O kadar emin olma

BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan “Allah” konusunda kendinden çok emin.

Haberin Devamı

Dün grup toplantısında üzerine basa basa konuşuyor. Her üç cümleden birinde “Allah benim yanımda” demeye getiriyor.
O öyle diyor, ben de diyorum ki: “O kadar emin olma Sayın Başbakan...”
Evet...
“O kadar emin olma... Çünkü Yüce Allah sessizdir...”

* * *

Senin sesin çok gür çıkıyor...
Her gün her yerde bağırıyorsun, çağırıyorsun...
“Allah benim yanımdadır” diyorsun...
Biz duymadık... Bunu sana nerede, nasıl söyledi, bilmiyoruz...
-Ama bildiğimiz şeyler var.
Yüce Allah hepimizin Yüce Allah’ıdır...
-Biliyoruz ki Yüce Allah sessizdir.
Çıkıp kimseye “Senin yanındayım” demez...
-Yüce Allah sessizdir ama şunu da çok iyi biliriz.
O Yüce Allah, yolsuzluğun şahidi değildir...
Haksızlıkların alibisi değildir, adaletsizliklerin yoldaşı olamaz...
Yüce Allah sizinle “aynı yağmurlarda yürümez, aynı yağmurlarda ıslanmaz”...
Yüce Allah ayakkabı kutularının kefili değildir...
Yüce Allah, hepimizin Yüce Allah’ıdır ve sessizdir...
Yani diyeceğim ki Sayın Başbakan; şu son günlerde gördüklerimiz, işittiklerimiz, şahit olduklarımız...
Bütün bunlardan sonra siz siz olun...
Yüce Allah’ın sessizliğini, onun sizin şahidiniz olduğu şeklinde yorumlamayın.
Şu fani dünyanın adaletini, öteki dünyanın adaleti ile karıştırmayın...
Unutmayın, bugünkünün hesabı burada veriliyor.
Ötekininki ise öteki dünyada...
Yani sessiz Allah’ın konuştuğu yerde...
Ona sığının... Daha fazlasını beklemeyin...
Ona sığının, ama ‘Mahkeme-i Kübra’da bile sizin lehinizde şahitlik yapacağından emin olmayın...

Haberin Devamı

BENİ DÍNLEYEN

Sağ olsunlar lafımı dinlerler

ÖNCEKİ gün “paralel yapı” tarafından dinlendiği iddia edilen 3 bin kişi arasında benim adım da yayınlanınca bir arkadaşım şu mesajı attı:
“Çok okunan bir yazar olduğunu biliyorduk. Şimdi çok dinlenen bir yazar olduğunu da öğrendik.”
Ben de şu mesajı attım:
“Sağ olsunlar, arkadaşlar lafımı dinlerler...”
Önceki sabahtan beri özellikle hükümet yanlısı gazetelerden arıyorlar:
“Siz de dinleniyormuşsunuz, ne diyorsunuz?”
Ben de diyorum ki:
“Yapmayın ya... Gerçekten beni de mi dinlemişler?...”
Evet bu ince ironiyi yapıyorum. Çünkü yıllardır dinleme olayı üzerine yazıyorum.

* * *

Haberin Devamı

Ben dinleme mağduruyum.
Hem de öyle bir kere falan değil...
Yıllardır her çıktığım televizyon konuşmasında şunu söylüyorum.
“Bu devletin en az 5 ayrı kuruluşu, 25 yıldır beni dinliyor...”
Paralel yapı da dinlemiş... Eh bir eksik bir fazla...
Yayınlanan listenin dehşetinden gözleri fal taşı gibi açılmış hükümet mensuplarına ve onları destekleyen gazetecilere soruyorum:
“Yani şimdi artık telefonlarımız dinlenmiyor mu? Mesela MİT bizi dinlemiyor mu?”
Hadi çıkıp bana teminat verin...
Siz dinleme falan meselesinden önce, bizleri-sizleri hangi gerekçeler göstererek dinlemişler ona bakın...
Ne demişler sizler ve bizler için?...
Terör örgütü mü, darbeci mi, ne!?...
Onlara bakarsanız, belki 5 yıldan beri pespaye dinlemelerden ve fabrikasyon belgelerden ibaret rezilliklerle hayatları karartılan, intihara sürüklenen, cezaevlerinde kanserle mücadele etmek zorunda kalan insanları birazcık olsun anlarsınız...
Unutmayın, birlikte yürüdünüz bütün o yollarda ve birlikte ıslandınız.

* * *

Haberin Devamı

Vay bee... Beni de dinliyorlarmış...
Evet kardeşim, seni de dinliyorlar...
Şimdi inandın mı?...
Ama çok iyi biliyorum ki sen de dinliyorsun...
Bir gün dinlemekten vazgeçersen, bir gün bu ülkede özgür medyaya, hukuk ve adalete gerçekten inanırsan, bir gün yolsuzluklarla mücadelede samimi olursan...
Bütün Türkiye yanında olur ve o zaman ne paraleli kalır, ne barfiksi...
Ama şimdi köprüyü geçerken bir zamanlar ayı deyip horladığın insanlara dayı diyorsan...
Bil ki artık kimse yutmuyor bunu...
Bizler sadece dinleme mağduru değil, aynı zamanda balkon mağduruyuz.
O balkon konuşmalarına üç kere inandık ve sonu hüsran oldu...

ONU DÍNLEYEN

O soruyu sordular ben şu cevabı verdim

Haberin Devamı


DÜN bu defa hükümet karşıtı gazeteler sordular: “Başbakan’la oğlunun internete düşen konuşmaları hakkında ne düşünüyorsunuz?”
“Ama”
sız, açık ve net bir cevap verdim:
“Bak kardeşim, ben illegal kaydedilmiş ve yayınlanmış bir kaset hakkında tek kelime etmem. Edersem de bunu kim kaydettiyse onun aleyhine ederim.”
Bu konuşma legalse, bir gün bir savcı dava dosyasına koyarsa...
O zaman bakarız...
Ben telefon dinleme mağduruyum.
Bana yapılanlar başka insanlara yapılırsa, aynı tepkiyi veririm.

Kriptolu telefon taktik hataydı

-KRİPTO HATASI Birçok insan, oğlu Bilal’le konuşması için, “Bir insan dinlendiğini bile bile böyle bir konuşma yapar mı” diye sorarken, siz grup konuşmasında çıkıp, “Bunlar devletin kriptolu telefonlarını bile dinlemişler” derseniz...
O sorunun cevabını kendiniz vermiş olursunuz.
Herkes şöyle düşünür: “Demek ki kriptolu telefonla konuştuğu için bu kadar rahatmış.”
-HERKES DÜŞMAN
Dışarıda, içeride, her gün yeni lobiler uydurur, herkesi düşman ilan ederseniz...
Son grup konuşmasında bir de AK Parti içinden bile hançerlendiğinizi söylerseniz...
Herkesin kafasında “Bu artık tek başına kalmış” duygusu yaratırsınız.
Bu da mağduriyet duygusunun yerini “artık gidici” duygusunun almasına yol açar.
-KABATAŞ YALANI Kabataş’ta, artık yalan olduğu ayan beyan belli olmuş bir olayı her gün tekrar edip, yakınlarınızı ikna ettiğinize inanırsanız...
Karşınızdakilerin yalanlarına da inananlar çoğalır.

Haberin Devamı

SON SÖZ

Havuz sorusu: Bunlar kaç kazı güdebilir

-DEVLETİN çivisi hiç bu kadar çıkmamıştı.
-Yalan hiç bu kadar pespaye ve aleni hale gelmemişti.
-Yolsuzluk hiç bu kadar milli ‘sitcom’ haline gelmemişti.
-Türkiye Cumhuriyeti devletinin itibarı ve saygınlığı hiç bu kadar ayaklar altında kalmamıştı.Peki bunun sorumlusu kim?
Tabii ki, 11 yıldır bu ülkeyi yönetenler...
Türkiye hakkında şu yazılanlara bir baksınlar...
Sonra da eserleriyle iftihar etsinler.
Arkadaş, memleket seninle gurur duyuyor...

İzmir’de çok güzel bir şeyler oluyor

GEÇEN pazartesi günü İzmir’deydim. Önce belediye başkan adayı Binali Yıldırım’ın İzmir için hazırladığı projelerin tanıtımını izledim.
Sonra CHP’li başkan adayı Aziz Kocaoğlu ile yemek yedim. İzmir’de çok güzel ve insana helal olsun dedirten medeni bir seçim kampanyası yaşanıyor.
Bağırış çağırış yok... İtiş kakış yok... Kaset yok...
Ama bol proje var...
Binali Yıldırım’ın aday olması İzmir’e çok yararlı olmuş.
Aziz Kocaoğlu’nu hiç bu kadar motive ve inançlı görmedim. Çok kaliteli bir kampanya geçiyor. Bunu ilerideki günlerde yazacağım.

Yazarın Tüm Yazıları