"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

O maddeyi siviller koydurdu

Ertuğrul ÖZKÖK

Önceki pazartesi günkü yazımda, Refah Partisi'ne yapılacak yargılamanın siyasi görünüm kazanmaması gerektiğini yazmıştım.

Bu yazıdan sonra Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş aradı.

Başsavcı, şimdiye kadar üzerinde durmadığımız bir noktaya dikkati çekiyor.

95 DEĞİŞİKLİĞİ

Sözlerini aynen aktarıyorum:

‘‘Bazıları bize, askerin dayatması ile harekete geçtiğimiz suçlaması yapıyor. Ama bu kişilerin unuttuğu bir şey var. Askerlerin yaptığı 1982 Anayasası'nda dine dayalı partilerle ilgili kapatma maddesi yoktu.’’

Bu sözlerin arkasından şu ilginç hatırlatmayı yapıyor:

‘‘Anayasa'nın 69'uncu maddesinin 6'ncı fıkrası ile, 68'inci maddesinin 4'üncü fıkralarındaki kapatma cezalarını siviller koydu.’’

Hangi siviller?

Bu maddeler, 1995 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde partilerin üzerinde anlaştığı değişiklikle Anayasa'ya girdi.

O dönemde Meclis'in en büyük partisi DYP. Başında, şimdi Refah Partisi'ne destek veren Tansu Çiller vardı.

Partiler kapatma maddesinin Anayasa'ya girmesi için görüş birliğine vardılar.

Vural Savaş haklı olarak soruyor:

‘‘Şimdi bu uzlaşmaya oy vermiş sivillerin bazıları bize, ‘Niye bu maddeyi uyguluyorsunuz' diye mi soruyorlar?’’

Devam ediyor:

‘‘Bu, Anayasa'nın bize emrettiği bir hüküm. Bu madde değiştirilinceye kadar geçerlidir. Bize de bunu uygulamak görevi verilmiş. Bir parti isterse halkın yüzde 80'inin oyunu alsın. Eğer Anayasa'da belirtilen suçu işlemişse kapatılır. Bu ülkede istikrar istiyorsak hepimiz kanunlara uymak zorundayız. Özellikle de Yüksek Mahkeme'nin verdiği kararlar son derece önemlidir. Çünkü o kararlar, toplumun yönetiminde önemli rol oynarlar. O nedenle hepimiz o karara uyacağız.’’

TÜRBAN KARARI

Cumhuriyet Başsavcısı, bu tezlerine destek vermek üzere Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa İnsan Hakları Komisyonu’nun iki kararının özetlerini göndermiş.

İki Türk kızı, 3 Mayıs 1993'te, okula türbanla girmelerine izin verilmediği gerekçesiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvuruyor.

Komisyon bu başvuruyu şu gerekçe ile reddediyor:

‘‘Komisyon, yükseköğrenimi laik bir üniversitede yapmayı seçen bir öğrencinin, bu üniversitenin düzenlemelerini kabul etmiş sayılacağı görüşündedir. Komisyon ayrıca, Türk Anayasa Mahkemesi'nin, Türk üniversitelerinde, İslami tarzda türban takmanın bunu takmayanlara karşı bir meydan okuma oluşturabileceği yolundaki değerlendirmesini de dikkate almaktadır.’’

YARADILIŞ BİLİMİ

Asıl çarpıcı karar ise şu:

‘‘Komisyon, laik üniversite düzeninin gerekleri dikkate alındığında, öğrencilerin kılık kıyafetlerinin düzenlenmesinin ve bu düzenlemeye uyulmadıkça, kendilerine diploma verilmesi gibi bazı idari hizmetlerden yararlandırılmamalarının din ve vicdan özgürlüğüne bir müdahale oluşturmadığı düşüncesindedir.’’

Bir başka örnek de ABD Yüksek Mahkemesi'nden.

Arkansas Eyaleti, 19 Mart 1981'de bir yasa oyluyor. Bu yasa ile, okullarda ‘‘Yaradılış bilimi ile evrim bilimine eşit ağırlık verilmesi’’ kabul ediliyor.

Yani, bilimsel teori ile dinin kabul ettiği açıklamanın aynı ölçüde okutulması zorunlu hale getiriliyor.

Ancak Amerikan Yüksek Mahkemesi bu yasayı şu gerekçe ile iptal ediyor:

‘‘Anayasa'nın birinci maddesinin içerdiği ilkelere ve nasıl uygulanacaklarına, kamuoyu yoklamaları veya çoğunluk oyu ile karar verilemez. Büyük veya küçük hiçbir grup, devlet organlarını -ki resmi okullar bunların en önde gelenleri ve en etkili olanlarıdır- kendi dini inançlarını başkalarına aşılamak için kullanamaz.’’

Karar, Mahkeme yargıcı Frankfurter'in şu sözü ile tamamlanıyor:

‘‘Ülkemizin bekası, devlet ile dinin birbirinden tamamen ayrı tutulmalarının hem devlet için hem de din için en iyi yol olduğuna inanmamıza bağlıdır.’’

SAĞLAM ÇİTLER

Ve yargıcın, hepimize yol gösterecek şu son cümlesi:

‘‘Din ile devlet arasındaki ilişkilerde sağlam çitler, iyi komşular yaratır.’’

Bu söz, dinle olan ilişkilerimizi düzenleyecek tek maddelik bir anayasa olamaz mı?

X