Eğitim Haberleri

    ODTÜ Rektörü: Üniversitede bir baskı söz konusu değil

    DHA
    10.09.2013 - 10:10 | Son Güncelleme:

    ODTÜ Rektörü Acar, üniversite arazisinde yapılması planlanan yol ile ilgili yasal sürecin tamamlanması gerektiğini söyledi. Acar, gerginlik sürerse öğrenciler okula geldiğinde sorun çıkacağını dile getirdi. Ayrıca ODTÜ’deki olayları değerlendirerek, üniversitede herhangi bir baskının söz konusu olmadığını vurguladı.

    ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Acar, CNN Türk’te yayınlanan Ankara Günlüğü programına konuk olarak Gazeteci Hande Fırat’ın gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. ODTÜ’deki yol tartışmalarına ilişkin Ahmet Acar, harita üzerinde açıklama yaparak, “Bu yol sadece ODTÜ’yü ilgilendiren bir yol değil. Bu yol güzergahının yarısından fazlası 100. Yıl ve Çiğdem Mahallelerini ilgilendiriyor. Dolayısıyla bunun muhatabı sadece tartışma konusu olan ODTÜ değil. Yolun 400 metrelik bir kısmı sit alanı. Şu anda bu yolun ODTÜ’den geçmesinin ön koşulu; bu koruma amaçlı imar planının onaylanması. Ortadoğu Teknik Üniversitesi olarak bu yola yasal olarak biz onay vermek zorundayız. Çünkü burada 2007 yılında kabul edilmiş bir yol kararı var. Bu yol kararına uymak zorundayız” dedi.
    Kampüsün ortasından geçmesi planlanan ikinci yol projesini kabul etmediklerini ifade eden Acar, bir diğer yol projesinin ise tünel olarak yapılması yönünde öneri sunduklarını ancak bu önerinin hayata geçmediğini söyledi.

    Yaklaşık 3 bin ağaç etkilenebilir

    Yapılması planlanan yol yüzünden yaklaşık olarak 3 bin kadar ağacın etkileneceğini belirten Acar, “Tünel güzergahına gelmeden. 1980’den beri bu alana ağaç dikmedik. Ancak yaklaşık 3 bin kadar ağacın bundan etkilenmesi söz konusu. Bizim arazimizin içinde. Bu ODTÜ’nün doğu sınırını kapsayan Çiğdem Mahallesi’ne giden yol. Bizim tercihimiz tabiki bunun anlaşma ile bir çözüm bulunarak çözülmesi. Yoksa bu çatışma sürdüğü zaman kaçınılmaz olarak üniversiteyi de içine çekecektir. Zaten şu anda polisle olan çatışmaları da bir şekilde üniversite içine çekilmek isteniyor. Bunu izleyebiliyoruz. Endişelerim var. Kampüsümüzde şu anda çok az öğrenci var. İki hafta sonra kampüste 25 bin öğrenciye ulaştığımız zaman tabi kaçınılmaz olarak bu dalga üniversitenin içinde yayılacak. Dolayısıyla bizim beklentimiz ve doğru bulduğumuz bu çatışmanın danışılarak, tartışılarak bir çözüme ulaşması. Bunun demokratik süreçlerle çözülmesi” diye konuştu.
    Yapılması planlanan yola çevre mahallelerin de tepki gösterdiğini söyleyen Acar, “Dolayısıyla bunun Ortadoğu Teknik Üniversitesi öğrencileri ile polis arasındaki çatışma diye lanse edilmesi doğru değil” dedi.

    Protestocu öğrencilerle konuştuk

    Yol planı ile ilgili olarak yasal sürecin tamamlanması gerektiğini vurgulayan Acar şöyle konuştu:
    “Bu yasal süreç tamamlanmadan Ortadoğu Teknik Üniversitesi arazisinde herhangi bir müdahale olacağını düşünemiyorum bile. Bu gerginlik sürdüğü zaman kampüse öğrenci geldiği zaman bu daha sıkıntılı bir durum haline gelecek. Yönetim olarak olabildiğince çözüm sürecine sokabilmek için çalışıyoruz. Protestocu öğrencilerle de oturup konuştuk, bilgilendirme toplantısı yaptık. Basın açıklaması yaptık. Gezi Parkı olaylarının yansıması devamı ne olur öngermek kolay değil. Ben kendi hesabıma Gezi olaylarındaki sürecin ve ortaya çıkan enerjinin toplumda daha özgürlükçü, daha demokratik kazanımları getiren bir süreç olarak görmek istiyorum. Ben biraz daha şidddet içermeyen ve yaratıcı eleştirel kısmını önemsiyorum.”

    “Biz bu yolu yapacağız”

    Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek de programa canlı telefon bağlantısı ile bağlandı. Gökçek, Rektör Ahmet Acar’ın söylediklerinin yüzde 95’ine katıldığını söyleyerek, “Hocam dedi ki, bu koruma planı bitmeden biz buraya girişi kabul etmeyiz. Kendi açısından son derece haklı. Biz de orayı bekleyeceğimizi ifade ettik. Ama biz bu yolu her halükarda yapacağız. Koruma planı noktasında da herhangi bir endişemiz yok. Çünkü koruma kurullarıyla da devamlı temas halindeyiz onlarla da bu yolun mutlak manada açılmasını istiyor. Şöyle bir tenkitle karşılaşıyoruz. Efendim bugüne kadar niye açmadınız. Nedeni bugün çıkan tartışmaları dün yaşamamaktı” diye konuştu.
    Yol yapımına ilişkin ideolojik yaklaşımların olduğunu söyleyen Gökçek, eylemcilerin yüzde 90’nının dışarıdan geldiğini, çevredeki apartmanlardan bir çoğunun yol projesine destek verdiğini, öğrencilerin ise kiraların artmasından endişe duyduğu için bu gibi eylemlerde bulunduğunu ifade etti.
    Yol yapımı sırasında kesilen her ağaç için 10 katı ağaç dikileceği sözünü veren Gökçek, “Burada bu ağaçların bir kısmını söküp başka yere dikeceğiz. Bazıları var ki ekonomik ömrünü doldurmuş. Doldurduğu için bunlar kesilecek. Biz buradan bir tane ağaç kesersek ben Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nin istediği yere yetişkin olmak üzere 15 yaşından aşağı olmamak şartıyla en azından 10 katı ağaç dikeyim. Yani buradan bin ağaç sökülürse 10 bin ağacı ODTÜ’nün istediği yere dikeyim. Önemli olan yeşil. Söz konusu olan yeşil olursa kimse Ankara Büyükşehir Belediyesi ile tartışmasın” dedi.

    “Yeşil alan yaratmak başka ağaç dikmek başka”

    Gökçek’in bu sözleri üzerine Acar şöyle konuştu:
    “Ben senelerdir bu polemiklerden kaçtım. Yeşil alan yaratmak başka, ağaç dikmek başka. Ankara’nın bugün eksiği yeşil alandır. Ortadoğu Teknik Üniversitesi, 50 yıldır bence bu araziye çok iyi sahip çıkmıştır. Hiçbir zaman bir rant konusu haline getirmemiştir ne AVM ne bir benzin istasyonu açtık. Biz bu arazinin yüzde 80’nini bir orman haline getirdik. Dolayısıyla bizim hassasiyetimiz kesinlikle bir mülkiyet duygusu değil. Bizim arazimiz, kimse giremez gibi bir sahiplenme değil. Biz bu araziye Ankaralılar adına sahip çıkıyoruz. ODTÜ’nün koruduğu Eymir Gölü en azından Orta Anadolu’nun en temiz su havzalarından biridir. Üniversitelerimiz ve öğrencilerimiz zarar görmesin. Bir karar var ortada ama bunun uygulamasındaki sorunlar bizi aşacaktır.”

    “ODTÜ’de türban sorunu, baskı var sözü doğru değil”

    ODTÜ’deki olayları da değerlendiren Acar, ODTÜ’de herhangi bir baskının söz konusu olmadığını vurgulayarak, “Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nde herhangi bir öğrencinin kılık kıyafetinden dolayı sorun yaşaması bu nedenle eğitim öğretiminin kısıtlanması söz konusu değil. Yüzlerce başörtülü öğrencimiz var. Bunların hiçbiri ne kayıt zamanında ne de eğitimleri süresince bir problem yaşamıyorlar. Dolayısıyla ODTÜ’de bir türban sorunu var baskı var sözü doğru değil. Bunu bizi bilen YÖK dahil size söyleyebilir. Beni Milli Eğitim Bakanı, YÖK Başkanımız, iktidar partimizin bir yöneticisi aradı. Kendilerine aktardım. Bu konuda hiç kimsenin kafasında bir soru işareti olmaması gerekir. Bu olay kayıt yapılan binanın dışında bir bekleme alanın dışında yaşanıyor. Olayı sosyal paylaşım sitesindeki videodan gördük. O videodan tam ne konuşulduğunu deşifre etmek mümkün değil. Daha sonra öğrendiğimiz beyanlar başörtüsünden değil burada bir ODTÜ yurtları ile ilgili spekülasyonlar. Şu anda biz olayı inceliyoruz. Güvenlik birimlerinden tutanakları aldık. Olayda, bizim gördüğümüz kadarıyla fiziksel şiddet yok. Münakaşa var. Disiplin yönetmeliğimize aykırı bir işlem varsa gereği yapılacaktır. Öğrencilerin böyle bir müdahale hakkı yok. Yanlış yapılan bir şey varsa haber vermeleri gerekiyor” diye konuştu.
    YÖK’ün ODTÜ soruşturması kararını değerlendiren Acar, “Eğitim öğretim hakkının kısıtlandığına dair tespitin yapılması gerekir. O konudan emin değilim. Olaya karışan dördüncü kişinin henüz kim olduğunu bilmiyoruz. Burada konuyu biz üniversite olarak da inceleyeceğiz. İşlem neyse o işlem yürütülecek” dedi.
    Üniversitelerde polisin güvenliği sağlamasıyla olayların tamamen biteceği anlamına gelmeyeceğini de ifade eden Acar, “Polisin bizim ve diğer üniversitelerde olması, üniversite içinde olmasının farklı ve sorunlu dinamikler yaratabileceğinden endişe ediyorum” diye görüş belirtti.
    Acar son olarak, “Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nde bir muhalefet kültürü var ancak, hiçbir zaman bir partinin lehine veya aleyhine çalışan bir üniversite olmamıştır” dedi.

    Etiketler: Protesto
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı