Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Öcalan’ın inanılmaz özgürlüğü

<B>SEVGİLİ </B>okuyucularım, bugün size tümüyle <B>‘Türkiye’ye özgü’ </B>bir olaydan söz edeceğim. Böyle bir şey değil Türkiye’de, dünyada yok!

En büyük terörist Abdullah Öcalan’ın İmralı Cezaevi’nde yattığını biliyorsunuz. Yasal hakları açısından, ülkemizdeki on binlerce hükümlüden hiçbir farkı yok.

Her hükümlü ve tutuklu, gerektiği zaman cezaevinde avukatlarıyla görüşür. Avukat görüşmelerinde hukuk-yargılama süreci-savunma gündeme gelir.

Fakat bizimkinde olay tümüyle farklı! Avukatlarıyla İmralı’da yaptığı her görüşme adeta bir basın toplantısı ve kendi kamuoyuna mesaj verme ortamında geçiyor. Tek fark, yanında gazeteciler yok.

Avukatlarıyla yargılanma sürecini vesaireyi konuşmuyorlar. Her görüşme sonrasında emir ve direktiflerini, talimatlarını, örgütüne söyleyeceklerini onlar aracılığı ile kamuoyuna duyuruyor.

Görüşmede söyledikleri ve ilettiği yazılı notlar, PKK’nın Almanya’da yayınlanan gazetesinde, televizyonlarında, internet sitelerinde çarşaf gibi yer alıyor. Oku oku bitmiyor.

Hem de öylesine ayrıntılı ki, şaşırıp kalırsınız. Ben mesleğim gereği okuyorum. Avukatlar bunları teybe mi alıyor, ne yapıyor, bilemiyorum!

PKK ve Kürtçülük hareketi resmen İmralı’dan yönetilip yönlendiriliyor.

Abdullah Öcalan’a bu özgürlük nasıl veriliyor? Türkiye’de cezaevlerinde on binlerce hükümlü var. Hangisi böyle bir özgürlüğe sahip? Bir terör örgütünün başı nasıl oluyor da örgütünü, Kürtçü kesimi cezaevinden, hem de böyle açıkça yönetebiliyor?

***

İmralı’da Öcalan’ın yanına devletin haberi olmadan sinek bile yaklaşamaz. Kendi kendine şarkı mırıldansa kayda girer. Avukatlarıyla görüşecekse davalarını, hukuku görüşsün. Ama İmralı görüşmeleri farklı!

Adam avukatları aracılığıyla direktifler veriyor, teoriler üretiyor, örgütünü yönetiyor.

Bu nasıl bir iştir?
Dünyanın hangi cezaevinde, hangi hükümlüye böyle bir hak verilmiştir?

Bizimkiler bunu niye yapıyor? Bu izni nasıl veriyor, bu kepazeliğe nasıl göz yumuyor? AB korkusundan!..

Çünkü AB bu konuda bastırıyor.

Peki ama hangi AB ülkesinin cezaevlerinde böyle bir uygulama var? Bir tek örnek versinler.

İmralı Cezaevi, Öcalan’ın örgüt yönetme merkezi mi? Bu nasıl avukat görüşmesidir, bu nasıl göz yummadır?

Türk bayrağını çiğneyenlerin, Nevruz bahanesiyle Kürtçü sloganlar atanların, kız kardeşinin elini öpenlerin İmralı’dan yönetildiğini Mısır’daki sağır sultan duydu da, bizi yönetenler AB korkusundan sessiz!

Kirli tohumlar İmralı’dan, avukat görüşmesi maskesi altında atılıyor.

Dünya cezaevlerinde bir ilk yaşıyoruz. Terör örgütünü İmralı’dan yönetmesine, siyaset üretmesine izin verilen Öcalan’ın nasıl ‘değerli, önemli ve korkulan’ biri olduğunu bir kez daha görüyoruz!

Bari bundan sonraki açıklamalarını gerçek basın toplantılarında, sadece avukatlarına değil, bütün dünyadan davet edilecek gazeteciler önünde yaptıralım, AB’nin gözüne daha fazla girelim!

Gidiş bunu gösteriyor. Bu da olursa hiç şaşırmayın!

YORUMSUZ!

İşte belgesi! Diyarbakır’da şimdiki müdür İslam Çetin görevinden alınacakmış. Yerine kimin gelmesi gerektiğine ilişkin belgeyi görüyorsunuz. İşlerin AKP il örgütlerinden nasıl kotarıldığını da görüyorsunuz.

Ben daha ne diyeyim, ne yazayım!

Devlet dediğin böyle yönetilir! Daha nice hayırlı başarılar dilerim inşallah!
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI