"Dr.Başak Demiriz" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Dr.Başak Demiriz" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Dr.Başak Demiriz

Öfke patlaması

Öfke patlamalarınızın sebebi sıcak havalar olabilir. Sıcak havalar, insanların sadece beden değil ruh sağlığını da olumsuz etkileyebiliyor. Öte yandan sinirli veya kızgın olmanın altında sıcaklardan başka birçok fizyolojik veya psikolojik neden yatabilir.

Danışan: Çok çabuk sinirlenen, bağırıp çağıran bir insan oldum ve bundan çok utanıyorum. Kontrolümü birden kaybediyorum ve hiç istemediğim gibi davranıyorum. Sonra çok pişman oluyorum ama iş işten geçmiş oluyor, karşımdakini kırmış oluyorum.
Dr. Başak: Ne zamandır bu problemi yaşıyorsunuz?
Danışan: Maalesef kolay sinirlenen bir yapım var ama son zamanlarda daha tahammülsüz oldum galiba. Etrafımdakilere daha çok bağırıyorum. Zaten size gelmemi de eşim istedi. ‘Bu bağırmalarına artık bir çare bul yoksa ben gidiyorum’ diye beni tehdit etti. Aslında onun beni tehdit etmesine gerek yok hatamın farkındayım ama dediğim gibi kontrol edemiyorum. Ama her zaman da ben haksız değilim. Bazen kızgın olmakta çok haklı olduğumu düşünüyorum doğrusu.
Dr. Başak: Kızgın olmaya hepimizin hakkı var. Hayata, kişilere dair doğal olarak hepimizin fikirleri ve beklentileri var ve zaman zaman bu beklentiler karşılanmayabilir. Sıra beklerken önümüze biri geçebilir, trafikte saatlerce sıkışıp kalabiliriz ya da bozuk bir mal satın alabiliriz. Böyle durumlarda kimse sizi kızgın olduğunuz için eleştirmez. Asıl önemli olan kızgınlığınızı nasıl ifade ettiğiniz.

SICAKLAR RUH SAĞLIĞINI OLUMSUZ ETKİLİYOR

Danışan: Benim problemim birden parlamak. Sakin sakin derdimi anlatamıyorum hemen bağırıyorum. Başkasının umursamadığı bir şey beni aşırı öfkelendirebiliyor. Acaba sıcak havalar yüzünden olabilir mi, geçen gün gazetede böyle bir yazı okudum.
Dr. Başak: Evet, çok sıcak havalarda insanların toleransının düştüğü ve daha agresifleştiğini gösteren araştırmalar var. Yani sıcak havalar insanların sadece beden değil ruh sağlığını da olumsuz etkileyebiliyor.
Danışan: Yaşlıların ve kalp rahatsızlığı olanların daha fazla dikkat etmesi gerekiyormuş galiba. Peki ruh sağlığımız nasıl etkileniyor?
Dr. Başak: Bu konuyu inceleyen bilim insanları, agresyon ve sıcak havalar arasındaki bağlantıya değişik faktörlerin neden olabileceğinden söz ediyorlar. Genel olarak, sıcak havanın verdiği rahatsızlık durumu, zaten stresli olan yaşam koşullarıyla baş etmeyi daha da güçleştirebiliyor.
Danışan: Hele dışarıda bir iş peşinde koşturuyorsanız gerçekten çok zor, insan sıcaktan nefes alamıyor, sırılsıklam terliyor, bütün enerjisi eriyip gidiyor.
Dr. Başak: Ayrıca sıcak ortamda uyumak güçleşiyor, tansiyon yükseliyor, kalp atışları artıyor, vücut susuz kalabiliyor, iştah azalabiliyor. Bu gibi faktörlerden dolayı dayanıklılık olumsuz etkileniyor ve kişinin olaylarla ve insanlarla baş etme gücü azalıyor.

SAĞLIK PROBLEMLERİ SİNİRE NEDEN OLABİLİR

Danışan: Sıcaklarda gerçekten tahammül sınırlarım zorlanıyor.
Dr. Başak: Bunun için alınabilecek önlemler var: Mümkün olduğu kadar klimalı ortamlarda bulunmak, su kenarlarına gitmek, sık sık soğuk duş almak, o mümkün değilse yüzü, kolları, boyun etrafını soğuk suyla yıkamak, bol sıvı tüketmek, günün sıcak saatlerinde açık havada bulunmamak, açık renkli, hafif giysiler giymek gibi.
Danışan: Sıcakla daha iyi mücadele etmek lazım yani. Belki o zaman daha az bağırırım insanlara kim bilir.
Dr. Başak: Sinirli veya kızgın olmanın altında sıcaklardan başka birçok fizyolojik veya psikolojik neden yatabilir. Siz de bu nedenleri bilirseniz, sorununuzu çözmek daha kolay olur. Bazı sağlık problemleri örneğin sinire neden olabilir; şeker hastalığı, kansızlık, tiroid problemleri gibi. Bu konuyla ilgili gereken tetkiklerinizi yaptırmış mıydınız?
Danışan: Evet, geçen ay genel ve kapsamlı bir sağlık taraması yaptırmıştım, her şey normal çıkmıştı. Yani arkasına saklanacağım bir sağlık sorunum yok.
Dr. Başak: Öyleyse bir de sinirli olmanın arkasındaki psikolojik nedenlere bakalım...

Sinirli olmanın psikolojik nedenleri

1. Olaylara ve kişilere bakış açısında duyguları baz alarak, duygusal kararlar vermek: Bazı kişiler başkalarının davranışlarını veya sözlerini yanlış algılar, yanlış yorumlarlar ve basit bir olayı bile kendilerine bir tehdit veya saldırı olarak algılarlar. Olayları yorumlamalarında irrasyonel düşünce hakimdir. Kızdıklarında da ‘kızdığıma göre bana haksızlık yaptılar, beni saymadılar, beni küçümsediler’ gibi bir inanç geliştirirler. Oysa, ‘bana haksızlık yaptılar’ şeklinde düşündükleri için kızmışlardır. Düşünce her zaman duygudan önce gelir.
2. Anlamsız veya mantıksız beklentiler: Bazı kişiler kendi standartlarını başkalarının da uyması zorunlu olan değişmez standartlar olarak görürler. Her konuda kendilerine özgü kuralları vardır ve her şeyin kendi istedikleri gibi olmasını beklerler. Kendi standartlarına uymayanlara öfke duyarlar. Oysa hepimizin yaşama dair tercihleri, doğruları, yanlışları farklıdır. Uyulması gereken mutlak kuralları ise yasalar belirler, bizler değil.
3. İnsanları etiketlemek: İnsanları sınıflandırmak ve onlara isimler takmak kızgınlığı kolaylaştırır. Bu etiketler genellikle aşağılayıcı tarzdadır. ‘Cahil,’ ‘beceriksiz,’ ‘aptal,’ ‘işe yaramaz’ gibi etiketler karşımızdakinin diğer özelliklerini görmemizi engeller ve öfkemizi besler.
4. Stres veya yoğun kaygı: Hayatında kaygıları veya stresi olan kişilerin tolerans seviyeleri daha düşük olur. Stres altındayken veya yüksek kaygı varken en ufak bir olay bile büyük bir tehlike veya benliğimize bir tehdit gibi gözükebilir. Ekonomik sıkıntılar yaşayan ailelerde, örneğin, çok fazla stres vardır ve çatışmalar hiç bitmez. Herkes birbirine kızgındır. Yoğun çalışan bir anne veya baba eve geldiğinde çocuklarına kızgın davranır. Bu nedenle kızgınlık problemi yaşayan kişilerin en önce stresle baş etme yöntemlerini öğrenmesi gereklidir.
5. Acısı olan kişiler de kolay sinirlenebilirler. Bu acı fiziksel olabileceği gibi duygusal da olabilir. Acımızla uğraşırken, ayakta kalma mücadelesi içindeyken başkalarına tahammül etmemiz çok güçleşir. Zaten buna ne enerjimiz ne de zamanımız vardır. Böyle durumlarda, kendi başımıza baş etmeye çalışmak yerine, yaşadığımız acıyı paylaşmak ve destek istemek daha doğru bir yoldur.
6. Alkol: Alkol bazı kişileri uyuşturup uysallaştırırken bazı kişileri de sinirli yapar. Alkollüyken bastırılmış bazı duygular veya anılar ortaya çıkarak kızgınlığı tetikleyebilir.
7. Düşük özgüven: Kendilerine güvenmeyen kişiler, başkalarının onlara zarar vereceğini ve bu zarar karşısında kendilerini koruyacak güçte olmadıklarını düşünürler. Bu nedenle, öfke problemi yaşayan kişilerin özgüvenlerini güçlendirmeleri, kendilerini sürekli olarak korumasız ve tehlikede ve tehdit altında görmelerini engelleyecektir.
8. Duyguları saklamak: Çoğu kişi hüzünlüyken, yalnızken veya kaygılıyken bu duygularını ifade etmekte ve paylaşmakta güçlük çeker bu da onların başkalarıyla ilişki kurmalarında sıkıntı yaşamalarına neden olur. İlişki kuramayan kişi kendini yalnız, ihmal edilmiş, anlaşılamamış, haksızlığa uğramış hissedebilir. Bütün bu duygular dünyaya karşı kızgınlığı besler. Hayal kırıklığını, beklentilerini, düşüncelerini söyleyebilen kişiler daha çok destek alabilirler.

NOT: Psikoterapi diyalogları, yaşanmış hikayelerden esinlenerek, psikoterapi sürecinde kullanılan yöntemlere örnek oluşturmak amacıyla yaratılmıştır. İçeriği psikolojideki bilimsel gelişmelere paralel olmakla beraber genel bilgilendirme ve tavsiye niteliğindedir.

X