Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Öcalan: Baharda çatışmalar artabilir

    A.A
    24.02.2006 - 17:27 | Son Güncelleme: 24.02.2006 - 17:27

    İmralı Cezaevi’nde bulunan Abdullah Öcalan, avukatları aracılığıyla yaptığı açıklamada, Türkiye’ye getiriliş sürecini anlattı ve kalp spazmı geçirdiğine ilişkin haberlerle baharın yaklaşmasıyla artması beklenen çatışmaları değerlendirdi.

    Abdullah Öcalan, avukatlarıyla yaptığı son görüşmede, Türkiye’ye getirilmesinin Amerika’nın Büyük Ortadoğu Projesi’yle yakından ilgili olduğunu tekrarladı. Kendisini Atina’dan Nairobi’ye götüren uçağın NATO’ya ait olduğunu iddia eden Öcalan, avukatlarına Türkiye’ye getirilişi için yapılan uluslar arası hazırlığı anlattı.

    "FERASETİM BAĞLANDI"

    Öcalan, "Minks’ten Yunanistan’a gelirken hiçbir havaalanına iniş yapamadık. Çünkü tüm hava alanları APO’ya kapalıydı. Bu kadar çok havaalanını kontrol etmek ancak NATO gücü ile olabilir. Yunanistan da NATO üyesidir. Komplonun arkasında NATO kararı olduğu açıktır" iddiasında bulundu. Öcalan, daha önce uçakla Türkiye’ye getirilirken ve Kenya’daki süreçte hatta Kenya’dan önceki süreçte kendisine uyuşturucu etkisi doğuran maddeler verilmiş olabileceğini belirterek, "Ben bu durumu daha sonra deyim yerindeyse ’ferasetim bağlandı’ şeklinde değerlendirmiştim" dedi. Bir tür uyuşukluk hali bulunduğunu belirten Öcalan, bu gizlice madde verme işinin Yunanistan’da başlamış olabileceğini öne sürdü.

    "GETİRİLİŞ AMACIM TÜRK-KÜRT SAVAŞI ÇIKARMAK "

    Neden Türkiye’ye getirildiği sorusunun hala yanıtlanmadığını kaydeden Öcalan, eski Başbakan Bülent Ecevit’in, "Amerika Öcalan’ı bize neden verdi halen anlamış değilim" sözlerini hatırlattı. Öcalan, getirilişinin birinci amacının, bir Türk-Kürt savaşı yaratmak olduğunu, bu savaşın kendi tutumu sayesinde önlendiğini iddia etti. Öcalan, avukatlarına şunları anlattı: "Ben bütün gücümle bu durumu engellemeye çalıştım.

    Mesela silahlı güçleri sınır dışına çıkarttım. Ben bunu gönüllü olarak yaptım, inanarak yaptım. Bu ülkenin hayrına olduğuna inandığım için yaptım. O günlerde bir barış umudu doğmuştu. Ordunun içinde bunu anlayanlar oldu, ama bir türlü pratiğe geçmedi, yedi yıldır çözüm için somut adım atılmadı. Bunca süredir bu süreci bireysel inisiyatifimle sürdürmeye çalışıyorum ama artık bu durumda bunu ne kadar sürdürebilirim bilemiyorum. Türkiye’ye teslim edilmem karşılığında Kıbrıs, Ege ve Güney’deki Kürt oluşumu konusunda Türkiye’den taviz koparılarak, Türkiye’ye kendi çözümlerini kabul ettireceklerdi." Türkiye’ye getirilişinin ikinci amacının ise ekonomik olduğunu belirten Öcalan, teslim edildiği günlerde Türkiye’de Tahkim Yasası çıkarıldığına dikkat çekerek, "Bu düşündürücüdür. Biliyorsunuz değil mi bu yasaya göre anlaşmazlık çıktığı durumlarda uluslararası mahkemeler yetkili kılınmıştır. Bu durum tesadüf değildir, bunun incelenmesi gerekiyor" değerlendirmesi yaptı.

    HAMAS HEYETİNİN TÜRKİYE’YE GELİŞİ

    Hamas heyetinin Türkiye’ye gelişiyle ilgili tartışmalara da değinen Öcalan, "Onlar da ’terörist’, terör listesinde... Radyoda dinledim. Erdoğan, Filistin halkının ekonomiyle terbiye edilmesinin yanlış olduğunu söyledi. Ancak sen bunun alasını yapıyorsun. Kürtleri bastırmak için iki yöntem kullanıyorsun; açlıkla terbiye etme bunlardan birincisidir. İkincisi de zaten üç yüz bin kişilik ordu ile zor kullanma yöntemidir" dedi. Öcalan, CHP’nin çözüm konusunda olumsuz olduğu, AKP’nin ise, Kürt sorununu kendince çözmek istediği iddiasında bulundu.

    "HERKES BENDEN MESAJ BEKLİYOR"

    Baharın yaklaşmasıyla "savaşın" büyüyebileceğini, PKK’lıların Türkiye’nin her tarafına yayıldığını, bu nedenle, herkesin kendisinden mesaj beklediğini söyleyen Öcalan, kimsenin onun için "savaş çağrısı yapıyor" diyemeyeceğini, yedi yıldır barış için elinden gelen çabayı sarf ettiğini ifade etti. "Barış için halen şans vardır, son çağrımı yapıyorum" diyen Öcalan, "İnsanların ölmemesi için Hamas için yapılan girişimlerin onda birinin yapılması gerekir.

    Kültürel haklar tanınması, legal siyasetin yollarının açılması halinde ben de üstüme düşeni yaparım, yardımcı olurum. İmha dayatılırsa bunlar meşru savunma da olsa kendilerini savunurlar ve yüz binlerce genç katılım sağlar. Bunun önü alınmazsa bölge kan gölüne dönüşür" diye konuştu. Öcalan, aydınların, demokratik kitle örgütlerinin, insan hakları savunucularının, siyasi partilerin özellikle de DTP’nin gece gündüz barışçıl ve demokratik çözüm için çalışmaları gerektiğini söyledi.

    KALP SPAZMI

    Gazetede "kalp spazmı geçirdiğine" ilişkin çıkan haberleri de Abdullah Öcalan, "Bundan haberim yok. Böyle bir şey yok nereden çıktı, haber ajansı nereye dayanarak haber yapmış? Neden böyle bir haber yapmış olabilirler, ilginç. Üzerinde düşünülmesi gereken bir durum. Son süreçte devam eden sağlık sorunlarımdan farklı olarak bir soğuk algınlığı oldu" sözleriyle değerlendirdi.
    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı