Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Oğlum, Ankara ve kazana düşen basketbolcü

Geçen hafta Omo’nun iki senedir Türkiye’nin çeşitli illerini dolaşarak gerçekleştirdiği Omo Spor Şenliği’ne oğlumla beraber gittik.

Şenlik Ankara’daydı ve Mehmet Okur da olacaktı! Bütün bu verileri bir araya getirince, Sinan’ın artık iş gezilerine başlaması gerektiğine karar verdim.

Son zamanlarda geçirdiğim en eğlenceli hafta sonuydu. Öncelikle Sinan’ın havaalanı, uçak ve otel keyfi müthişti. Çocuk seviyor böyle şeyleri. Otel odasında dolabı açıp, mini barın kendisi için özel hazırlandığını sanarak ‘Anneee benim odamda içecekler vaaar!’ diye tavana vurdu.

Sinan her şey için sabırsızlanıyordu: Şenlik alanına gitmek için, kazana düşen basketbolcü ile tanışmak ve günlerdir hazırlandığı sorusunu sormak için, Anıtkabir’i görmek için... (Anıtkabir gezisi pazar günü olduğu için program sırasına göre yazdım!)

Şenlik alanına gittiğimizde oğlum dumura uğradı ve içine kapanan bir istiridyeye dönüştü. Oyunların ve gösterilerin coşkunluğu bana oğlumu geri getirdi ama yine de oyunlara katılması için 2 gün, 8 gösteri ve yaklaşık 10 kişinin özel teşviki gerekti!!!

Mehmet Okur’un geldiği an, zaten mutlulukları zirvede olan çocukların halini unutamıyorum. Hepsi çıldırmış gibiydi. Benimki o sırada elinde fotoğraf makinesi resim çekmeye çalışıyordu! (Eee, iş gezisi bu!) Onları kuliste bir araya getirdiğimde benimki yine kilitlendi. Sarılıp sırıtmakla yetindi. Sorusunu sormadı tabii ki!

İki günümüz şenlikte geçti. Yapmayı planladığımız pek çok şeyi şenlik keyfi ile sallamak durumunda kaldım. Ama oğlanın aldığı keyfi gördükçe -ya da benim aldığım mı desem-, kendi ihtiyaçlarımı gidermeyi iptal etmek durumunda kaldım. Ankara’nın en güzel cafe ve lokantalarının keşfi, Cumhuriyet dönemi binalarının gezilmesi gibi... Neyse ki oğlumu yakalayıp öpmeyi beceren yegane insanlardan olan İclal Aydın bizi güzel bir yere götürdü de, bir haftalık tatlı kontenjanımı doldurdum.

Pazar günü Anıtkabir heyecanı ile uyandık. Gerçekten insanın tüylerini ürperten müthiş bir yer olan Anıtkabir’i Sinan büyük bir olgunlukla gezdi. Savaşlardan görüntülerin sahnelendiği, hem resim hem de objelerle kurulan ve savaş sesleriyle güçlendirilen bölüm epey ilgisini çekti. Çıkarken çocuklar için ayrılan deftere yarım yamalak adını yazdı, tarihi attı; hatıra olarak da boy cetveli ve Atatürk’ün ilkelerinin yazılı olduğu küp oyuncaktan aldık.

İlkokula başladıktan sonra onu tekrar getirmeyi planlıyorum. Özellikle de nöbet değişimini görmek için. Doğrusunu isterseniz Anıtkabir’i görmek için Ankara’ya gidecek bir sebep beklememek gerekiyor. Sadece bunun için oraya gitmek lazım.


Omo Spor Şenlikleri bugün ve yarın İçerenköy Carrefour’da düzenleniyor. Yarın saat 14.00-18.30 arası Mehmet Okur da orada olacak. Lütfen çocuklarınızla gidin. Onları oyunlara yazdırın. Action Team ve Jako’nun gösterilerini kaçırmayın.

Sonsuz soru-cevap dönemine hoşgeldiniz

Geçmiş olsun, zor bir dönem olan iki yaş sendromu dönemini atlatmak üzeresiniz. Gerçi bazı bebeklerde bu süreç biraz uzar ve dengesiz, olumsuz ve asi tutumları bir süre daha devam eder. İki yaş sendromu bitiyor ama bundan sonra da bayağı uzun sürecek bir başka dönem başlıyor. Çocuğunuz artık her türlü konuda sorular sormaya başlayacak. Hatta bunların çoğu birbirini takip eden şekilde zincileme sorular olabilir.

HAREKET ÇOK DENGE AZ

İki buçuk yaşında bir çocuğun dengesi tam olarak oturmamış, kas ve motor mekanizması gelişmesi tamamlanmamıştır. Ama tüm hareketlerinde becerilerinin arttığını gözlemleyebilirsiniz. Merdivenden yukarı rahat çıkar ve biraz daha dikkatle inebilir. Koşması da rahatlamıştır. Daha az düşer ve düz ileri koşabilir.

3 ELİ KALEM TUTAN BEBEKLER

Kalemi de artık daha iyi tutmaya ve birtakım şekiller çizmeye çalışır. Yaptıkları daha çok karalama şeklindedir ama bu karalamalar onun için önemlidir. Çizdikleri arasında bir uyumu fark edebilirsiniz. Renk kullanımından da ayrı bir zevk alır. Artık kaşığı rahatça kullanıyor durumdadır. Çatal kullanmaya da başlayabilir.

3 KREŞE YOLLAYABİLİRSİNİZ

Çocuğunuz bu dönemde kreşe gitmeye başlayabilir. Çocuğumu uzun saatler yalnız bırakacağım diye endişelenmenize gerek yok. Orada kuracağı arkadaşlıkların, tuvalet eğitiminden tek başına yemek yemeye kadar pek çok konuda katkısı olacaktır. Sadece yarım gün veya günde birkaç saat veya haftada birkaç gün olarak yollayabilirsiniz.

3 BOYUNDAN BÜYÜK OYUNCAK TUTKUSU

Büyük oyuncaklarla oynamak hoşuna gider. Onları rahatlıkla itip çekebilir. Bu zamanda en çok zevk alacağı şeylerden biri de üç tekerlekli bisiklet ve bu tip oyuncaklardır. Onlara binip evin içinde bile bütün gün onlarla dolaşabilirler. Bu yaştaki çocuklar çok hareketlidir. Oyun oynayan diğer çocukları merakla izler ve oyunlarına da katılır. Paylaşmayı öğrenebilmesi için seçeceğiniz oyunlarda buna dikkat edin. Çok parçalı oyuncak setleri de bu yaşlar için çok uygundur. Çiftlik, hastane, itfaiye, marangoz, doktor gibi setler çok ilgisini çeker.

3 ‘RESİMLERİNE BAKIYORDUM’

Resimli kitaplara bakmak onlar için çok eğlencelidir. Resimlerdeki detaylar çok ilgilerini çeker ve onlara çok takılırlar. Dolayısı ile bu yaşta onlara bol bol ve içinde güzel ve dolu dolu resimlerin olduğu kitaplar almalısınız. Kitapları sadece ona okumakla kalmamalı, çocuğunuzun tek başına incelemesi için fırsat vermelisiniz.

3 KEKELERSE KORKMAYIN

Bu dönemde çocuğunuz arada kekeleyebilir. Özellikle heyecanlandığında ya da bir şeye büyük bir istek duyduğunda kelime ya da hece tekrarı yapabilir. İlk aşamada bu sizi endişelendirmesin. Zamanla geçecektir.

3 İKİ YAŞ SENDROMU BİTİYOR

Pek çok olumlu gelişmenin yanı sıra bu dönem çocuğunun öfke krizleri devam edebilir. Bu esnada dikkatini başka yöne çekmek biraz zordur. Bir yandan bağımsız olup otorite kurmaya çalışır, bir yandan da bir yetişkinin onayını ister.

3 ZİNCİRLEME SORU DÖNEMİ

Bu yaştaki çocuğun hayal gücü de artmaya başlar ve soru sorma dönemi başlar. Pek çok soru sorar ve bu sorular bazen zincirleme birbirine bağlı konularda olur. O yüzden cevap verirken bir sonraki sonunun size ne getirebileceğini düşünmenizde fayda var.

3 ONAYLANMAK İSTER

Çabalarını ve olumlu hareketleri desteklemeniz bu dönemde onun için çok önemlidir. Hatalarını görmezlikten gelip küçük başarılarını mutlaka övün. Onunla birlikte oynamaya da devam edin.

3 UYKUSU BÖLÜNEBİLİR

Bu yaştaki çocuğunuz geceleri sık sık uyanabilir. Uyandığı belli bir saat varsa, uyanmadan biraz önce yanına gidip uyandığında sizi yanında bulmasını ve kendini güvende hissetmesini sağlayabilirsiniz.

3 RAKAMLARLA TANIŞTIRIN

Bu çocuk öğrendiği kavramları genişletme çabasındadır. Artık adını, soyadını bilebilir. Bu zamanlarda ona pek çok şey öğretmeye başlayabilirsiniz. Örneğin onu rakamlarla tanıştırıp sayı saymayı. Sayıları pek çok yerde oyun olarak da kullanabilirsiniz. Örneğin sokakta gezerken gördüklerinizi birikte sayabilirsiniz.

TUVALET EĞİTİMİ İÇİN EN UYGUN DÖNEM

Çocuğunuz artık konuştuğu ve ihtiyaçlarını dile getirebildiği için tuvalet eğitimi için gerekli eğitime başlayabilirsiniz. Ama onu asla zorlamamalısınız. Kreşe gidiyorsa çevresindeki büyüklerden görerek bezden kurtulmayı kendisi de isteyebilir. Bu durumda işiniz çok daha kolay. Geceleri arada tuvalete götürmek iyi olur. Yattıktan birkaç saat sonra, mesela siz yatmadan tuvalete kaldırabilirsiniz.

ANNEMİN KÖŞESİ

Annemden mesaj var


Bu kadar da olmaz artık! Size annemden gelen bir yazıyı iletiyorum. Almamız gereken mesajlar sanırım içinde...

‘Şimdi bana kaybolan yıllarımı verseler; bir meslek vaat etseler:

Sadece Elle ya da Vogue gibi bir derginin editörü olmak isterdim. Belki Vogue’daki Anna Wintour kadar ya da Cosmopolitan’daki Helen Gurley Brown ya Mirabella’daki Mirabella Grace gibi olamazdım ama... Kendimce bunu yapmayı çok isterdim! O kadınların ışıltılı hayatları beni pek bir cezbediyor!

Bu mesajı niye yazdım bilmiyorum. İçimden geldi, yazdım. Sanırım ana ve kız, ikimizin de yazma dürtüsü çok güçlü. Bendeki artmakta üstelik. Acaba roman yazmaya mı başlasam?

Elimdeki malzemeleri toplasam Danielle Steel gibi kitap yaratırım!’
X