Gündem Haberleri

    'O HÜKÜMET İÇİN NE DÜŞÜNÜYORSA BEN DE AYNISINI DÜŞÜNÜYORUM'

    Ayşegül USTA/İSTANBUL - Serpil KIRKESER-Özkan ARSLAN/İSTANBUL (DHA)
    03.08.2012 - 10:26 | Son Güncelleme:

    Ergenekon Davası'nda eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Hilmi Özkök tanık olarak dinlendi. Özkök, dün 2003'teki toplantıda 'muhtıra' sözünün geçtiğini belirtti, bugün söyleyen komutanın Aytaç Yalman olduğunu açıkladı. İfadesinde çarpıcı bir iddiada da bulunan Özkök, ''ABD, Irak tezkeresi için bizden siyasi baskı istedi, yapmadık'' dedi. Özkök'e eski genelkurmay başkanlarından İlker Başbuğ da soruldu. Özkök, Başbuğ için 'düzgün bir insan' tanımını yaptı ve ''Aramızda hükümet konusunda bir görüş ayrılığı yoktu'' ifadelerini kullandı. Bu arada İlker Başbuğ, dün olduğu gibi bugün de duruşma salonunda hazır bulundu. İfade verme işlemi saat 10.00'da başlayan Özkök, saat 14.55'te Silivri'den ayrıldı.

    Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, CHP milletvekilleri Mustafa Balbay ve Mehmet Haberal ile emekli Tuğgeneral Veli Küçük'ün de aralarında bulunduğu 65'i tutuklu 273 sanıklı “Ergenekon” davasının 214'üncü duruşmasında eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök tanık olarak dinlendi.

    Duruşmada sanık avukatları Özkök'e sorular sordu.

    'BALYOZ SEMİNERİNDE AMACIN DIŞINA ÇIKILMIŞ, İNCELETTİM'

    Özkök, tutuklu sanıklardan Koramiral Mehmet Otuzbiroğlu'nun avukatı Burak Candan'ın, 2003 yılında 1. Ordu Komutanlığı'nda yapıldığı belirtilen “Balyoz Plan

    'MUHTIRA SÖZÜNÜ AYTAÇ YALMAN SÖYLEDİ'

    Davanın tutuklu sanıklarından emekli Albay Dursun Çiçek’in aynı zamanda avukatlığını da yapan kızı İrem Çiçek’in basında “ ‘Özkök darbe girişimi var’ dedi” şeklinde haberler yer aldığını hatırlatarak “Siz böyle bir şey söylediniz mi?” diye sordu. Hilmi Özkök ise Çiçek’in bu sorusuna “Hayır” diye yanıt verdi.

    Dün 2003 yılında kuvvet komutanlarıyla yapılan toplantıda 'muhtıra' sözünün geçtiğini söyleyen Özkök, bugün o komutanın ismini verdi.

    Dursun Çiçek'in avukatı ve kızı İrem Çiçek'in “Dün sorular üzerine toplantıda 'muhtıra' sözünün geçtiğini belirttiniz. Buradaki herkes zan altında kalıyor. Hangi toplantıda, kim tarafında söylendiğini açıklar mısınız?” şeklinde soruya, Özkök, “Ordu komutanlarının katıldığı toplantıda, Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman tarafından bir teklif olarak değil, bir hareket tarzı olarak ifade edildi” dedi.

    DURSUN ÇİÇEK İLE HAKİM ARASINDA GERGİNLİK

    Bir soru üzerine Dursun Çiçek’i şahsen tanımadığını belirten Özkök, basında çıkan haberler nedeniyle kendisini basın yolu ile tanıdığını söyledi. İrtica ile Mücadele Eylem Planı'nı haber konusu yapılmadan önce görmediğini, basında yer aldığı kadarı ile bildiğini ifade etti.

    Çiçek'in plan belgelerinde olması gereken unsurları sayarak, bu unsurların dava konusu belgede bulunup bulunmadığını sorması üzerine Özkök, “Bu belgelerde, avukatın söylediği unsurlar genellikle vardır. Bu belgede bu unsurlar görünmüyor” dedi.

    Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese, Avukat İrem Çiçek'in bazı sorularının yorum olduğu gerekçesiyle Özkök'e sorulmasına izin vermedi. Bunun üzerine sinirlendiği görülen Dursun Çiçek, "Kağıt parçası yüzünden 3,5 yıldır yatıyorum" diye bağırdı. Bunun üzerine mahkeme başkanı, Dursun Çiçek'in duruşma salonundan çıkarılmasını istedi. Çiçek de “Ben çıkıyorum” diyerek salondan ayrıldı. Başkan salonda bulunan jandarmadan tutanak tutulmasını istedi.

    Başkan Özese’nin İrem Çiçek’in yerine oturmasını söylemesi üzerine İrem Çiçek, “Buraya oturmaya gelmedim. Soracak sorularım var” dedi. Mahkeme başkanının yerine oturması konusunda ısrar etmesi, İrem Çiçek’in de oturmaması üzerine mikrofonunun sesi kısıldı. Dursun Çiçek de bir süre sonra duruşma salonuna geri döndü.

    Semineri”ni hatırlatarak, “Darbenin Aytaç Yalman tarafından önlendiği söyleniyor. Bu konuda bilginiz nedir?” şeklindeki sorusu üzerine, sorunun görülen davayla ilgisini kuramadığını söyledi.

    O HÜKÜMET İÇİN NE DÜŞÜNÜYORSA BEN DE AYNISINI DÜŞÜNÜYORUM ’ÖZKÖK’ÜN İFADESİYLE DAVA ÇÖKTÜ’

    Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese de "Bu soruyu sormaktaki amacınız nedir?" diye avukata sordu. Avukat Candan ise, "Müvekkilim Mehmet Otuzbiroğlu hem Balyoz Davası'nda hem bu davada sanık olarak yargılanmaktadır. Bu nedenle sordum" dedi.

    Candan'ın, müvekkilinin “Balyoz Planı” iddiasına ilişkin de yargılandığı anımsatarak, soruyu tekrarlaması üzerine Özkök, şunları söyledi:

    “Silahlı kuvvetlerde çeşitli durumlara ilişkin Milli Güvenlik Kurulu'nda kararlaştırılan ve hükümet tarafından onaylanan milli strateji belgesinde, harp oyunları, plan seminerleri ve plan tatbikatları vardır. Genelkurmay, her 2 yılda, 1. Ordu, 2. Ordu, 3. Ordu'ya hangi planların oynanacağını, seminerlerin yapılacağını, ne şekilde oynanacağını ve tarihleri bildirir. Bu, benden önce rutin olarak yayımlanmıştır. Uygulanması gerekir. Ben yoğunluğumdan katılamadım. Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından yapılmasını emrettim. Bu seminer icra edilmiş, fakat en tehlikeli senaryo amacını biraz aşkın şekilde oynanmış. Siyasi kişiler ve siyasi olaylar, gerçekmiş gibi oynanmış. Ben de Kara Kuvvetleri Komutanı'na incelettim.”

    'ABD'LİLERİN TELKİNİ OLDU MU?'

    Özkök, bir soru üzerine, Jandarma Genel Komutanlığı dinlenme tesislerinde rektörlerle yapılan toplantıda ne konuşulduğu konusunda bilgisi olmadığını söyledi.

    Davanın tutuklu sanıklarından İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in avukatı Osman Aydın Şahin, 17 Ocak 2004’de Star Gazetesi’nde Recep Tayyip Erdoğan’ın dönemin ABD Savunma Bakanı Paul Wolfowitz’e yönelik bir mektubunun haber yapıldığını hatırlatarak, “Burada Hilmi Özkök ile mahrem bir görüşme yapmak istediği belirtiliyor. Recep Tayyip Erdoğan’la hiçbir yetkisi olmadığı halde bir görüşmeniz oldu. Bu görüşmeyi yapmanız için ABD’li bir yetkilinin telkini oldu mu?” diye sordu.

    Özkök’de bu soruyu “Hayır” diye yanıtladı.

    Avukat Şahin’in, “ABD’ye gittiniz. Heyetten ayrı bir çalışma içerisinde olduğunuz yazıldı. Bu süreçte bu görüşme ile ilgili bir hazırlık çalışması aşaması yaşandı mı?”  sorusuna da Özkök, “Hayır” diye yanıt verdi.

    'ABD TEZKERENİN GEÇMESİ İÇİN SİYASİ BASKI İSTEDİ'

    Üye hakim Sedat Sami Haşıloğlu’nun, "Siz 1 Mart tezkeresi öncesinde tavrınızın nötr olduğunu söylediniz. ‘Siyasilerin kararıdır’ dediniz. Basında, tezkerenin geçmesi için hükümete baskı yapmanız istendiği yönünde haberler yer aldı" demesi üzerine Hilmi Özkök, “Evet, Paul Wolfowitz (ABD Savunma Bakan yardımcısı) benim baskı yapmamı istedi. Ancak ben baskı yapmadım. Görüşmelerde tezkerenin geçip geçmemesine ilişkin güvenlikle alakalı görüşlerimi söyledim. Baskı yaparak siyasi kararı etkileme yoluna gitmedim. Sadece güvenlik boyutu konusunda Cumhurbaşkanı ve Başbakan'a bilgi verildi" dedi.

    O HÜKÜMET İÇİN NE DÜŞÜNÜYORSA BEN DE AYNISINI DÜŞÜNÜYORUM O HÜKÜMET İÇİN NE DÜŞÜNÜYORSA BEN DE AYNISINI DÜŞÜNÜYORUM O HÜKÜMET İÇİN NE DÜŞÜNÜYORSA BEN DE AYNISINI DÜŞÜNÜYORUM
    'MUHTIRA SÖZDE KALDI' 2003'DEKİ TOPLANTIDA KİM, NE DEDİ? 'KOMUTANLARI GÖRÜNCE ÇOK ACI ÇEKTİM'

    'BİLGİSAYARLARI İNCELETMEYİ DÜŞÜNDÜM AMA...'

    Haşıloğlu'nun sorusu üzerine “Ayışığı ve Yakamoz” belgeleri geldiğinde o dönemde Genelkurmay Adli Müşaviri olan Sadi Çaycı'ya bilgisayarları inceletmeyi düşündüğünü söylediğini ifade eden Özkök, “Bilgisayarlara girebilir miyiz' dedim. 'Girmeseniz iyi olur' dedi” şeklinde konuştu.

    'DARBE GİRİŞİMİ VAR DİYE BİR BEYANIM OLMADI'

    Emekli Albay Dursun Çiçek'in avukatı İrem Çiçek'in, dünkü beyanlarından sonra “Özkök, darbe girişimi var dedi” şeklinde haberler yayımlandığını belirterek, konuya açıklık getirmesini istediği Özkök, “Dünkü beyanlarımın hepsi kayda geçmiştir. Benim böyle bir beyanım olmadı. Gazetelere göre hüküm vermeyeceğiz” diye konuştu.

    'DARBEYİ TASVİP ETMİYORUM DEDİM'

    Üye hakim Sedat Sami Haşıloğlu'nun “Cumhuriyet gazetesinde yayınlanan 'Genç subaylar rahatsız' başlıklı haberle ilgili 'Demokrat olmam suç mu? Lanetliyorum' şeklinde beyanlarınız var. Ne sebeple kullandınız. Biraz daha açar mısınız?” sorusuna Özkök, şu cevabı verdi:
    “Demokrat olmam konusu; hükümete bağlı olmam şeklinde algılandı. Bu hep tenkit edildi. Tabii ki bir Genelkurmay Başkanı hükümete bağlıdır, ancak farklı yansıtıldı. O dönem Başbakan'a genç subayların rahatsız olduğunu söylediğim iddia edildi. Ben böyle bir şey demedim. Hepimiz tedirgindik. Basın toplantısı yaptım. 'Darbeyi tasvip etmiyorum. Lafı dahi olamaz' dedim.”

    Haşıloğlu'nun, “Sizde 'Genç subaylar rahatsız' manşeti neden bu kadar infial uyandırdı? Tedirginliğiniz neydi?” sorusu üzerine Özkök, “Silahlı kuvvetler üzerinde yarattığı etki ve 27 Mayıs'ta slogan olarak kullanılmış olmasıdır” diye konuştu.

    'BAŞBUĞ İLE GÖRÜŞ AYRILIĞIMIZ YOKTU'

    Davanın tutuklu sanığı eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’nu avukatı İlkay Sezer’in "İlker Başbuğ’un yasal anlamda hükümete karşı bir tutumunu göründünüz mü?" sorusuna ise Özkök, "Hayır" diye yanıt verdi.

    Avukat Sezer’in "İki yıl 2’inci başkanlığınızı yapan İlker Başbuğ görevini ne şekilde yapmıştır?" diye sorması üzerine ise Özkök, "Beni yönlendirmeyen, doğru kararlar vermem için bana bilgiler toplayan, çok düzgün bir insandır. Başkan olarak kendisinden çok istifade ettim" dedi.

    Avukat Sezer’in, "Zaman zaman astlarınızla fikir ayrılığı yaşadığınızı söylediniz. İlker Başbuğ ile anayasa ve yasayla belirtilen demokratik görüş konusunda ve hükümete bakışınızla ilgili fikir ayrılıklarınız oldu mu?" diye sordu. Bu konularda fikir ayrılıkları olmadığını belirten Özkök, zaman zaman başka konularda ayrılıklar yaşadıklarını ve bu ayrılıkları da Başbuğ’a söylediğini anlattı.

    'BALBAY KENDİNİ KULLANDIRMASIN'

    Özkök, Cumhuriyet gazetesinde, kendisiyle ilgili 18 yıl yurt dışında kaldığına ilişkin çıkan haber nedeniyle Genelkurmay 2. Başkanı veya İletişim Daire Başkanı ile Mustafa Balbay'a haber gönderdiğini ifade ederek, “(Yazılarını yazarken kullanılıyor olmasın, kendini kullandırmasın) dedim” dedi.

    Yazının yayınlandığı dönemde düzeltilmesi konusunda bir şey söylemediğini, ancak emekli olduğu zaman Balbay'a sitem ettiğini dile getiren Özkök, Wikipedia internet sitesinden biyografisine bakıldığında yurt dışında ne kadar görev yaptığının ve Türkiye gerçeklerini ne kadar bildiğinin görüleceğini Balbay'a da söylediğini aktardı.

    Haşıloğlu, bu açıklamanın ardından Balbay'ın, bu bilgileri veren haber kaynağı için “üst düzey bir subay” olduğunu ifade ettiğini hatırlatarak, Özkök'e, bu konuda araştırma yapıp yapmadığını sordu. Özkök ise böyle bir araştırma yapmadığını, Balbay'ın kendisine “Çok güvenli bir kaynak” dediğini anlattı.

    Haşıloğlu'nun, “Gazetelerin sizi yıpratma kampanyasından söz ettiniz. Örnek verir misiniz?” sorusunu yönelttiği Özkök, Cumhuriyet Gazetesi'nde kendisiyle ilgili çıkan bir haberi anlattı.

    Özkök, Bursa'da Işıklar Askeri Lisesi'nde okumasına rağmen gazetede Kuleli Askeri Lisesi'nde okuduğu dönemlerde cuma namazına gittiği şeklinde haber çıktığını belirterek, “Hakkımda zaman zaman gazetelerde, internet sitelerinde haberler yayınlandı. Bunlar beni baskı altına aldı. Yanlış yazılar ve yorumlarla görev yapmam beni menfi olarak yıprattı” dedi.

    Hilmi Özkök, hakkında bu şekildeki yazıların Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na gelinceye kadar olmadığını belirterek, “Sicilim tertemiz. Genelkurmay Başkanlığı'na adım geçince bazı sıkıntılar başladı. Genelkurmay Başkanı Hüseyin Kıvrıkoğlu benim irticaya karşı iyi mücadele yapamayacağımı söyledi. Dolayısıyla beni Genelkurmay Başkanı yapmak istemedi. O zamana kadar bir problem yoktu” diye konuştu.

    BANA TV'DE 'SALAK' DEDİ

    Üye hakim Sedat Sami Haşıloğlu, "Tuncay Özkan ve Kemal Yavuz'un yaptığı televizyon programında sizinle ve komutanlığınızla ilgili yıpratıcı yayınlar yapıldı mı?" diye sordu. Özkök, "Evet aleyhime ve haksız yayınlar oldu. Bana haksız ithamlarda bulunmuştur. Hatta televizyonda bana salak demiştir (Tuncay Özkan). Ağzından kaçmıştır diye nitelendirdim" diye cevap verdi. Bunun üzerine Tuncay Özkan söz alarak kendisinin bir Genelkurmay Başkanı'na böyle bir söz söylemeyeceğini hatta bu konuda yargılandığını ve beraat ettiğini belirterek programa ilişkin kasedi deşifre eden subayların yanlış yaptığını belirtti.

    'SEFER TASI YOKTU PAKETE SARIP GETİRDİM'

    Üye hakim Sedat Sami Haşıloğlu'nun görev yaptığı dönemde karargaha evden yemek getirmesine ilişkin sorusu üzerine Özkök, "Sefer tası falan yoktu. Evimden paket halinde sebze getiriyordum. Genelkurmay Başkanlığı'nın ikinci yılından itibaren 2005'e kadar olabilir" diye cevap verdi.

    “Sağlığınız nedeniyle herhangi bir spekülasyon yapıldı mı?” şeklindeki soru üzerine Özkök, “Hayır. 'GATA'ya muayenelere gitmiyor' diye yazıldı. Benim bir sağlık sorunum yok. Ben hala her sene GATA'ya kontrole giderim” diye konuştu.

    'TEAMÜLLERE GÖRE ATANDIM'

    Özkök, Genelkurmay Başkanlığı'na atanmasına ilişkin soru üzerine, bu şekildeki atamalara ilişkin teamülleri anlatarak, kendisinin de teamüllere göre atandığını anlattı.

    Ecevit hükümeti döneminde Genelkurmay Başkanı olduğunu ifade eden Özkök, “Benim bir yerden gelip de birisi tarafından savunulduğum düşüncesi yanlıştır” dedi.

    'BENİ İSTİFAYA MI ZORLUYORLAR DİYE AKLIMDAN GEÇİRDİM'

    “Genelkurmay Başkanlığı göreviniz sırasında sivil ve askeri taraftan istifanızı sağlama yönünde doğrudan ya da dolaylı bir etki oldu mu?” şeklindeki soru üzerine de Özkök, böyle bir şey olmadığını belirterek, ancak basında hakkında çıkanlardan dolayı “Acaba beni istifaya zorluyorlar mı” diye aklından geçirdiğini söyledi.

    'MEMLEKET MESELELERİNİN KONUŞULDUĞU TOPLANTI'

    Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese’nin "Encümen-i Daniş’i duydunuz mu?" diye sorması üzerine Özkök, "Emekli generaller ve büyük bürokratların bir araya gelerek memleket meselelerini konuştukları bir toplantıdır. Çok eski tarihlerden beri yapıldığını biliyorum. İçerisinde çok saygın komutanlar, demokrat görüşlü komutanlar vardır. Bu toplantılara ilişkin rapor düzenlenip Genelkurmay Başkanlığı’na verilip verilmediğini duymadım. Başkanlığımda bana böyle bir rapor verilmedi" dedi.

    ÖZKÖK'ÜN İFADESİ BİTTİ

    Mahkeme Başkanı Özese, saat 14.50’de Hilmi Özkök’e tanıklık ifadesinin tamamlandığını belireterek "Tanıklık yaptığınız için teşekkür ederiz" dedi.

    ÖZKÖK, SİLİVRİ'DEN AYRILIRKEN BÖYLE GÖRÜNTÜLENDİ / Foto Galeri

    BAŞBUĞ DURUŞMAYA BUGÜN DE KATILDI

    İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde oluşturulan salonda görülen duruşmaya, emekli orgeneraller İlker Başbuğ ve Hurşit Tolon, Mustafa Balbay, eski Özel Harekat Dairesi Başkanvekili İbrahim Şahin ve gazeteci Tuncay Özkan'ın da aralarında bulunduğu 45 tutuklu sanık katıldı. Bu arada, duruşma başlamadan önce salona gelen İlker Başbuğ, izleyiciler tarafından alkışlandı. Başbuğ bir süre sonra izleyicilerin bulunduğu bölüme gelerek, buradakileri selamladı.
    Bu sırada da izleyicilerin Başbuğ'u alkışladıkları görüldü.
    CHP Milletvekili Mehmet Haberal, emekli tuğgeneraller Levent Ersöz ile Veli Küçük ve Sedat Peker'in de aralarında bulunduğu 20 tutuklu sanık ise duruşmaya gelmedi.Duruşmada, bu davada tutuksuz yargılanan “Odatv” davasının tutuklu sanığı Yalçın Küçük ile diğer tutuksuz sanıklar Nusret Senem, Fatma Sibel Gürcihan ve Güler Kömürcü Öztürk de hazır bulundu.

     


    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı