OECD: Canlanma borçla ve yavaş olacak

Hürriyet Haber
21.11.2001 - 02:22 | Son Güncelleme:

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD), Türkiye ekonomisi ile ilgili yarıyıl raporunu açıkladı. Koalisyon hükümetinin sert kararlar almak zorunda kalacağı belirtilen raporda, ekonominin yavaşça ve borca dayalı olarak canlanabileceği vurgulandı.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD), Türkiye'nin ikiz krizlerin sebep olduğu ekonomik daralmadan ancak yavaş canlanma beklenebileceğini, bunun da borca dayandığını bildirdi.

OECD'nin Türkiye hakkındaki yarıyıl raporunda, hükümetin, maliyetleri kısıp ağır borç yükünün idare etme becerisine olan güveni tesis etmek zorunda olduğu vurgulandı.

ABD'de 11 Eylül'de girişilen terörist saldırıların Türkiye'nin turizm gelirlerini etkileyeceği öne sürülen raporda, Uluslararası Para Fonu (IMF) kredilerinin bu çerçevede çok önemli olacağı belirtildi.

Raporda, bununla birlikte, ‘‘Türkiye'deki üçlü koalisyon hükümetinin ekonomik durgunlukta harcamaları kısmak için sert, sıkı kararlar almak zorunda kalacağına’’ dikkat çekildi.

OECD, Türkiye'nin gayrisafi yurtiçi hasılasının (GSYİH) bu yıl yüzde 7.3 azalacağını, gayrisafi milli hasıla (GSMH) oranını 2002 yılı için yüzde 2.6, 2003 yılı için de yüzde 5.4 düzeyinde artacağı tahmin ediyor. Türk hükümeti ise gayrisafi milli hasılanın (GSMH) bu yıl yüzde 8.5 azalmasını bekliyor.

OECD, Türk Lirası'nın ABD Doları karşısındaki değerinin 2002 yılında reel olarak orta karar artacağını, ancak, 2001 yılı başlarındaki düzeyiyle kıyaslandığında daha ucuz kalacağını öngördü.

‘‘Bu, her ne kadar resmi projeksiyonlardan daha az olsa da, ihracat öncülüğünde büyümeyi sağlayacaktır’’ denilen OECD raporuna göre, Türk hükümeti, ihracattaki büyümenin ekonomiyi 2001 yılı sonlarına doğru beslemeye başlamasını bekliyor.

Türkiye'nin Kasım ve Şubat krizleriyle şişen borç yükünün hallini, Avrupa Birliği (AB) üyeliğini yeniden ekonomik rayına oturtma çabalarının merkezine koyan OECD'nin raporuna göre, Türkiye'nin iç borçlarının GSMY'ye oranını (2001'de yüzde 65 civarına ulaşması bekleniyor) istikrara kavuşturma becerisine güvenin tesisi, programın başarısı için en kritik unsur özelliğini koruyor.

Raporda, Türk hükümetinin, piyasaları borçların kontrol altında olduğuna ikna etmek için borç ödemelerini kapsamayan faiz dışı bütçede artış sağlamak zorunda olduğu belirtildi. OECD'ye göre, bunun Başbakan Bülent Ecevit hükümetinin geçen hafta ilan ettiği türden harcama kesintilerini kapsaması gerekiyor.

OECD'nin Türkiye tahminleri

2001'de gayrisafi yurtiçi hasıla 7.3 azaldıktan sonra 2002'de yazde 2.6, 2003'te ise yüzde 5.4 artacak.

İthalat, 2001'de yüzde 19 daraldıktan sonra, 2002'de yüzde 9, 2003'te yüzde 13 artacak.

İhracat 2001'de yüzde 5, 2002'de yüzde 7 ve 2003'te yüzde 12 artacak.

Tüketici enflasyonu, 2002 sonuna kadar yüzde 37'ye, 2003 sonuna kadar da yüzde 22'ye inecek.

İşsizlik bu yıl yüzde 7.9'u gördükten sonra, 2002'de yüzde 7.6'ya, 2003'te ise yüzde 6.9'a inecek.

Devletin küçülmesi acıtacak

OECD, kamu sektörü ve devlet bünyesindeki personel harcamalarındaki kısıntıların acı verici olabileceğini bildirdi.

Raporda, ‘‘Harcama kısıntılarıyla iddialı mali hedeflere erişme (ve dolayısıyla, programın kredibilitesine (güvenilirliğine) kabiliyeti, programlanandan daha yavaş büyüme şartlarında da belirsizdir’’ denildi. OECD, krizleri müteakiben faiz oranlarının yükselmesi ve Türk lirasının değer kaybetmesinin yüksek enflasyonu sürekli beslediğini, bunun da, ancak yavaşca dizginlenebileceğini bildirdi.
Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı