Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Obama'nın Çin gezisi ilişkilerde değişimin işareti

    Planet
    19 Kasım 2009 - 00:42Son Güncelleme : 19 Kasım 2009 - 08:51

    Analistler, ABD Başkanı Barack Obama’nın bugün sona eren Çin ziyaretinin iki ülke arasındaki ilişkilerde başlayan yeni döneme işaret ettiğini belirtiyor.

    İŞTE FOTOĞRAFLARLA OBAMA'NIN ÇİN GEZİSİ

     

    Başkan’ın Çin ziyareti hem Obama’nın diğer yurtdışı gezileriyle karşılaştırıldığında hem de kendisinden önceki ABD başkanlarının bu ülkeye yaptıkları gezilerle karşılaştırıldığında önemli farklılıklar gösteriyor.

     

    Birincisi, her gittiği yere Obama’nın peşinden giden karizması, Çin’de kendisini yalnız bırakmış gibi görünüyor. The New York Times’da yapılan yorumda Çinlilerin, özellikle kendi yaşlı liderleriyle karşılaştırıldığında Obama’yı ilginç buldukları ancak Başkan’ın Çin’de film yıldızı şöhretiyle karşılanmadığı belirtiliyor.

     

    Daha da önemlisi bu ziyaretin, bundan önceki ABD başkanlarının Çin ziyaretleriyle kıyaslandığında ortaya çıkan farklar. The Washington Post’ta, ABD’nin Çin’e yönelik bugünkü tavrının geçmişe göre çok daha uzlaşmacı hatta yer yer övgü dolu olduğu belirtiliyor.

     

    Gerçekten de Obama, Çin Cumhurbaşkanı Hu Jintao ile birlikte kameraların karşısına geçtiğinde Çin’i “ABD’nin nesillerdir yaşadığı en ağır durgunluktan çıkma çabalarında kiritik öneme sahip” olduğunu söyleyerek övmüş, bir gün önce de Şanghay’da öğrencilere yaptığı konuşmada Çin’in yükselen refah seviyesinin “insanlık tarihinde görülmemiş bir başarı” olduğunu belirtmişti.

     

    DEĞİŞİKLİK SAMİMİ Mİ?

    Uluslararası İşletme ve İktisat Üniversitesi öğrencisi 18 yaşındaki Liu Ziqi’nin sorduğu şu soru çok şey ifade ediyor: “ABD’nin Çin’e ve diğer ülkelere karşı değişen tavrı ekonomik zorluklardan mı kaynaklanıyor, yoksa samimi bir değişiklik mi?”

     

    Analistler bu tavır değişikliğinin en önemli sebebinin ABD’nin gün geçtikçe Çin’e daha bağımlı hale gelmesi olduğuna işaret ediyor. Özellikle son dönemde ABD’nin, Çin ile ticaretindeki açık büyüyor. Daha da önemlisi bugün Pekin, Washington’ın en önde gelen kredi tedarikçisi konumunda.

     

    The Washington Post’a konuşan ABD’nin Pekin Büyükelçisi Jon Huntsman, bu durumu “ABD-Çin ilişkilerinin küreselleşmesi” olarak nitelendiriyor.

     

    The New York Times’da kullanılan ifadeyle “ABD-Çin ilişkileri bugün, gücünü kaybeden bir devle sağa sola caka satan yeni yetmenin ilişkisine dönüştü. Washington’ın geçmişte karşılaştırmalı olarak avantajlı olduğu alanlarda bugün eli zayıflıyor.”

     

    Bunun yanı sıra Afganistan’a komşu olması, dünyada sera gazı salınımı miktarında lider ülkelerden biri olması gibi konular dolayısıyla Çin, ABD’nin pek çok iç ve dış politika önceliği açısından vazgeçilmez bir rol oynuyor.

     

    ABD'NİN ELİ ZAYIFLIYOR

    Dolayısıyla ABD, Çin’e kilit konularda baskı yapma şansını da yavaş yavaş yitiriyor. İran’ın nükleer programının kontrolü ile ilgili talepler ile Çin’de insan hakları ihlalleri ve ifade özgürlüğü gibi kritik konularda Obama’nın fazla ısrarcı olmaması dikkat çekiyor.

     

    The Los Angeles Times gazetesinde Obama’nın İran’ı yaptırımlar konusunda ikna edememesinin en büyük başarısızlık olduğu ifade edilirken, bu durumun sebebinin Pekin’in petrol çıkarlarının günden güne artması ve bunun Tahran’la olan ilişkilerinde ılımlılık prensibini savunması olduğu belirtiliyor.

     

    Özellikle insan hakları konusunda Obama’nın Çin gezisi planlanırken Başkan’ın Çinli hukukçularla, öğrencilerle, insan hakları savunucularıyla en azından ülkenin en tanınımış ve saygıdeğer bağımsız dergilerinden biri olan Caijing’in geçtiğimiz günlerde istifa eden editörüyle görüşmeler yapması bekleniyordu.

                  

    Başkan’ın programı bu beklentilerin hiçbirini karşılamazken Beyaz Saray yetkilileri zaman kısıtlamaları nedeniyle bu görüşmelerin yapılamadığını dile getirmişlerdi. Ancak The New York Times gazetesinde kaynak belirtilmeden yer verilen bir yorumda “zaman kısıtlamalarının Başkan’ın turistik geziler ajandasını etkilemediği” hatırlatıldı.

                       

    DURUM O KADAR KÖTÜ OLMAYABİLİR

    Son olarak bugün yapılan görüşmelerin ardından Çin Dışişleri Bakan Yardımcısı He Yafei’nin finansal stratejinin değişmeyeceği yönündeki açıklaması kamuoyundaki “ ABD’nin istediği sonuçları elde edemediği” görüşünü güçlendirdi.

                     

    Ancak Beyaz Saray yetkilileri ve bazı analistler durumun bu kadar karamsar olmadığını belirtiyorlar. Hu'nun iki ülke arasındaki geniş çaplı işbirliğine vurgu yapan sözlerinin taraflar arasında uzun vadeli uyuma işaret ettiği ifade ediliyor.

     

     The Guardian gazetesinin görüşlerine yer verdiği Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi’nin Çin uzmanı Bonnie Glaser “iki ülkenin pek çok ortak çıkarının olduğunu ancak, bu çıkarları hayata geçirmek için işbirliğine gidip gitmeyeceklerini zamanın göstereceğini” belirtiyor.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı