Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

O şimdi duygusuz!

Gencecik bir adamın ruhunu öldürdük!<br><br>Elbirliğiyle...

O şimdi kanal kanal gezip kafasında bardak kırıyor. Ağlıyor, sızlıyor, yalvarıyor... İşte en sonunda kafasında bardak kırıyor. Çıkışta 1000 doları alıyor.

Kimden söz ettiğimi anlamışsınızdır. Eski bir damat adayından... Adını vermiyorum, bakarsınız benden de mahkeme yoluyla para almaya kalkar. Etini, sütünü, kılını paraya tahvil etmeye programlandı zira. Biz programladık.

Sizce bu adam bir daha ne zaman sahiden sevebilir birini?

Sevebilir mi daha doğrusu?

Sahiden ağlayabilir mi?

Paradan daha öldürücü bir silah yok şu dünyada. Dalağını, böbreğini değil ama ruhunu delip geçebiliyor adamın.

Kahramanımız bundan sonra ne zaman bir kadına sarılsa ‘Parayı kimden tahsil edeceğim’ diye bakacaktır etrafa.

Onun suçu yok!

‘İnsan’dır ne yapsın... Herkesin bir kırılma noktası var.

Benim korkum, en sonunda bir gün ‘Hadi yayında intihar et!’ diyecekler, o da edecek. Biz de çekirdek elimizde ‘az sonra’yı bekleyeceğiz.

Fakat bir de şu var... Kader Türk insanına bir yandan ağlarken bir yandan gülüyor. Türkiye’de yaşamanın zor olduğunu hepimiz biliyoruz. Ama işte böyle birdenbire bir kazanç kapısı da çıkıveriyor bazılarımızın karşısına. ‘Gün doğmadan neler doğar’ dedikleri bu olmalı.

Adeta yeni bir sektör oluştu.

- Ne iş yapıyorsunuz?

- Mağdurum abi... Televizyonlarda ağlar, sızlarım. Kazancım iyi çok şükür!

Araştırmacıları araştırasım var

Son zamanlarda araştırmalara takmış durumdayım. Araştırmacıları araştırasım var. Ama bilmiyorum nereden başlanır, nasıl olur...

En son, 1 yaşına geldiğinde boyu ortalamanın üzerinde olan erkek çocuklarının ileride iyi işlerde çalışıp daha fazla maaş aldığını bulmuş araştırmacının biri.

Kimdir bunun farkına varıp da üstüne giden ve bu neticeyi çıkaran adam?

Çalıştığı yerde yüksek maaş alan arkadaşına bakmış bakmış, ‘Ulan benden ne fazlalığı var bu adamın?’ demiş, bir şey bulamayınca çocukluğuna mı inmiştir?

Tamam, indi diyelim... Neden boy ölçüsü?

Çişini söylemeye erken başlayıp başlamaması değil mesela? Ya da sütten ne zaman kesildiği?

Belki de hepsini araştırdı bir bir... Diş çıkarma, tay tay durma... Baktı ki üç aşağı beş yukarı aynı durumdalar, bir tek boy farklı... Araştırmanın derinliğine bakar mısınız?

Bir de insan kafasına koymasın demek ki. Yani iki şey arasında bağlantı kurmayı... Ne yapıp ne edip kuruyor.

‘Dua eden kadının daha doğurgan olması’ hususu var bir de. Bu da son günlerin bir araştırma neticesi. Fakat bu ötekinden daha makul hiç olmazsa. Araştırmacının etrafında kocasının ceketini giyse hamile kalan bir kadın vardı zahir... Baktı ki kadın bir yandan da durmadan dua ediyor... Bağlantıyı kuruverdi.

Fakat kadının aslında habire doğurmaktan bitap düşmüş, ‘Kökün kurusun inşallah adam!’ şeklinde beddua ediyor olması da kuvvetle muhtemel. Araştırmacı kulağını tam açmamış olabilir.

Yine boy ve maaş ilişkisine gelecek olursak, bu hakikaten adeta bir fantezi. Ortada fol yok yumurta yokken, önce bir bağlantı hayal edip sonra araştıracaksınız...

Araştırmacıları modacılara benzetiyorum bazen. Hani defilelerde sırf şov olsun diye, iki tane de yakası paçası belli olmayan kıyafet sokuştururlar ya araya... Hani normal şartlarda kimsenin giyip ortaya çıkamayacağı şeyler... Araştırmacılar da bazen araya böyle araştırmalar sokuşturuyorlar işte. Maksat hoşluk olsun.

MIŞ-MUŞ

Erdoğan ‘Medya hastane kuyruklarını abartıyor’ demiş.

Tabii tabii... ‘Kuyruktaki hasta rolü için figüran aranıyor’ diye ilan bile verildi hatta!

KKTC Başbakanı Talát ‘Kurtlar Vadisi kaçmaz’ demiş.

Sen de mi Brutus!

Erdoğan ‘ABD ile birbirimizi anlıyoruz’ demiş.

Lakin yanlış anlıyorlar.

Meme şekli kişiliğin anahtarıymış.

Kişilik bozukluğu silikonlar yüzünden demek!
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI