‘O röportajda ne dediysem o’

Sefer LEVENT / ANALİZ
11.01.2015 - 01:53 | Son Güncelleme:

Hürriyet’te yayınlanan eleştirisi günlerdir tartışılan TÜSİAD Başkanı Haluk Dinçer, “TÜSİAD’ın eleştirilerinin ve politika önerilerinin muhatabı elbette ki hükümettir. Kurumsal muhataplık ilişkisi cumhurbaşkanı ile değildir. Paralel devlet ciddi bir iddiadır. Ortaya çıkarılması gerekir” dedi.

CUMA gecesi Sabancı Center’da uzunca bir masanın etrafında hemen hemen tüm gazetelerin ekonomi müdürleri veya yazarları toplanmış durumdayız. Yaklaşık 10 gün sonra yapılacak genel kurulda görevini bırakması beklenen Türk‘O röportajda ne dediysem o’ Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Haluk Dinçer’i dinliyoruz. Geride bıraktığımız 15 günde Türkiye’nin en çok tartışılan isimlerinden bir oldu kendisi. Dinçer, Hürriyet’te yayınlanan Cansu Çamlıbel’in röportajında söylediği “Muhatabımız Başbakandır” ve “Paralel devlet görmüyorum” sözleriyle hem Cumhurbaşkanı hem de başbakandan tepki almıştı. İşte bu yüzden bu toplantıda söyleyecekleri çok önemsenmişti.

Konuşmasına yeni yıla girerken TÜSİAD’ın iktisadi tespitleri ve beklentilerinden oluşan 21 maddeyle başlıyor Başkan Dinçer. Ekonomiyle ilgili tespitleri gayet ciddi ama masanın ilgisi düşük. Ekonomomi basının temsilcileri sözün siyasete gelmesini beklerken Dinçer 21. maddeyi bitiriyor ve “Şimdi soruları alabilirim” diyor. İşte ilginin zirve yaptığı nokta da tam burası...

PARALEL VAR MI YOK MU?
Hiç sözü dolandırmadan ilk soru geliyor. “Eylül ayında Erdoğan’ın da katıldığı toplantınızda TÜSİAD YİK Başkanı Erkut Yücaoğlu ‘Bir hukuk devletinin kendi içinde, yaygın deyişle bir paralel devletin oluşmasına izin vermesi mümkün değildir’ demişti. Siz röportajda ‘Ben bir paralel devlet görmüyorum’ dediniz. Ne değişti?”

Başkan Dinçer, aynı düşüncede olduğunu belirttiği Yücaoğlu’nun sözlerini tekrarlıyor ve “Gelin benim ne dediğime bakalım” diyor. Röportajdan aynen okuyor, ben özetliyorum:
“Paralel devlet çok ciddi bir iddiadır. TÜSİAD’ın paralel devlet iddialarıyla ilgili bir pozisyonu olamaz, çünkü sonuçta bu yargıya intikal etmesi gereken bir konudur. Paralel devlet varsa bunu ortaya çıkarması gereken MİT’tir, emniyettir.
Biz başından beri paralel devletle ilgili iddiaları çok ciddi görüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı’nın ifade ettiğine göre bunun ortaya çıkarılması gerektiğini düşünüyoruz. Gerçekleri ortaya çıkaracak olan yargıdır. Bu anlamda, ortada somut bir şey olmadığını düşünüyorum. Usulsüz dinleme yaptığı iddia edilen birkaç kişinin yakalanmasıyla devlet içinde bir paralel devlet ortaya çıkmadı. 2009 senesinde çekilen bir diziyle ilgili Samanyolu Medya Grup Başkanı’nın ve Zaman Gazetesi Yayın Yönetmeni’nin gözaltına alınması, sonra birisinin tutuklanmasının paralel devletle nasıl bir ilgisi olduğunu biz anlayabilmiş değiliz. İki cemaat arasında bir mücadele olmuş olabilir ama ben bir paralel devlet görmüyorum.”

‘O röportajda ne dediysem o’ İŞTE HERKESİN KONUŞTUĞU O RÖPORTAJ

POZİSYONUMUZ OLMAZ
Herşeyin ortaya çıkarılmasını istediğini belirten Dinçer, röportajda da bunu söylediğine dikkat çekip devam ediyor:
“Ben Ergenekon’a inandım, Balyoz’a da inandım. Ama bugün neredeyiz bilmiyorum. Ama tabi ki paralel devlet ciddi bir iddiadır. Ortaya çıkarılması gerekir. TÜSİAD’ın bununla ilgili farklı bir pozisyonu olamaz ki. Her sivil toplum örgütü gibi bunun ortaya çıkarılmasını isteriz. TÜSİAD üyesinin farklı görüşü olmaz. Sayın Yücaoğlu, Yüksek İstişare Konseyi Başkanımız da bunu söylemiştir, ben de bunun üzerine imzamı atarım. Burada böyle bir anlam yok.”

BU SÖZLERDE NE VAR?
İkinci soru da beklendiği gibi ‘muhatap’ meselesinden geliyor. “Muhatabımız Başbakandır” sözlerine cumhurbaşkanı ve başbakandan gelen tepkiler üzerine bir açıklama yapmadıkları hatırlatılıyor Haluk Dinçer’e.
Cumhurbaşkanından doğrudan tepki gelmediğine dikkat çeken Dinçer TÜSİAD’ın bağımsız bir sivil toplum kuruluşu olduğunu, siyasi parti olmadığı için her eleştiriye cevap vermediğini belirtiyor. Ve ekliyor:
“Röportajdaki sözlerim ortada. Yeni bir açıklama yapacak durum olmadığını gördük.”

Bu aşamada Haluk Dinçer, Cansu’nun sorusunu hatırlatıyor:
“Erdoğan 4 yıl aradan sonra ilk defa bu yıl sizin Yüksek İstişare Konseyi toplantınıza geldi. 2014 yılı sonu itibarıyla TÜSİAD’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ilişkisini nasıl tanımlarsınız?”
Arkasından yine röportajdaki yanıtını okuyor. Özeti şöyle:
“Bugün itibarıyla gayet iyi tanımlarım. Bugün itibarıyla bizim Cumhurbaşkanımızla hiçbir sorunumuz yoktur. Cumhurbaşkanı devletin başıdır. TÜSİAD’ın muhatabı zaten cumhurbaşkanı değildir, TÜSİAD’ın muhatabı başbakandır. Bizim çalışma alanlarımızla ilgili bakanlardır. Bizim ilişkilerimiz artık, Türkiye Cumhuriyeti’ni temsil eden devletin başı ve Türkiye’nin özgür, bağımsız, etkili bir iş dünyası örgütü ilişkisidir. Herhangi bir eleştiride, bir politika önerisinde ya da bir raporda muhatabımız Sayın Cumhurbaşkanı değildir, hükümettir.”
TANIMIYORUZ ANLAMI ÇIKMAZ
Arkasından ekliyor: “Röportajdaki sözlerim bunlar. Bu sözlerden Sayın Cumhurbaşkanını ‘tanımıyoruz’ gibi anlam çıkmaz.
Bu bahsettiğimiz muhataplık konusunun gündeme getirilmesi ve eleştiriler yöneltilmesi hiç anlamlı değildir. Cumhurbaşkanı devletin başıdır, cumhurbaşkanı Türkiye Cumhuriyeti’ni temsil etmektedir. TÜSİAD’ın eleştirilerinin ve politika önerilerinin muhatabı elbette ki hükümettir. Kurumsal muhataplık ilişkisi cumhurbaşkanı ile değildir. Başbakanlardır, bakanlarladır. Hem muhataplık, hem paralel yapı ile ilgili eleştirilerin hiçbirini anlamlı kabul etmiyorum.”
AĞZIMIZDAN ÇIKAN DİNLENİR
Haluk Dinçer’e neden TÜSİAD’ın muhalefet güdüsüyle hareket ettiği de soruldu.
Dinçer, “Türkiye’de üretim, istihdam ile yatırımın en önemli pay sahibiyiz. Ödenen verginin de yüzde 85’ini TÜSİAD üyeleri ödüyor. TÜSİAD, Türkiye’nin etkili ama en önemlisi bağımsız sivil toplum örgütüdür. Aynı zamanda TÜSİAD, Türkiye’de üretimin, istihdamın yatırımın, dış ticaretin çok çok büyük bülümünü yapan ve aynı zamanda Türkiye’deki verginin yüzde 85’ini ödeyen insanların birlikteliğidir. Ağzımızdan çıkan doğal olarak Türkiye’de dinlenir” diye konuştu.

Sermayedar değil profesyonelim

HALUK Dinçer’in başkanlığı bırakacağı kulislere yansıyınca TÜSİAD’da ‘profesyonel yöneticiler’ döneminin başlayacağı iddia edilmiş, başkan adayı olarak da Cansen Başaran Symes’ın adı ön plana çıkmıştı. Bu durum hatırlatılıp Genel Kurul’da aday olup olmayacağı sorulunca Dinçer şunları söyledi:
“TÜSİAD’da profesyonel yöneticiler geçmişte de vardı. Beni sermayedar mı görüyorsunuz? Ben kendimi de profesyonel görüyorum. İsteyen aday olabilir. Ben görevimi iyi yaptığımı zannediyorum.”

Bütçe açığını artıralım!

TÜSİAD Başkanı Haluk Dinçer, Türkiye’nin bütçe dengesinin 12 yıl önceye göre çok daha sağlam olduğuna dikkat çekti. Dinçer, “Kamu borcunun milli gelire oranı yüzde 30’lar seviyesinde. Bütçe açığı yüzde 1’lerde. Acaba bütçe açığı yüzde 2-3 seviyesine çıkarılsa oradan sağlanacak kaynak eğitime, Ar-Ge’ye yada başka alanlara mı dağıtılsa ve uzun vadeli kalkınma sağlansa diye bir formül bulunabilir diyoruz. Koç Üniversitesi ile bu konuyu çalışacağız, öneri paketi sunacağız” dedi.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı