"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

O la la Lady Gaga!

Dün geceki Lady Gaga konserine dair taze taze izlenimlere buyrun... Çıkışta tüm seyirciler olarak yediğimiz azarı nasıl sıkıcı bulduğumuzu da buradan okuyun :)

Dün gece İTÜ Stadı'nda binbir tane Lady Gaga izledik.
Rock'çı Gaga, Katy Perry gibi çocuksu olabilen bir Gaga, Madonna gibi olmaya çalışan bir Gaga, koca poposundan, fit olmayan savruk bedeninden acayip memnun, bunu takmayan serseri bir Gaga.
Bana sorarsanız aslında tek bir Gaga var: Sesi muhteşem Gaga.
Piyanonun başına geçtiğinde kendini tam olarak bulan ve mutlu olan Gaga.
Konserde bin tane farklı Gaga izledik ama esas Gaga oydu işte...



Peki başka neler var dün geceki konsere dair. Hemen söyleyeyim:

* Endişelerim yersiz değilmiş, artık dünyaca ünlü starlar bile İTÜ Stadı'nı doldurmakta zorluk çekiyor. Öyle ki saat 20.45 civarı bile saha içi tam dolu değildi.

* Batı tribününden 400 küsura bilet almış bir arkadaşım. Çok fazla bu fiyat, hem de çok. Konserlerin neden tam dolamadığı bu fiyattan daha iyi anlaşılıyor sanırım.

* Bir ajans sahibi itiraf ediyordu: "Bize dün bir sürü davetiye geldi". İşin bir de davetiye kısmı var yani.

* "Judas" şarkısında bendeniz zıp zıp zıplarken çemkirenler oldu, arkadaşım duymuş, "Amma hoplayıp zıpladılar" diye... Konserdeyiz be arkadaşlar, neyin çemkirmesi bu? Ne yapalım, heykel gibi duralım mı?


* 15 şişme ağaçtan oluşan dev bahçe sahnenin yetersizliğinden kurulamamıştı. Hoş, kurulsa bile ben bu şovun naylon/şişme efektli halinden çok da hoşlanmadım. Gaga'nın sesine, yüksek sahne enerjisine ve sevimliliğine odaklandım.

* Lady Gaga eşcinsellere yönelik konuşma yaparken bir ara "Nerdesin aşkım, burdayım aşkım" sloganı yükselir diye düşündüm, ama ön sıralardaki eşcinsel hayranlar çoğunlukla yabancıydı.

* Telefonla çekim işi profesyonelleşmiş. Telefonuna tripot takıp tüm konseri baştan sonra çeken birini gördüm. Şaka gibiydi!

* Lady Gaga onca tuhaf, uçuk kostümün ardında aslında fazlasıyla duygusal ve komik bir kadın.
Daha önce izlediğim bir konserinde mesela, yirmi dakika kadar lise yıllarından bahsettiğini hatırlıyorum!
Madonna aroganlığı yok onda. Seyirciyle teması had safhada. Keza İstanbul konserinde de bu sıcaklığı fazlasıyla gösterdi. Ön sıralardan bir kız hayranını yanına çağırdı. Piyanosunun yanına oturttu. Şarkısını onunla beraber söyledi.
Gel gör ki hayranının İran’dan olduğunu söyleyince Lady Gaga, Türk kalabalıkta bir hayal kırıklığı oluştu.
Böyle bir konsere çevre ülkelerden de gelinebileceğini unutuyoruz bazen. Nitekim sahnenin ön tarafı İranlı, Lübnanlı Gaga hayranıyla doluydu.

* Evet , diğer konserlerinde yaptığı gibi sahnede üstünü değiştirdi Gaga. Arkasını dönüp bir güzel soyundu, sonra da uzun çoraplı kız Pippi’yi anımsatan o fena halde çocuksu kostümünü giydi. Doğrusu bu ya, hiç de erotik değildi bu bölüm.

* Sonuç olarak, bu şov Gaga'nın ilk turnesi The Monster Ball'a göre daha zayıf bir içeriğe sahip. Daha çok Gaga'nın kendisiyle, "Şimdi ne giyecek haspam?" sorusuyla/merakıyla sürüklenen bir konser/turne.

* Unutmadan, konser çıkışında bir de azarlandık! İTÜ'nün kaldırımlarına, çöp kutularına asılan şu bildiriler sayesinde: "Ahlak ve maneviyat tahribatına hayır! Edep yahu!"
Kimin, nasıl astığı/yapıştırdığı belirsiz olan bu bildiriler herkesi şaşırttı ama çok da umrumuzda olmadı açıkçası.

Sadece, "Çok sıkıcısınız yahu" dedik, "Sizi gidi Niran Ünsal'ın askerleri!" :)

X