Eğitim Haberleri

EĞİTİM

    ODTÜ'de ‘giremezsin’ tartışmasına tepki

    AA
    06.09.2013 - 10:34 | Son Güncelleme: 06.09.2013 - 13:44

    ODTÜ Mezunlar Birliği Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Volkan Öztürk, ODTÜ'de başörtülü öğrencilerle diğer öğrenciler arasındaki tartışmayla ilgili açıklama yaptı. Öztürk, “Bütün ODTÜ mezun ve öğrencilerini ifade özgürlüğüne yapılan saldırıları kınamaya çağırıyoruz" dedi.

    Volkan Öztürk, yazılı açıklamasında, ODTÜ Mezunlar Birliği Vakfı (ODTÜ-MEBİVA) olarak son birkaç gündür kayıtlar dolayısıyla üniversitede meydana gelen, basın ve sosyal medyaya da yansıyan olaylar ile ilgili açıklama yapma gereğini duyduğunu belirtti. Okulun bu yılki mezuniyet töreninde açılan "Bu Daha Başlangıç. Mücadeleye Devam" pankartı için ODTÜ Rektörlüğü'nden gereğini yapmasını istediklerini ancak rektörlüğün ise hiçbir şey yapmayarak, ODTÜ'yü kendi malı olarak gören bu küçük azınlık grubunun okulda istediği gibi davranmasına zımnen de olsa izin verdiğini belirten Çelik, şöyle konuştu:
    "Yeni kayıtların yapıldığı bugünlerde ise anayasal haklarını kullanarak kendilerini ifade etmek isteyen öğrencilerin stantları bu gruplarca dağıtılmaktadır. Yasalara uygun bir şekilde kendi anlayışlarına göre kayıt için gelen yeni öğrencilere rehberlik etmek isteyenlere ise şiddet uygulanmaktadır. Rektörümüzün 2013 mezuniyet töreninde yaptığı konuşmada belirttiği 'evrensel anlamda insan hakları ve temel özgürlüklerin güvence altına alındığı, gerçekten çoğulcu bir demokratik ülke' sözünün gereğini yapmasını bekliyoruz. Bütün ODTÜ mezun ve öğrencilerini ifade özgürlüğüne yapılan saldırıları kınamaya çağırıyoruz."

    Cumhurbaşkanı: Eğitim temel haktır

    Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ODTÜ’de başörtülü öğrencilerle yaşanan olaylar hakkında açıklama yaptı. Gül, şunları söyledi:
    “Eğitim, herkesin temel hakkıdır. Temel hak olan bir eğitimi engellemeye de kimsenin gücü yetmez, dolayısıyla bu tartışmalar çok geride kalmıştır. Onun için Türkiye’nin en seçkin üniversitelerinden birisidir ODTÜ. Bu tip davranışlar hem yakışmaz hem de kimsenin gücü yetmez. Bu şekilde herhangi bir öğrenciye fikrinden, düşüncesinden dolayı baskı yapmayalım. Geçmişte kalan meseleler.”

    Diyanet-Sen’den tepki

    Diyanet-Sen Genel Başkanı Mehmet Bayraktutar ise , ODTÜ'de kayıt yaptırmaya gelen başörtülü öğrencilere yönelik sözlü saldırıya tepki gösterdi. Bayraktar, "İlim yuvası olması gereken üniversitelerimizde hala başkasının özgürlüğüne, inancına tahammül edemeyen insanların bulunması bizleri derinden üzmektedir. Bu olay insan haklarına, kadın haklarına, inanç özgürlüğüne, eğitim hakkına yapılan bir saldırıdır" dedi.

    Bayraktutar, yaptığı yazılı açıklamada, uzun yıllar bu ülkede başörtüsünden dolayı binlerce genç kızın üniversite eğitimi alamadığını ya da başörtüsünü çıkarıp öyle okumak zorunda kaldığını belirtti.

    Bayraktutar, çok geç de olsa güvence altına alınan başörtülü kızların eğitim hakkının, ODTÜ gibi ülkenin nadide bir üniversitesinde bazı marjinal gruplar tarafından engellenmeye çalışılmasının kabul edilebilir bir durum olmadığını ifade etti.
    Bu ülkede herkesin eşit olduğunu ve kimsenın kılık kıyafetinden, inancının gereğini yerine getirmesinden dolayı aşağılanamayacağını, bu şekilde bir muameleye tabi tutulamayacağını vurgulayan Bayraktutar, bir üniversite öğrencisinin, binbir emekle üniversiteyi kazanan başka bir öğrenciye sırf başörtülü olmasından dolayı "seni burada görmek istemiyorum" deme hakkı olmadığının altını çizdi.

    “ODTÜ'de yaşanan zorbalığı kınıyoruz"

    Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Vekili Ahmet Özer de yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye'de Gezi olaylarıyla başlatılan ve her fırsatta çıkarılmaya çalışılan kargaşa ve kaosa bilim yuvalarının alet edileceğine daha önce dikkat çekildiğini belirtti.
    ODTÜ'de ortaya çıkan görüntünün toplumu kaygılandırdığını ifade eden Özer, Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğunu, kamuyu yönetmek üzere emanet edilen görevleri kötüye kullananların da başkasının haklarına tecavüz etmeye çalışanların da suç işlediklerini belirtti.
    Eğitim ve öğrenim görme hakkı ile inanç, düşünce ve kanaat özgürlüğünün, gerek insan haklarına ilişkin uluslararası hukuk sözleşmelerinde gerekse anayasada temel hak olarak ifade edildiğini bildiren Özer, hiçkimsenin bu hakkı engelleme imtiyazının bulunmadığını vurguladı.
    Özer, "Kamu kaynağını kullanan, 73 milyon insanın vergileriyle finanse edilen devlet üniversiteleri ne üniversite yöneticilerinin ne personelinin ne de öğrencilerinin malıdır. Kamu üniversiteleri halka aittir. Bu itibarla kimsenin kamu üniversitelerini kendi şahsi malı, ideolojisinin kurtarılmış bölgesi gibi görme ve davranma hakkı yoktur" ifadesini kullandı.
    Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Vekili Özer, saldırıya maruz kalarak kayıt yaptırmaları engellenen, inançlarından ve kılık-kıyafetlerinden dolayı tartaklanan öğrencilere ve velilerine yasal haklarının kullanılması noktasında hukuki destek sağlamaya hazır olduklarını bildirdi.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı