"Vahap Munyar" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Vahap Munyar" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Vahap Munyar

O Rus votkasını odama kim bıraktı

ST. Petersburg ve Moskova’daki Ramstore açılışları sırasında AKP Milletvekili Prof. Nevzat Yalçıntaş’la bol bol sohbet olanağı bulduk.

Yalçıntaş, üniversite yıllarından öğrencisi Dünya Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Osman Saffet Arolat, Vatan Gazetesi Ekonomi Müdürü Yavuz Semerci ve benim olduğum ortamlarda sıkça Hürriyet’teki "Kırmızı Sokaklar" haberlerine değindi:

"Oğlum Murat Yalçıntaş’la (İstanbul Ticaret Odası Başkanı) Aydın Doğan ve Ertuğrul Özkök’e haber gönderdim. Hürriyet’te alkollü içki reklamı yapıp duruyorlar. O haberler alkollü içki propagandasından başka şey değil..."

Yavuz Semerci, her seferinde tartışmayı biraz daha alevlendirici sözler söyleyince Yalçıntaş takıldı: "Anlaşıldı, sen Ertuğrul’un (Özkök) adamısın..."

Ben de, "Hocam Hürriyet’te çalışan benim" hatırlatması yapıp, konuya bakışımı ortaya koydum: "Hocam, İçişleri Bakanlığı’nın son genelgesinde problem olmadığının farkındayız. Genelge alkollü içki servis edilebilecek mekanlar konusunda geçmiş yıllarla aynı içerikte. Hatta yeni genelge, okula, camiye mesafeyi 200 metreden 100 metreye indirmiş. Ancak, sizin döneminizin en önemli farkı yetkinin valiliklerden beledeyilere geçmesi. AKP’li bazı belediye başkanları maalesef olayı bizim gazeteye ’Kırmızı Sokaklar’ tanımlaması yaptıracak noktaya getirdi."

Nevzat Yalçıntaş kendi görüşünde ısrarlıydı: "Efendim ’Kırmızı Sokaklar’ deyince başka şeyler anlaşılıyor. Ayrıca konuyu böylesine gündemde tutmak alkollü içki propagandası yapmaktan başka şey değil."

Nevzat Yalçıntaş’la sadece "Kırmızı Sokaklar"ı konuşmakla kalmadık, anlayışına, engin hoşgörüsüne sığınarak zaman zaman da alkollü içki konusunda şakalar yaptık: "Hocam şöyle elinizde Rus votkasıyla bir fotoğrafınızı çeksek..."

Yalçıntaş,
her seferinde gülerek reddetti: "Tuzağınıza düşmem, siyasi geleceğimle oynatmam..."

Derken son gece Ramstore davetlileri SwissOtel Moskova’daki odalarına girdiklerinde "açılış anısına" birer şişe Rus votkası buldu.

Dönüş yolunda Prof. Nevzat Yalçıntaş’a sordum: "Hocam, acaba odanıza bırakılan votkayı ne yaptınız? Türkiye’ye götürüyor musunuz?"

Sorum, Yalçıntaş’ın bu konuda küçük bir kriz yaşadığını ortaya koydu: "Moskova’daki bazı eski öğrencilerimle benim odaya girdiğimizde Ramstore torbasının içinde bir şişe votkayı görünce ’şakanın bu kadarı da fazla’ diye sinirlendim. Önce şakayı kimin yapmış olabileceği üzerinde durduk. Sonra torbada Ramstore yöneticilerinin kartını bulunca, şaka olmadığını anladık. Ancak, yine de hoş bir durum değildi."

Yalçıntaş,
odasına sohbet etmek üzere çağırdığı öğrencileriyle hemen bir durum değerlendirmesi yapmış: "Bu şişeyi bıraksak, otel görevlilerinden biri alıp içecek, yine benim aldığım düşünlecek. Kırsak, oda votka kokacak... En iyisi bu torbayı odama bıraktıran Ramstore yöneticileriyle konuşmak galiba..."

Yalçıntaş
, ardından Ramstore yöneticileriyle konuşmuş: "Yaptığınız hoş değil. Benim odama votka bırakmak da neyin nesi?..."

Ramstore yönetimi Yalçıntaş’tan özür dilemiş, "mini Rus votkası krizi" böylece çözülmüş...

Prof. Yalçıntaş’ın odasına bırakılan Rus votkası bile "mini kriz" çıkarıyorsa, AKP’li belediyelerin tavrı "Kırmızı Sokaklar" yaratmış olmaz mı?

Dünya ’sorumlu alkol tüketimi’ne yöneliyor

KONUYA geçen yaz buluştuğumuzda Heineken International Türkiye Pazarlama Müdürü Fulya Kutsal dikkatimi çekmişti: "Biz artık ne olursa olsun, satışlarımızı artıralım peşinde değiliz. Tüketicilerimize ’sorumlu alkol tüketimi’ uyarısı yapıyoruz. Yani, ’Eğer alkol tüketiyorsan, kendine zarar vermeyecek ölçüde tüket. Asla alkollü araç kullanma’ gibi uyarılarda bulunuyoruz."

Ondan birkaç ay sonra da başta JB, Johny Walker olmak üzere dünyaca ünlü birçok alkollu içkiyi getiren Diageo Türkiye Genel Müdürü Aydın Soysal, Capital Dergisi’yle düzenledikleri bir törende benzeri şeyler söylemişti: "Biz, ’sorumlu alkol tüketimi’nden yanayız. Sloganlarımız arasında, ’Alkollü araç kullanma, aşırı alkol tüketme’ var..."

Bunları durup dururken hatırlamadım... Geçen akşam Coca-Cola’nın Cem Kozlu için düzenlediği veda yemeğinde Efes Bira Grubu Başkanı Ahmet Boyacıoğlu’nun sözleri gündeme getirdi:

"Heineken’in bira kutularında, ’sorumlu alkol tüketimi’ konusunda uyarılar vardır. Biz bunu çok doğru buluyoruz. Önümüzdeki dönemde bizim de benzeri çalışmalarımız olacak..."

AKP, "Kırmızı Sokaklar" yaratarak, alkol tüketimine darbe vurmaya çalışıyor, hem dünyada hem de Türkiye’de alkollü içki üretici ve satıcıları, "sorumlu alkol tüketimi"ne yöneliyor...

"Yasak" demek yerine orta yolu "sorumlu alkol tüketimi"yle bulamaz mıyız

’Kırmızı Sokaklar’ alkol tüketimini azaltır mı

EFES Bira Grubu Başkanı Ahmet Boyacıoğlu’na sordum: "AKP’li belediyelerin yaratmaya çalıştığı ’Kırmızı Sokaklar’, alkollü içki tüketiminin önüne fren koyar mı?"

Boyacıoğlu, Turgut Özal’ın ilk ANAP iktidarı dönemine, 1984’de döndü: "1984’te Türkiye’de kişi başına bira tüketimi 9 litre dolayındaydı. Özal Hükümeti kahvehanelerde bira satışını yasaklayınca tüketim kişi başına 4.5 litreye indi. Birahaneler bu yasaktan sonra açıldı. Bugün gele gele kişi başına 11 litre bira tüketimini ancak yakalayabildik."

Boyacıoğlu, hükümetin alkollü içkiye bakışından yakındı: "Kırmızı Sokaklar olayı elbette alkollü içki tüketimini etkileyebilir. Geçen gün bir yönetim kurulu toplantımızda arkadaşlarımızdan biri, ’Şimdi öyle bölgeler kurulduğunda, söz konusu noktalar meyhaneler semtine gider gibi otobüsler mi koyacaklar’ diyordu. Hükümetin bizim sektöre vurduğu asıl darbe vergiden kaynaklanıyor. Düşünün bir litre biranın içinde 75-80 YKr vergi var. Sürekli ’Acaba hükümet yeni vergi getirir mi’ diye korku yaşıyoruz."

Boyacıoğlu, yılların tecrübesiyle bir de tesbit yaptı: "Avrupa Birliği (AB), alkol işini her ülkenin kendi gelenekleri, kültürü içinde çözmesi gerektiği üzerinde duruyor. Nüfusunun yüzde 98’i Müslüman olan Türkiye’de alkol tüketiminin Avrupa’nın, Rusya’nın düzeyine gelmesi asla mümkün değil. Alkol tüketimi, saf alkol üzerinden ölçülür. Türkiye’de kişi başına ’saf alkol’ tüketimi 1.5 litreyi geçmez. Rusya’da bu rakam 13.5 litredir..."

Yani, Türkiye "tehlike"nin çok uzağında görünüyor...
X