"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

O üç subaya ne oldu

1994 yılının 14 Nisan günü Beyaz Saray’da, bizi de ilgilendiren önemli bir olay oldu.<br><br>Dönemin Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Bill Clinton, o gün Oval Ofis’te, Türkiye Başbakanı Tansu Çiller’le görüşmektedir.

O sırada televizyon kanallarında bir haber dönmeye başlar.


Kuzey Irak semalarında iki Amerikan F-15 uçağı, yine Amerikan ordusuna ait 2 Black Hawk helikopterini vurmuştur.


Bu dost ateşinde 26 kişi hayatını kaybetmiştir.


Olay, bir yanıyla Türkiye’yi de çok yakından ilgilendirmektedir.


İki F-15’in açtığı ateş sonunda hayatını kaybedenlerin 15’i Amerikan askeridir.


İki Fransız askeri de bu ateş sırasında hayatını kaybetmiştir.


Bu ay çıkan “Clinton Tapes” (*) adlı kitapta bu olay anlatılıyor.


Kitabın yazarı Taylor Branch, Pulitzer ödüllü bir yazardır ve Clinton’ın yakın arkadaşıdır.


Kitaptan öğreniyoruz ki, ABD Başkanı, görevde kaldığı 8 yıl boyunca zaman zaman akşamları Taylor Branch’la sohbet edermiş. Bu sohbetleri de kaydederlermiş.

Kitap işte o kayıtlar üzerine kurulu.

* * *


Kitabın 134’üncü sayfasında bu olay anlatılıyor.


O kazada “birkaç” Türk askeri de hayatını kaybetmiş.


Ancak bundan fazla bilgi verilmemiş.


Aradan 15 yıl geçmiş.


Ben böyle bir olayı hatırlamıyordum, o nedenle “Acaba Türk kamuoyundan saklandı mı” diye şüphelendim.


Gazeteden sorduğum bu işin uzmanı arkadaşlar da olayı hatırlamadılar.


Ancak Google’da bir araştırma yapınca gördük ki, o tarihte bu olay basına yansımış.


Genelkurmay Başkanlığı da açıklama yapmış.


Olayda 3 Türk subayı hayatını kaybetmiş.


Haber manşetlere taşınmış.


Dün dönemin Başbakanı Tansu Çiller’i arayıp sordum. O da olayı hatırlıyor.

* * *


Ancak bu dost ateşi kazası ile ilgili bölümde asıl dikkatimi çeken başka bir şey oldu.


Clinton,
Fransa Cumhurbaşkanı Mitterrand’ı arayarak, ordusu adına özür diliyor ve bu işin bütün ayrıntılarını ortaya çıkarmaya söz veriyor.


“Çünkü ortak uluslararası operasyonlarda bu güven duygusu çok önemli”
diyor.


Peki Amerikalı makamlar ve Amerikan ordusu bu konuyu nasıl araştırmış?


Kitaptan öğrendiğime göre, şu soruların cevapları aranmış.


* Uçaklarımız, düşmanca hiçbir sinyal vermeyen helikopterlere ateş açma konusunda neden bu kadar büyük endişeyle davranmışlardır? 


* Acaba ekstra yakıt tankları ile donatılan helikopterlerimiz Irak ordusunun kullandığı Rus yapımı Hind-24 helikopterlerine mi benzemişlerdi?


* Helikopter pilotları, dost sinyal talebine neden cevap vermemişlerdi?


* Acaba helikopterler Amerikan ordusunun resmi renklerini taşımıyor muydu?


* Acaba bu 2 helikopter, Saddam’ın Kürtlere saldırmasını önlemek için program dışı bir iniş mi yapmışlardı?

* * *


Bu yazıyı yazmaya önceki gün Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un Trabzon’da yaptığı konuşmayı okurken karar verdim.


Orgeneral Başbuğ’un üzüntüsünü ve şikâyetlerini çok iyi anlıyorum.


Bunlar içinde benim de katıldığım şeyler var.


Ama, kritik kurumların başında bulunan yöneticilerin, her olayda hem kendi vicdanlarını, hem kamuoyunu tatmin edecek ciddi araştırma yaptırmaları gerekir.


Son zamanlarda Türk ordusunun disiplinini, çalışma yöntemlerini ve zihniyetini sorgulamamıza neden olan çok ciddi bazı iddialar ortaya atıldı.


Orgeneral Başbuğ’u tanıyorum.


Bu konulardaki ciddiyetini de biliyorum.


Her şeyi bütün açıklığı ile incelemek gerekir.


Clinton, “Olayların gizli kalması, başka ölümcül kazaları hazırlar”
diyor.


O nedenle, Türk ordusunun, kendine yönelik suçlamalara karşı kamuoyundan çok daha fazla destek alması için, kendi içine dönüp, ölümcül hataları da bütün ciddiyetiyle araştırması gerekir.


Diyeceğim, bir “firkateyn konuşmasını” da kendi silah arkadaşlarına yapması yararlı olur diye düşünüyorum.

 

Taylor Branch: “The Clinton Tapes; Wrestling history with the President” Simon and Schuster; 2009

X