"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

O kadın başörtülü olmasaydı

Başbakan Erdoğan halka seslendi.

Dedi ki:
“Gezi olayları sırasında Kabataş’ta saldırıya uğrayan o kadın, başörtülü olmasaydı böyle mi davranırdınız?”

*

O kadın başörtülü olmasaydı.
O kadın başı açık olsaydı.
Ve deseydi ki:
-Kabataş’ta bir akşamüzeri bana saldırdılar.
-Seksen-yüz kişiydiler.
-Hepsi cüppeli, sakallı ve baltalıydı.
-“Allah Allah” diye saldırdılar.
-“Bu ülkede başı açık kadın istemiyoruz” dediler.
-Bebeğimi ellerindeki baltalarla kesmeye kalktılar.
-“Laik o...” dediler.
-Zorla başımı örtmeye çalıştılar.
-Zorla başımı örtmeye çalışırlarken üzerime i.....ler.
-Bir yandan zorla örttüler, bir yandan da taciz ettiler.
-Yere yatırdılar, vurdular, taciz ettiler.
-Bir yandan da Arapça bilinmeyen şeyler söylediler.
-“Burası bizim, defol buradan” dediler.
-Hep ama hep tekbir getirdiler.
Başörtülü olmayan kadın, bunları söyleseydi.
Başbakan Erdoğan ne derdi?

*

O kadın başörtülü olmasaydı.
Ve “hayatın olağan akışına aykırı” olduğu aşikâr şeyler söyleseydi.
Ne derdi Başbakan?
İflah olmaz Başbakancılara da... İflah olmaz Başbakan karşıtlarına da...
Soruyorum:
Ne derdi Başbakan?

*

O kadın başörtülü olmasaydı.
Ve elinde olaydan beş gün sonra alınmış “Bacağında üç morluk var” saptamasını içeren Adli Tıp raporu dışında bir şey olmasaydı.
Ne derdi Başbakan?

*

O kadın başörtülü olmasaydı.
O günün ve o saatin Kabataş görüntüleri ortaya çıksaydı.
-O görüntülerde bırak seksen-yüz sakallı, cüppeli, baltalı adamı, bir tek sakallı, bir tek cüppeli, bir tek baltalı adama rastlanmasaydı.
-O görüntülerde iddia edilen türde bir saldırının izi tozu bile mevcut olmasaydı.
-Üstelik olayın bir tek tanığı bile çıkmasaydı.
Ne derdi Başbakan?

*

Sahi ne derdi Başbakan?
-“Benim başı açık bacıma hunharca saldırdılar” mı derdi?
-“Bu dindarların alayı böyledir” mi derdi?
-“Ben başı açıkların da başbakanıyım” mı derdi?
-“Taciz olaylarında kadının beyanı esastır” mı derdi?
Söyler miydi böyle şeyler Başbakan?

*

O kadının başı açık olsaydı ve o kadını yalanlayan görüntüler ortaya çıksaydı...
Gerçekten ne derdi Başbakan?
-“Alçakça söylenmiş bir yalanın doğrusu ortaya çıktı” demez miydi?
-“Bize iftara edenler hesap verecek” demez miydi?
-“Attığınız iftirada boğuldunuz işte” demez miydi?
-“Ortaya çıkan görüntüleri nerenize koyacaksınız” demez miydi?
-“Görüntüler kabak gibi ortada, Allah kumpasınızı yerlere çaldı” demez miydi?

*

O kadın başörtülü olmasaydı.
Başbakan ne derdi bilmiyorum.
Ama ben ne derdim biliyorum.

*

-“Sırf hükümeti zor duruma düşürmek için söylenmiş apaçık bir yalan, apaçık bir iftira” derdim.
-“Sırf dindarları töhmet altında bırakmak için uydurulmuş korkunç bir yalan” derdim.
-“Sizin yalan ve hilelerinizle baş edilemez, bu bize dert oldu... Ama kamera kayıtları kabak gibi ortaya çıktı, bu da size dert olsun” derdim.

Bebek tekmelemek

NE kadar cepheleştirirseniz cepheleştirin.
Ne kadar düşmanlık tohumları ekerseniz ekin.
Ne kadar kamplara bölerseniz bölün.
Ne kadar nefreti yükseltirseniz yükseltin...
Bu topraklarda...
Hiç kimse ama hiç kimse...
Bebek tekmelemez.

*

Bu toprakların tarihinin hiçbir döneminde...
Sünni, Alevi... Türk, Kürt... Laik, dindar... Sol, sağ...
Hiçbir fay hattından...
“Bebek tekmeleme” diye bir alçaklık çıkmamıştır.

*

-“Bana hakaret ettiler” de... İnanırım.
-“Sopalarla saldırdılar” de... İnanırım.
-“Başörtümü çekiştirdiler” de... İnanırım.
-“Defol buradan dediler” de... İnanırım.
-“Ötekileştirdiler” de... İnanırım.
-“Öldürecekmiş gibi baktılar” de... İnanırım.
-“Sırf örtülüyüm diye içeri almadılar” de... İnanırım.
Ama “bebeğimi tekmelediler” deme.
Çünkü inanmam.

*

Her türlü insafsızlık, vicdansızlık, ayrımcılık, ötekileştirmecilik, kumpasçılık, alçaklık çıkar bu topraklardan...
Bir tek “bebek tekmeleme” alçaklığı müstesna!
Bu topraklarda gözü dönmüşlüğün hiçbir aşamasında “bebek tekmeleme” olayı devreye girmez.

*

“Kabataş olayı”nda akla hayale sığmayacak olan temel unsur, ne “deri eldivenli üstleri çıplak seksen-yüz kişi” meselesidir, ne de “Cinsel organlarını başıma sürttüler” iddiasıdır.
Esas mesele bunlar bile değildir.
Bunlara bile inanabiliriz.
Olayın inandırıcılıktan uzak olmasının asıl temel unsuru, “Bebeğimi tekmelediler” bölümüdür.

*

“Kabataş Olayı”na her türden akıl almaz yalana inanmaya hazır olanlar dışında aklı başında olan kimseyi inandıramamalarının temel nedeni, işin içine “Bebeğimi tekmelediler” yalanını karıştırmalarıdır.

Telafi yazısı

“AZICIK yoruldum” diyerek hafif bir kaçamak yapmaya kalkınca...
“Ortalık bu kadar karışıkken bu yaptığın olacak iş değil” diyenler oldu.

*

Bugün yazı günüm değil.
Ama ben yine de yazdım.

*

Belki böylece “Bu yaptığın olacak iş değil” diyenler nezdinde kendimi bir parça affettirebilirim.

*

Bu yazı, bir tür “telafi yazısı” olarak kabul edilsin lütfen.

X