"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Ofluoğlu’nu o fotoğrafla hatırlayacağım

MÜCAP OFLUOĞLU da artık anılarımızda, belleğimizde yaşayacak. En iyi oyunları gözümüzden silinmeyecek. Benim hiç unutmayacağım fotoğrafı hangisi, tahmin edebilir misiniz?

Tiyatroya uygulanan baskıya karşı duranların, tiyatronun özgürlüğünü savunan tiyatro dünyasının genç ve yaşlı insanların arasında doksanını aştığı halde yüreği hâlâ tiyatro için çarpan Mücap Ofluoğlu’nun, onlarca genç tiyatrocu arasındaki fotoğrafı ve söyledikleri...

Şanslı seyircilerden biriyim. Onu Edmond Rostand’dan Sabri Esat Siyavuşgil’in manzum çevirisi Cyrano de Bergerac’ta da gördüm, Shakespeare’in Hamlet’indeki Polonius rolünde. Bir tiyatro ustasının yaşamını öğrenmeden, onun doruğa çıkış öyküsünü bilmeden, onu tanımanın mümkün olacağını sanmıyorum. Silinmiş Alkışlar İçinde* kitabını okursanız, yalnız Mücap Ofluoğlu’nun yaşamını öğrenmezsiniz, Türk tiyatrosunun tarihi konusunda da başka yerde bulamayacağınız bilgiler edinirsiniz.

Yaşamının özetini dile getiren cümleler: “Bugün bile düşünüyorum da, annemin yüreği, babamın babasının ve annesinin çocukluğumu koruyan, sarmalayan sevgileri olmasaydı ne olurdu? Bir başka yönden bakalım; aktör olmak serüvenci olmak demektir bir bakıma. Bu serüven renkli renksiz çizgiler içinde, ağlamalı gülmeli, yaşam boyu sürer. Benim serüvenim, tüm sevgilere karşın, yalnızlığımın burukluğu içinde 6 yaşımda başladı. Her şey olmak istiyordum. Yalnızca sahnede her şey olabilirsiniz.”

Otuza yakın filmde rol almasına rağmen onun tutkusu tiyatroydu: “Şöyle düşünüyorum hep. Yönetmeni ve teknolojisiyle oyuncu sinemada bir araç, tiyatroda ise baş tacıdır bence. İşte benim için buydu tiyatro.”

* * *
  
MUHSİN ERTUĞRUL ile tanıştıktan sonra, oynadığı en zor rolün sahnede heykel olarak durmak oluğunu anılarında anlatıyor.

Bir yandan borsada çalışacaksınız, bir yandan da iyi bir oyuncu olacaksınız. Dönemin meşakkatli günleri, başarının zorluğu konusunda örneklerle dolu. Tiyatro dünyasından anılar, bize hem ortamı hem de tiyatro insanlarını tanıtıyor. En önemlilerinden biri Cahide Sonku için yazdıkları.

Hepimizin yaşamı garipliklerle, çelişkilerle doludur. Mücap Ofluoğlu da bu kuralın dışında değil. Hayvan borsasında 150 lira maaşlı memur, aynı zamanda Marko Paşa’nın sorumlu yazıişleri müdürü. Marko Paşa kapanınca, öbür işinden de ayrılmak zorunda kalıyor. Tek gelir kaynağı dublaj. Bir gün Sabahattin Ali’ye rica ediyor, Ferdi Tayfur’a göndersin diye. Sabahattin Ali de bir mektup yazıyor, zarfı kapatıyor ve seni mutlaka alır, diyor. Mücap Ofluoğlu’nu mektubu okur okumaz işe alıyor. Bir gün mektubu okurken neden güldüğünü Ferdi Tayfur’a sorduğunda şu cevabı alıyor: “Sabahattin Ali yamandır, her ciddi işin eğlenceli bir yanını bulur, seni de bana, ‘kabiliyetli ve istismara müsaittir’ diye tanıtıyordu” der. Çevirmen Filiz Karabey Ofluoğlu’ndan da söz etmek gerekir. 31 Temmuz 1962’de evleniyorlar. Ancak ölüm ayırıyor onları...

Mücap Ofluoğlu’nun yayımlanan kitaplarını da saymalı:

Fotoğraftaki Çocuk, Bir Avuç Alkış, Aynada, Ağlamakla Gülmek Arasında, Dünya Bir Sahnedir, Suya Yazı Yazanlar. Nehir söyleşinin sonunda oynadığı ve yönettiği oyunların listesi de yer alıyor. Mücap Ofluoğlu Filmografisi de sinemaya verdiği emekleri gösteriyor. Kitabın en sonunda mektuplar ve şiirler var.

IŞIKLAR içinde yatsın.

* * *

Silinmiş Alkışlar İçinde - Mücap Ofluoğlu Kitabı, Söyleşi: Nuri Dikeç, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.

 

X