyat vizesi aldığını kaydetti.


Kantarcı, oğlu Sarp'ın doğumunun kendisine uğurlu geldiğini vurgulayarak, “Hamilelik ve doğum yapmak vücudu ve hücreleri yenilenen kadınlara olumlu yansıyor. Ben de bunu olimpiyat vizesi alarak görmüş oldum. Oğlum uğurlu geldi, 2012 Londra Olimpiyatları'na gidiyorum. Orada da hedefim üst sıralar ve madalya” dedi.

Londra'da kendisini çok zorlu rakiplerin beklediğini ifade eden Kantarcı, “17 Üst düzey sporcuyla yarışacağım, Hedefim şeref kürsüsüne çıkmak ama madalyanın rengi konusunda bir şey söyleyemem. Umarım altın olur ama olimpiyatlarda madalya kazanmak bile çok önemli. İlk olimpiyat vizesi alan bayan atıcı olarak 'ilk olimpiyat madalyası kazanan Türk bayan atıcı' da olmak istiyorum” diye konuştu.

Kantarcı, olimpiyatlar için İstanbul'da haftada 4 gün hem teknik hem kondisyon hem de mental antrenman yaptıklarını söyledi.

Reflekslerin gelişimi için masa tenisi

Atıcılığın çok güçlü odaklanma ve refleks gerektirdiğini vurgulayan Kantarcı, bunun için çok özel antrenman programları uyguladıklarını bildirdi.

Teknik, kondisyon ve mental çalışmalar için ayrı ayrı uzmanlarla çalıştıklarını belirten Kantarcı, “Normal atıcılık antrenmanlarımızın yanı sıra reflekslerimizin gelişmesi için kamplarda bol bol masa tenisi oynuyoruz. Masa tenisinin çok faydasını görüyoruz. Masa tenisi topunun da bizim parçaladığımız plaklar gibi turuncu renkte olmasını tercih ediyoruz” diye konuştu.

Kantarcı, atıcılığın diğer spor branşlarından farklı olduğunu, rakibi değil sadece kendi atışlarını düşündüklerini anlatarak, bu nedenle konsantrasyonlarını sürekle üst seviyede tutmaları gerektiğini belirtti.

Atıcılık trap kategorisinde normal yarışlarda bir sporcunun 75 atış gerçekleştirdiğine dikkati çeken Kantarcı, “Her atışta bir sporcuya iki fişek kullanma hakkı veriliyor. İki fişekle plakı vurmak gerekiyor. Benim şu ana kadar ki rekorum 75 atışta 71 plak. Dünya rekoru da yanılmıyorsam 75 atışta 75 plak. Ancak Londra Olimpiyatları'nda derece alabilmem için 70 plakın üzerine çıkmam gerek” dedi.

Bunları da Beğenebilirsiniz
İlişkili Haberler