Gündem Haberleri

GÜNDEM

    “O kadar ağladım ki, gözlerim artık daha az görüyor”

    Hürriyet Haber
    02 Ekim 2011 - 00:00Son Güncelleme : 01 Ekim 2011 - 23:56

    İçeriye girdiğimizde masanın başında oturuyordu.

    Yüzünde geçirdiği yılları anımsatan çizgiler...

    Bembeyaz saçlar...

    Artık birer çizgi kadar kalmış gözler...

    Kulakları biraz ağır işitiyor. Bu nedenle de bizi duymak için özel bir cihaz kullanıyor.

    Adı Şa Şuçin... 83 yaşında...

    Şimdi sakince oturuyor.

    Ama o aslında 21'inci yüzyılın en büyük katliamlarından birinin hala yaşayan birkaç tanığından birisi…

    Şa ile Çin'in güneydoğusundaki Nanjing'de yer alan katliam müzesinde bir araya geliyoruz./images/100/0x0/55eb2392f018fbb8f8adc38e

    Çin Uluslararası Radyosu'nun (CRI) yabancı gazeteciler için düzenlediği program kapsamında Şa da bizi kırmıyor ve hikayesini paylaşmayı kabul ediyor.

    300 BİN KİŞİNİN ÖLDÜĞÜ BİR KATLİAM

    Nanjing Katliamı, İkinci Dünya Savaşı sırasında Aralık 1937-Ocak 1938 döneminde yaşanıyor.

    Çin'i işgal eden Japon ordusu, Nanjing'de sivillere yönelik ciddi bir kıyım yapıyor.

    Bu kıyımda 300 bin kişi hayatını kaybediyor.

    1985 yılında da Çin hükümeti, toplu bir mezarın keşfedilmesinin ardından Nanjing'de bu etkileyici müzeyi açıyor.

    İŞTE KATLİAMIN MÜZESİNDEN ETKİLEYİCİ KARELER

    Bugüne kadar dünyanın birçok yerinde bu tarz felaketler için açılmış müzelere gittim.

    Ancak Nanjing'deki kadar etkileyici bir müzeye rastladığımı hatırlamıyorum.

    Seçilen sembollerden dekorasyona, belge ve fotoğrafların sunumundan illüstrasyona kadar her şey insanın tüylerini diken diken etmeye yetiyor.

    Bir ziyaretçi olarak ben hala bu dehşetin etkisindeyken, tüm bunları birebir yaşayan Şa'nın hissettiklerini tahayyül etmekte dahi zorlanıyorum.

    TÜM AİLESİNİ KAYBETTİ

    Şa, katliam sırasında sadece 7 yaşında.

    Dokuz kişilik ailesinden geriye sadece kendisi ve o zaman dört yaşında olan kız kardeşi kalıyor.

    Sonrasını ise biz soruyoruz, O anlatıyor:

    "Japonlar, ailemin üç neslini birden öldürdü. Büyükannem, büyükbabam, annem, babam, kardeşlerim... Hepsi öldü...

    “Ben de yaralandım. Sırtımdan ve kolumdan kılıçla yaraladılar beni.

    “Beni de öldüreceklerdi ama çok yalvardım onlara. O kadar çok ağladım ki, gözlerimde görme kaybı oluştu.

    “14 ve 16 yaşındaki ablalarıma ve anneme tecavüz ettiler. Sonra da gözümün önünde onları öldürdüler."

    Şa, bu facianın ardından bulunana kadar günlerce ailesinin cesetleriyle aynı evde kalıyor.

    Üstelik bir yandan da hayatta kalma savaşı veriyor...

    Birkaç gün sonra hayatta kalan mahalleliler, askerlerin çekilmesinin ardından yaralı ve bitkin bir halde buluyorlar Şa'yı. Alıp tedavi ediyorlar.

    Şa, bu olayın ardından 76 yıl daha yaşıyor. Bu süre içinde evleniyor, üç çocuğu oluyor.

    TALİHSİZLİK YAKASINI BIRAKMIYOR

    Ancak kader bu... Erken yaşta kocasını kaybediyor ve çocuklarını tek başına büyütmek zorunda kalıyor.

    Şa, bu faciadan çok uzun yıllar sonra, 1994'te Japonya'ya gidiyor. Japonya'yı ziyaret eden katliamın ilk tanığı oluyor.

    Orada büyük bir ilgiyle karşılanıyor, Japonlara yaşadıklarını anlatıyor.

    Japonya, Nanjing Katliamı nedeniyle Çin'den resmen özür dilemiş değil. Bu olay iki ülke ilişkilerinde ciddi bir sıkıntı olmayı sürdürüyor.

    ŞA’NIN TEK DİLEĞİ…

    Şa'ya Japonya'ya gittiğinde neler hissettiğini, Japonlar hakkında ne düşündüğünü soruyoruz. Yüzü gölgeleniyor, başını önüne eğip, yanıt veriyor:

    "Japonlarla bir sorunum yok. Ama Japonya'da halkın çoğunun bu olaydan haberi yok. Mesela bir üniversitede konuştum ve öğrencilerin çoğu ben anlatınca haberdar oldu. Bence bu hükümetin hatası."

    Ve sonunda da vurucu bir cümle ekliyor:

    "Artık dünyada savaşların olmamasını istiyorum. Tek dileğim bu."

    YARIN: Çin’de gözler Erdoğan’ın ziyaretine çevrilmiş durumda

    ikoker@hurriyet.com.tr 

    http://twitter.com/ikoker

    İrem Köker

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı